Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

06.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.) 

  • Aristokrasi (kanun ve düzene dayalı yönetim) 
  • Timokrasi (“hayırsever” bir ordu gibi şeref ve göreve dayalı yönetim; örnek olarak Sparta) 
  • Oligarşi (piyasa temelli ahlak kuralları) 
  • Demokrasi (özgür bir vatandaş, saf özgürlük ve eşitlikle yönetim) 
  • Tiranlık (bir despot korkusuyla yönetilmek) 

Bu beş rejim, en üstte aristokrasi ve en altta tiranlık olmak üzere üstten alta giderek yozlaşıyor. 

Aristoteles’in “Politika” adlı eserinde, Platon’un beş rejimini ele alarak bunları tek kişi, az sayıda kişi ve halk tarafından yönetilen hükümetlerle ilişkilendirdiği belirtilir. Bu, insanların yönetim yetkisine sahip olduğu hükümet türlerinin sınıflandırılmasını takip eder ya tek bir kişi (monarşi gibi bir otorite), seçilmiş bir grup insan (aristokrasi) veya halkın tamamı (bir demokrasi, örneğin bir cumhuriyet). 

Thomas Hobbes, sınıflandırmalarında şunları söyler: 

“Topluluklar arasındaki fark, egemenin farklılığından kaynaklanır, yani herkesin temsilcisi olan kişinin farklılığından. Ve çünkü egemenlik ya bir kişide ya da birden fazla kişiden oluşan bir mecliste bulunur ve o meclise ya herkesin giriş hakkı vardır ya da sadece bazı insanlar diğerlerinden ayrılmıştır, açıktır ki sadece üç tür topluluk olabilir. Çünkü temsilcinin ya bir kişi ya da birden fazla kişi olması gerekir ve eğer birden fazla kişi ise o zaman ya herkesin katılma hakkı vardır ya da sadece belirli kişiler diğerlerinden ayrılmıştır. Temsilcinin bir kişi olduğu durumda topluluk bir monarşi olur, herkesin bir araya geleceği bir meclis olduğunda bir demokrasi veya halk topluluğu olur. Sadece bir kısmın bir araya geldiği bir meclis olduğunda ise aristokrasi denir. Başka türde bir topluluk olamaz çünkü egemen güç ya bir kişiye ya birden fazla kişiye ya da herkese ait olmalıdır (bunun bölünemez olduğunu gösterdim).” 

TEMEL SİYASİ SİSTEMLER 

Yale profesörü Juan José Linz’e göre bugün üç ana politik sistem türü bulunmaktadır: Demokrasiler, totaliter rejimler ve bu ikisi arasında yer alan, hibrit rejimlerle otoriter rejimler. Diğer bir modern sınıflandırma sistemi ise monarşileri ana üç türün ya bağımsız bir varlık olarak ya da hibrit bir sistem olarak içeren bir şekilde tanımlar. Akademisyenler genellikle diktatörlüğü otoriterlik veya totalitarizm şeklinde tanımlarlar. 

OTOKRASİ 

Otokrasi, en yüksek gücün bir kişinin elinde toplandığı bir yönetim sistemidir. Bu kişinin kararları, dışsal hukuki kısıtlamalara veya düzenli halk kontrol mekanizmalarına tabi değildir (belki bir darbe veya kitlesel isyan tehdidi gibi ima edilen bir tehdit dışında). Mutlak monarşi, tarih boyunca yaygın olan bir otokrasi biçimidir, burada bir hükümdar kraliyet yetkilerine herhangi bir sınırlama olmaksızın tek bir egemen olarak hüküm sürer. Çoğu mutlak monarşi kalıtımsaldır, ancak bazıları, özellikle kutsal makam gibi, bir seçmen kitlesi tarafından seçilir (örneğin kardinaller koleji veya prens-seçmenler). Diğer otokrasi biçimleri arasında zorbalık, despotizm ve diktatörlük bulunur. 

ARİSTOKRASİ 

Aristokrasi, gücü bir küçük, seçkin yönetici sınıfın eline yerleştiren bir yönetim biçimidir, örneğin kalıtsal soyluluk veya ayrıcalıklı bir kast. Bu sınıf, genellikle bir toprak sahibi timokrasi, zengin plutokrasi veya oligarşi olarak azınlık yönetimi uygular. 

Birçok monarşi aristokrasilerden oluşurken modern anayasal monarşilerde hükümdarın etkili gücü olabilir. Aristokrasi terimi aynı zamanda feodal sistemde köylü, hizmetçi ve şehir sınıflarına dahil olmayan sınıfları da ifade edebilir. 

DEMOKRASİ 

Demokrasi, vatandaşların oy kullanma ve müzakere yoluyla gücü kullanma sistemidir. Doğrudan demokraside, tüm vatandaşlar doğrudan katılımcı bir yönetim organı oluşturur ve her konuda doğrudan oy kullanır. Dolaylı demokraside ise vatandaşlar, genellikle seçim yoluyla veya daha az yaygın olarak kura ile kendi aralarından temsilciler veya delege seçerek dolaylı olarak yönetim yaparlar. Bu seçilmiş vatandaşlar daha sonra bir yasama veya jüri gibi bir yönetim organı oluşturmak üzere bir araya gelirler. 

Bazı hükümetler, doğrudan ve dolaylı demokratik yönetimi birleştirir. Bu durumda, vatandaşlar günlük yönetimi idare etmek için temsilciler seçerken aynı zamanda referandumlar (halkoylamaları) ve geri çağırma hakkı gibi doğrudan yönetim haklarını da korurlar. Anayasal bir demokraside, çoğunluğun güçleri temsilci demokrasisi çerçevesinde kullanılır, ancak anayasa, genellikle evrensel bazı haklar, örneğin ifade özgürlüğü veya örgütlenme özgürlüğü gibi belirli sınırlamalarla çoğunluk yönetimini sınırlar.

İlgili Konular: #platon

Yazarın Son Yazıları

Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025