‘İlk derste hakaret’
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

‘İlk derste hakaret’

01.12.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Laik Cumhuriyet, Osmanlı döneminde gözde olan bazı meslekleri işsiz bıraktı. Bunların başında ulema (din adamları) sınıfı gelir. Eski, mutlu dönemde, Osmanlı padişahı ile ulemanın işbirliğine dayalı rejimde, İslami kurumlara dayanan eski hayat tarzı ve düzen anlamına geliyordu. Osmanlı’da şeyhülislamın liderliğindeki ulema veya çok geniş anlamında din adamları, devletin merkezi bürokrasisinde önemli bir rol oynamanın yanı sıra yerel yönetimlerde de dini hizmetlerden eğitime, hukukun yorumlanmasından adli görevlere, vakıfların yönetiminden bazı yerlerde vergi tahsilatına kadar önemli sorumluluklar yüklenmişlerdi.

Cumhuriyet kendi kurumlarını kurunca ulema sınıfının görev alanı cami görevleriyle sınırlandı. Bu kara (!) dönem AKP iktidara gelinceye kadar yıllarca sürdü. Osmanlı dönemindeki statüyü kazanırlar mı bilemem ama etki alanlarını epeyce genişlettiler. Bu genişleme ya da istila can sıkıcı, dahası skandala varan olaylara yol açmakta.

4 Kasım 2023 tarihli Cumhuriyet gazetesinin birinci sayfadan verdiği habere göre, bir okulda görev alan bir vaiz Atatürk ve Cumhuriyet değerlerini hedef alarak hakaret yağdırmış. Cumhuriyet gazetesinden aktarıyorum:

[Diyanet’in vaizinden okulda Atatürk’e hakaret. Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ortak projesi kapsamında okullarda derslere giren bir vaizin Atatürk’e hakaret ettiği ortaya çıktı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ortak yürüttüğü proje “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi” (ÇEDES) protokolü kamuoyundaki büyük tepkilere karşın uygulanmaya başladı. Cumhuriyet gazetesinden Sena Tufan’ın haberine göre, din görevlilerinin okullarda eğitim vermesinin önünü açan proje kapsamında, Karaman’daki Karaman Lisesi’nde iki hafta boyunca Türk dili ve edebiyatı dersine bir vaiz girdi. ÇEDES projesi kapsamında derse “manevi danışman” olarak giren bir vaiz, iddiaya göre Cumhuriyet değerleri ve Atatürk hakkında hakarete varan sözler söyledi. Aynı vaizin aynı okulda farklı derslere girdiği de öğrenildi. Yine iddialara göre okul yönetimi söz konusu din görevlilerinin başka okullarda da derslere girdiğini söyledi. Öte yandan, TOBB Fen Lisesi’nde de etüt saatlerinde vaizlerin öğrencilerle sohbet programında bir araya geldikleri öğrenildi. Bunun yanında din görevlilerinin girdiği derslerin yalnızca bu iki okul ile sınırlı olmadığı da ulaşılan bilgiler arasında. Konu hakkında bir açıklama yapan Eğitim-İş Karaman Şube Başkanı Hamza Şanlıtürk, “Bu vaizin girdiği derslerde ‘Atatürk’ün bir put olduğunu’, ‘Çanakkale Zaferi’nde hiçbir katkısı bulunmadığını’, ‘bilim diye bir şeyin olmadığını’ söylediğini öğrendik. Karaman’daki bu olaylar tüm devlet okullarının tepesine örümcek ağı gibi örülen ÇEDES’in nasıl bir kâbus olduğunu ve Eğitim-İş olarak en başından beri bu çağdışı protokole karşı çıkmaktaki haklılığımızı göstermektedir” dedi. Şanlıtürk şu ifadeleri kullandı: “İktidarın, düşlediği ‘Türkiye Yüzyılı’nda laik eğitime yer olmadığı güncel olaylarla ortaya çıkmıştır. Bir din görevlisinin Türk dili ve edebiyatı dersine girmesinin akılla açıklanabilir bir tarafı var mıdır? Okul yöneticileriniz, eğitimci olmayan, pedagojiden habersiz bu insanların sınıflara, derslere girmesine nasıl izin verebilir? Buradan bütün okul yöneticilerini uyarıyoruz: Suç işliyorsunuz. Atanamayan öğretmen adayı yüz binlerce gencimiz, iş bulamadığı için gündelik işlerde, güvencesiz olarak çalışmak zorunda kalırken bilimsel ve pedagojik hiçbir yeterliliği olmayan insanlar niçin ve hangi niyetle derslere girmektedirler?]

***

Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi” imiş! Çevreye duyarlı olmak anlamsız bir önerme! Ne demek? İçine her türlü kötülüğü koyabilirsiniz! “Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi” imiş. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve vatandaşlarının sahip çıkacağı tek değer Cumhuriyetin değerleridir.

Dinsel değerler Cumhuriyet devletinin resmi değerleri olamaz. Bireysel değerlerdir. Laik bir ülkede dinsel değerlere devlet sahip çıkıp saygı gösteremez. Uygulama A’dan Z’ye anayasaya aykırıdır. Bir gün gelir, bunun hesabı mutlaka sorulur.

Yazarın Son Yazıları

Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
03.04.2026
Devri sabık yaratmak (1)

Önce yazının adındaki üç sözcüğün anlamını yazalım, sonra 1946- 1950 dönemindeki anlamını açalım, daha sonra da günümüze getirip orada irdeleyelim.

Devamını Oku
31.03.2026
Müslümanların büyük sorunu

Müslümanların en büyük sorunu İslamın son din, Hz. Muhammed’in son peygamber, Kuran’ın son kutsal kitap olması inanç ve iddiasından kaynaklanır.

Devamını Oku
29.03.2026
Falakalık herifler!

“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” sözü, Ziya Paşa’nın meşhur bir beyitidir ki buna edebiyat sanatında metafor denir.

Devamını Oku
27.03.2026
Laiklik nedir?

Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum.

Devamını Oku
24.03.2026
Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026