Siyaset ve nezahet - Mustafa Nihat Karslı
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Siyaset ve nezahet - Mustafa Nihat Karslı

07.03.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ünlü düşünür Voltaire, “Siyaset kişiliği yücelten bir sanat dalıdır” diye seslenmiş yüzyıllar öncesinden. Yalnızca bir sanat dalı değil bu tanım. “Kişiliği yücelten” vurgusuyla sanat dalları arasında ona bir başka güzellik daha katıyor. Önemli unsurları ise

- İletişimde ve ilişkilerde incelik,

- Aykırılıkların ve çelişkilerin birlikteliği,

- Farklı ideolojiler,

- Sorunların çözümünde nesafet,

- Çekicilik,

- Umut, barış ve huzur oluşturma,

- Siyasetçiye kazandıracağı onur ve gurur.

Bu nitelikleri nedeniyle siyasetin “kavga etme sanatı” olmadığı açıktır.

TÜRKIYE’DE SİYASET

Cihan imparatorluğu kurma amacındaki emperyalizmin, sömürü aracı olarak kullandığı hukuka aykırı karar ve uygulamaların, yolsuzluğun ve acımasız kıyımların ithal edildiği ülkemizde siyaset; kavga etme sanatı gibi algılanmaktadır.

Gelir dağılımındaki adaletsizlik, yolsuzluk, ve yoksulluk tükettikçe tükenen bir toplumun oluşmasına yol açmaktadır. Derinleşen yoksulluğun da etkisiyle olumsuzluklar kanıksanmakta ve ahlak çöküntüsüyle yeni kuşaklar toplumsal değerlerden uzaklaşmaktadır. Cehalet aymazlığa ve giderek sapkınlığa dönüşme görüntüsü içindedir.

Bu ortam ve koşullarda asli görev muhalefet partilerine ve özellikle ana muhalefet partisine düşmektedir. Peki ne yapmalı? Bu sorunun yanıtı büyük oranda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran iradenin belirlediği CHP ilkelerinde bulunmaktadır.

Günümüzün ve geleceğin sorunları somut olarak belirlenmeli ve çözüm önerileri de halka net ve açık bir biçimde anlatılmalıdır. Aş ve iş konusu başta olmak üzere CHP’nin adeta çekingenlik halinde pek gündeme getirmediği milliyetçilik, devrimcilik, cumhuriyetçilik, devletçilik, halkçılık ve laiklik ilkeleri daha yüksek seslendirilmelidir. Toplumda kafa karışıklığı oluşturan dağınıklık algısı somut çözüm önerileriyle giderilmeye çalışılmalıdır. Bu cümleden olmak üzere:

- Milliyetçi ve devrimci kesimler Atatürkçülük anlayışında, kurumsal anlamda olmasa bile bir araya gelip dayanışma içinde olmalıdırlar. Çünkü büyük Türk milleti milliyetçi ve devrimcidir. Bu nokta CHP temsilcileri tarafından sık sık vurgulanmalıdır.

- İhmal edilemeyecek oranda sorun durumuna gelen ve bazı tarikatların güdümüne sokulmaya çalışılan eğitim sistemi gerçek anlamda milli kimliğe büründürülmeli, Tevhidi Tedrisat Kanunu güncellenmeli ve ciddiyetle uygulanmalıdır. Vakıf adı altında kurulmuş olsalar dahi her aşamada eğitim hizmeti kamulaştırılmalıdır. Eğitim parasız olmalıdır.

- Uygun süreler içinde randevu dahi alınamayan kamu hastanelerinin yetersizliği nedeniyle ve soygun yeri haline getirilen özel sağlık hizmetleri kamulaştırılmalıdır. Hekimlere dayatılan performans uygulamasına son verilmelidir. Bu konular daha açık ve cesurca topluma anlatılmalıdır.

- Laiklik konusundaki çekingenliğe son verilmelidir. Laikliğin gerçek anlamı açıkça vurgulanmalıdır.

- Yolsuzlukla mücadele konusunda özerk bir “yolsuzlukla mücadele üst kurulu” oluşturulmalı, bu husus anayasa hükmü olarak ihdas edilmelidir. Bu amaçla, söz konusu edilen kurulun teşkilinde üyelerin siyasi partiler dışında, kamu üniversitelerince ve önemli meslek kuruluşları ile STK’ler tarafından belirlenmesine özen gösterilmelidir. Bu doğrultuda anayasada yapılmasını öngörülen değişiklikte; kurulun çalışma usul ve esasları ile yetkileri yine bilim insanları tarafından belirlenmelidir.

Gelir dağılımındaki adaletsizlik en büyük yolsuzluktur. Yolsuzluğun önlenmesinde öncelikli olarak bu sorunun giderilmesi için etkin ve bilimsel esaslar dahilinde çalışmalar yapılmalı, bu husus açık ve net biçimde halka anlatılmalıdır.

- Muhalefet partileri üzerine kurulması olası cumhurbaşkanlığı adaylık tartışmalarının sonuçları üzerinde ciddiyetle durulmalıdır. Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesinde, yine devlet yönetimi ciddiyetiyle, herhangi bir kırgınlığa yol açmayacak yöntem ve üslup tercih edilmelidir.

- Güncel sorunlar “beka”ya bırakılmadan çözümleri ile birlikte her ortamda sık sık vurgulanmalıdır. Örneğin, “mülakat” konusu bunlardan birisidir. Mülakat uygulamasının kaldırılacağı, yazılı sınavda yüksek not alıp mülakatta kaybedenlere, müktesep hak niteliğinde, işe giriş olanağının tanınacağı duyurulmalıdır.

- Hukukun üstünlüğü egemen kılınmalıdır. HSK başkanının belirlenmesi konusunda yeni düzenleme yapılmalı ve adalet bakanının kurul başkanlığı uygulamasına son verilmelidir.

- “Ticari sır” kavram sınırlandırılmalı ve netlik kazandırılmalıdır. 

- “Kamu özel sektör işbirliği” tanımlamasına açıklık getirilmeli, bu çerçevede yapılan ve Türkiye aleyhine açık hükümler içeren sözleşmelerin iptali ve/veya sözleşmeye hakkaniyet kuralları içinde müdahale edilmesi için uluslararası hukuk yollarına başvurulmalıdır. 

- Vergilendirme konusunda af ve uzlaşma müesseselerine yeni düzenleme getirilmelidir.

- Piyasa denetimi ciddi esaslara bağlanmalı ve gerçekçi olarak uygulanmalıdır.

- Seçim çalışmalarına şimdiden başlanarak müşahit ve sandık kurulları konusunda hızla ve özenle çalışılmalıdır.

Erken ya da zamanında yapılacak olan seçimlerin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve büyük Türk milletine hayırlı ve uğurlu olması en büyük dileğimizdir.

MUSTAFA NİHAT KARSLI

AVUKAT, SİYASETÇİ

Yazarın Son Yazıları

Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025
Programda işçinin adı yok - Engin Ünsal

CHP 39. Olağan Kurultayı’nda tüzük değişikliği yaptı ve iktidar programını kabul etti.

Devamını Oku
17.12.2025
Yargı öyküleri - Ziya Yergök

Yıllar önce, 5 Ocak 1982’de Çetin Altan’ın Milliyet gazetesindeki “Şeytanın gör dediği” adlı köşesinde “Eski (Mahkeme Koridorları) sütununa özlem” başlıklı yazısında yer alan, bir ceza avukatının “Oturum” adlı anı kitabından alıntılanmış ilginç bir yargı öyküsüne değinmek istiyorum.

Devamını Oku
17.12.2025
Bu çığlığı duyun! - Mustafa Gazalcı

MESEM, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sözde mesleki teknik eğitim merkezleri uygulaması.

Devamını Oku
16.12.2025
ABD’nin esnek realist stratejisi - Nejat Eslen

11 Eylül’ün hemen sonrasında ABD, tek kutuplu dünya düzeninin verdiği cesaretle küresel egemen güç olmanın hayallerini kuruyordu.

Devamını Oku
16.12.2025
Çağdaşlık yolunda bir ömür - Hüseyin Karataş

Çağdaşlık eksikliğine ve dokunulmazlara dokunan sevgili hocam Prof. Dr. Türkan Saylan...

Devamını Oku
13.12.2025
Geleceğin savaş alanı, Türkiye ve Karadeniz - Doğu Silahçıoğlu

“Erken Cumhuriyet dönemi”nde (1923-1938) savunma sanayisindeki gelişmeler Türkiye’yi; başta uçak olmak üzere harp silah araç gereçlerinde dış satım yapan bir ülke konumuna getirmişti.

Devamını Oku
12.12.2025
Gençlik MESEM’den büyüktür - Kaan Eroğuz

AKP iktidarı tarafından 2016 yılında örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınan mesleki eğitim merkezleri (MESEM), çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasında ve “kurumsallaşmasında” kritik bir rol oynuyor

Devamını Oku
12.12.2025
Komisyonda emekçinin adı yok - Şükrü Karaman

Milyonlarca emekçinin yeni ücrete ilişkin alacağı kararı merakla beklediği Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına yarın başlayacak.

Devamını Oku
11.12.2025
İnsan onuru ve demokrasi - Ayşe Atalay

TDK sözlüğünde “onur” kavramı insanın kendisine karşı duyduğu saygı olarak tanımlanıyor.

Devamını Oku
11.12.2025
Karadeniz’de neler oluyor? - Can Erenoğlu

Dünyanın en güvenli ve istikrarlı denizi Karadeniz dünyanın en tehlikeli deniz alanına mı dönüştürülüyor?

Devamını Oku
10.12.2025
Gelir adaletsizliği tırmanıyor! - Devrim Onur Erdağ

Türkiye'de emeğin değeri uzun zamandır siyaset meydanında sıkça dile getirilen bir konu.

Devamını Oku
10.12.2025
Erdoğan’ın 2005’teki hayalleri - Kadir Serkan Selçuk

Yıl 2005. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, o dönem henüz el konmamış olan Sabah gazetesinin 20. kuruluş yıldönümü için gazeteye bir yazı yazmıştı.

Devamını Oku
09.12.2025
Yeni feodal çağ ve dijital baronluk - Doğan Sevimbike

Yanis Varoufakis’in No Kings Means No Barons başlıklı yazısı, çağımızın ekonomik ve siyasal düzenini “yeni bir feodalizm” olarak niteliyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Terörist başının ayağına gitmek... - Hatice Topçu

Ulus devletler; tarih bilinci, ortak coğrafya ve dil birliğine dayanır.

Devamını Oku
08.12.2025
‘Kırkyama’ siyaset… - Prof. Dr. Utku Yapıcı

Türk siyasetinde son yıllardaki en ilginç gelişme siyasi kimlikler düzleminde yaşanıyor.

Devamını Oku
08.12.2025
Çocuklarımız artık kimsesiz mi? - Özgür Hüseyin Akış

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında söylenmiş bir cümle hâlâ kulaklarımızda çınlar:

Devamını Oku
07.12.2025
Çözüm mü, çözülme mi? - Ülgen Zeki Ok

Emperyalist güçlerin Ortadoğu’daki kirli emellerinin önündeki en büyük engel olan Atatürk’ü Türk halkının yüreğinden söküp atmak, yani öldürebilmek için bir gri propaganda yöntemi uyguluyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Tek Çin ilkesi - Wei Xiaodong

Türkiye’de Çin’in Tayvan bölgesi yaygın olarak bilinse de bu bölgeye ilişkin tarihi ve siyasi bilgiler genellikle sınırlı kalmaktadır.

Devamını Oku
05.12.2025