Akit adlı mizah gazetesi (2)
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Akit adlı mizah gazetesi (2)

17.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz: “Akit TV Haber Koordinatörü Muharrem Coşkun” meğer “Özdemir İnce’ye tokat gibi bir irtica dersi verdi” imiş... TRT Televizyonu’nu 1969 yılında kuran ekibin önce öndenetim ve redaksiyon şubesi müdürü sonra Türkiye Televizyonları Program ve Yayın Planlama müdürü olan Özdemir İnce’ye acemi, müptedi bir özel televizyon çalışanı ve bir müteşair olan Muharrem Coşkun adlı bir zat televizyon kurucularından Özdemir İnce ile şair Özdemir İnce’ye “irtica dersi” verecekmiş. Hadi canım sen de! Bu iddiaya uyuz köpekler bile güler!

Akit’in pehlivanı Muharrem Coşkun şöyle buyuruyor:

1- Millet iradesine rağmen, anasayada değişmez madde kutsayan her eylem irticadır.

Bu takım herkesi kendileri gibi kara cahil sanır ve kurusıkı atarlar. Bre beni çok iyi tanıyan ve saldırgan cahillerini nasıl tımar ettiğimi deneyleriye öğrenmiş olması gereken AKİT bir zavallı kuzuyu parçalamam için acımadan önüme atıyor. Bre hödükler (beni böyle yazmaya zorlayanlar utansın!) Fransa anayasasının son (89) maddesini okuyun da öğrenin utanmaz herifler: “La forme républicaine du Gouvernement ne peut faire l’objet d’une révision.” (Hükümetin cumhuriyetçi yönetim biçimini değiştirmek söz konusu olamaz.) Fransızlar bu tür tanımlamalarda devlet (l’Etat) yerine hükümet (le gouvernement) sözcüğünü tercih ederler. Araştırılsın: Dünya devletleri anayasalarının çoğunda değiştirilmez bir madde vardır. Kuşkusuz böyle bir maddesi olmayan anayasalar da vardır. Ne olacak şimdi?

2- “Artık çağdışı kalan anayasanın 174. maddesinin hâlâ savunulması irticadır” imiş...

- Laf ola beri gele!... “Çağdışı” türünden bir tanımlama yaptıktan sonra bunun nedenlerini madde madde yazıp kanıtlamak zorundasınız! Özdemir İnce bu kavramı kullandığında mutlaka kanıtlamıştır. Anayasanın 174. maddesi kime göre ve neden çağdışı? Tam tersine, düşünce kapsamıyla tam anlamıyla kapsayıcı demokratik bir madde olmayı sürdürmekte...

3- Eğitimde çok çeşitliliğin arttığı çağdaş dünyada, hâlâ Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile “tek tip” insan modeli için tek tip eğitim dayatmasını savunmak irticadır.

- “İnsan haklarına saygılı, laik, demokratik ve sosyal” bir ideal insan tasarımının neresi irtica? Tevhid-i Tedrisat Kanunu (TTK=Öğrenimin Birleştirilmesi Yasası), iki tür insan ortaya çıkmasın, toplum ikiye bölünmesin, toplumun yapıları ve kadroları dinselleşmesin diye çıkarılmıştı. TTK’nin 25 yıl süren yoğun çaba sonucu yarattığı laik birey ve toplum, 57 yıldır ayağını bir tuzaktan kurtaramadan bir başka tuzağa basıyor. Bunun ağır sorumluları 1950’den bu yana ülkeyi yöneten ve yönlendirenlerdir. Bunların hepsi TTK’ye, laik düzene ve Cumhuriyete ihanet etmişlerdir ve ihaneti sürdürüyorlar. Avrupa ülkelerinde de rahip ve papaz okulları vardır ama bu lise düzeyindeki okulları bitirenler, üniversite ve yüksekokullardan değişik meslek diplomaları alsalar da sadece kilisenin hizmetlerinde çalışırlar. Sivil meslekler asla dinselleştirilemez. İsa peygamber ne demiş? “Öyleyse Sezar’ın hakkını Sezar’a, Tanrı’nın hakkını da Tanrı’ya verin.” Bunun çağına layık yorumu şöyledir: “Din adamları asla sivil mesleklerde çalışamazlar.” Ben, Paris’teki Sorbonne Üniversitesi’ne bağlı “Yabancı Ülkelerdeki Fransızca Öğretmenleri Enstitüsü”nde okurken bir rahibe çağdaş Fransız edebiyatı derslerini izlerdi. Ama bu rahibe diploma alsa bile sivil okullarda çalışamazdı. Çalışamaz! Bizdeki abrakadabra daleveresi Avrupa’da ol(a) maz!

4- Aleviyi, Sünniyi kültür ocağından mahrum bırakan Tekke ve Zaviyelerin Kaldırılmasına Dair Kanun’u hâlâ yaşatmaya çalışmak irticadır.

- “Lahavle!” Tekke ve zaviyeler kültür ocağı imiş... Bunlar kapatılmadan önce yüzlerce yıl fitne ve sapıklık ocağı olarak varlık gösterdiler. Tarih boyunca ya Yeniçeriyi isyana kışkırttılar ya da çıkan isyanlara katıldılar. Suhte öğrenci anlamına gelir ama düşman başına: Anadolu’da ilk büyük Celali hareketleri, medrese öğrencilerinin (suhte ya da softa) hareketi olarak ortaya çıktı. Medrese öğrencileri ve medrese bitirip iş bulamayanlar Yozgat, Amasya, Adıyaman, Sivas ve Malatya yörelerinde büyük ayaklanmalar başlattılar. Bu ayaklanmalar tarihe suhte ayaklanmaları olarak geçti. Ha Yeniçeri ha suhte!

Bireyin aklının özgürleşmesi, dinin istismar aracı olarak kullanılmasının önlenmesi için 30 Kasım 1925 yılında yapılan yasal düzenleme ile tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı ve buraların yönetilmesinde kullanılan ve ayrıcalık yükleyen unvanlar kaldırıldı. 677 sayılı kanuna göre “cami ve mescit dışındaki”, tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı. Tarikatlar ile şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik, seyitlik, çelebilik, babalık, emirlik, nakiplik, halifelik, falcılık, büyücülük, üfürükçülük, muskacılık gibi san ve sıfatların kullanılması yasaklandı.

5- Şapka Giyilmesine Dair Kanun’u destekleyip de bu kanuna rağmen şapka giymeyen Özdemir İnce ve benzerleri mürteci ve yobazdır.

- Hadi be! Aklı sıra bizi tongaya düşürecek. Bre adam yasa “Başınıza bir şey geçirecekseniz bu fes olmayacak şapka olacak” diyor. “Mutlaka herkes şapka giyecek” demiyor. Fesin dinle hiçbir ilişlisi yoktur. Fas’ın Fes (Fas) kentinin adı devletin de adı olmuştur. Bu kenti de gördüm ama Fas’ta Kazablanka, Tanca ve Marakeş daha çok severim. Başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere birçok Müslüman ülkede kullanılagelmiştir. Yaygın olarak kullanılan al rengini kızılcık boyasından alır. Bu cahil yamağın suhte isyanlarını bildiğini de sanmam. Anadolu’da ilk büyük Celali hareketleri, medrese öğrencilerinin (suhte ya da softa) hareketi olarak ortaya çıktı.

Akit’in meydana saldığı pehlivana göre “Aleviyi, Sünniyi kültür ocağından mahrum bırakan Tekke ve Zaviyelerin Kaldırılmasına Dair Kanun’u hâlâ yaşatmaya çalışmak, irtica” imiş... Özellikle Doğu Anadolu’da gizli medreseler cayır cayır çalışırken buna keramete kıç attırmak denir.

Ulaşmam olanaksız okurlara beni ulaştırdığı ve sayesinde okur kazandığım için “eski” olsun “yeni” olsun Akit’e teşekkür ederim.

---

Not: 15.2.2026 tarihli yazıda geçen “zart” sözcüğü “zat” olacaktır. Düzeltir özür dilerim. (Ö.İnce)

Yazarın Son Yazıları

Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025
Toplu iğne ve nankörlük

Basında yer alan haberlere göre, Cumhuriyetin kuruluşunun 102. yıldönümü münasebetiyle savunma sanayisindeki gelişmeleri anlatan AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, “Dünya genelinde satılan her 100 İHA’dan 65’ini biz tedarik ettik, 180 ülkeye ürün ihraç ettik. Sizleri 25 yıl geriye götürmek istiyorum, ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk” demiş.

Devamını Oku
18.11.2025