Şeriata karşı çıkmak
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Şeriata karşı çıkmak

06.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış... Adını saptayamadığım Saray danışmanı da “Şeriata karşı çıkamazsın, söz söyleyemezsin” diye bir çıkış yapmış. Dilerim ki bu haber doğru olmasın. Ancak “Ve SOL Parti’nin üç üyesinin özgürlükleri kısıtlandı” diye yazılıyor. Olay hakkında daha fazla bilgim yok. Ancak içinde bulunduğumuz topludurum (yani konjonktür) bu haberin doğru olduğunu haber vermekte... 

Bir cumhurbaşkanı danışmanı hiç çekinmeden “şeriatı savunarak, ona sahip çıkarak tavır koyuyor” ve cumhuriyet savcılığı da SOL Parti’nin üç üyesinin özgürlüklerine el koyuyor. Bu bir MAHŞER GÜNÜ alametidir! 

Bu olayı kınayanlar da “Tamam şeriata karşı çıkmayalım ama hangi şeriat?” diye ciddiyetten uzak soru sormakta: Suudi Arap şeriatı mı, Sudan şeriatı mı, Yemen şeriatı mı, İran şeriatı mı, yoksa Osmanlı şeriatı mı? Bize ne bre adamlar, bize ne!!! Sorunun ve sorunun ciddiyetine ters düşen ciddi bir hafiflik. Bu sorun bu türden zevzeklikleri kaldırmaz. Aralarından bir tercih mi yapacaksınız ki hangi şeriat diye soruyorsunuz? 

Sözlüğe bakmadan şeriatın tanımını yapacağım: ŞERİAT İSLAMIN ANAYASASIDIR.

SÖZLÜK TANIMI: Kuran’ın ayetlerine, Hazreti Muhammed’in sözlerine ve yaptıklarına, bunlardan çıkarılmış yorumlara dayanan, insanın yaşamını, toplumsal yaşamı düzenleyici, tanrısal olduğu için hiçbir zaman değişmeyecek olan dinsel kurallar bütünü, İslam hukuku. 

Demek ki benim tanımım tam anlamıyla doğru. Şeriat İslamın anayasası. Ama gene bize ne, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendi anayasası var ve bu anayasanın ilk iki maddesinde şunlar yazıyor: 

MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. 

Durum anlaşılmıştır: Anayasanın 1 ve 2. maddelerine göre kim olursan ol, ister Saray danışmanı ol, ister bizzat Saray’ın kendisi ol “Şeriata karşı çıkamazsın, söz söyleyemezsin” diye bir çıkış yapamazsın! Neden mi? Bak neden: Türkiye Cumhuriyeti’nde “irtica”nın bir tek tanımı vardır: Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onun kurucu ilke ve felsefesine karşı yapılan her türlü girişim ve eylemlere, “irtica” denir. 

  • Anasayanın değişmez maddelerine karşı girişilen her eylem irticadır. 
  • Anayasanın 174. maddesinin koruması altında olan 8 devrim yasasına karşı girişilen her eylem irticadır. 
  • Örneğin, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na aykırı olarak imam hatip okullarına klasik lise kimliği kazandırılması irticadır. Bu okullara kız öğrenci alınması da irticadır. 
  • Tekke ve Zaviyelerin Kaldırılmasına Dair Kanun’a muhalefet ve bu yasayı işlemez hale getirmek irticadır. 
  • Şapka Giyilmesine Dair Kanun’a muhalefet irticadır. 
  • Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun’a muhalefet irticadır. 
  • Okullarda zorunlu din dersi irticadır. 
  • Alevilerin inanç özgürlüğünün engellenmesi irticadır. 
  • Tarikatların ticaret dünyasına ve siyasete egemen olması irticadır. 
  • Türban irticadır! vb. 

Ve irtica TC yasalarına göre suçtur. İşte bu nedenle, adını saptayamadığım Saray danışmanı da “Şeriata karşı çıkamazsın, söz söyleyemezsin” diyerek suç işlemektedir. 

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen üç yasa, hukuk devletinin temeli ve Cumhuriyetin yol haritası niteliğindedir. 

Bu üç yasa ile ikili hukuk ve ikili eğitim sisteminin yanı sıra hilafet de kaldırılarak demokratik ve laik hukuk devletinin inşası için en güçlü adım atılmıştır. 

Kabul edilen ilk kanunla, dinin ve ordunun siyaset aracı olarak kullanılmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Şeriye ve Evkâf Bakanlığı kaldırılmış; şeyhülislamlık, şeri mahkemeler ve fetva usulü tarihe karışmıştır. 

İkinci olarak kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası) ile kız çocuklarına erkek çocuklarıyla eşit eğitim imkânı sağlanmış ve bilimsel düşüncenin önü açılmıştır. 

Üçüncü kanun ile de hilafet kaldırılarak laiklik ilkesinin temeli atılmıştır. Durum anlaşılmıştır: Anayasanın 1 ve 2. maddelerine göre kim olursan ol ister Saray danışmanı ol, ister bizzat Saray’ın kendisi ol “Şeriata karşı çıkamazsın, söz söyleyemezsin” diye bir çıkış yapamazsın! Bu duruma göre bu Saray danışmanı hakkında soruşturma açmak savcılık makamının baş görevidir! 

Öyle! Öyle ama aklıma ünlü kadı meseli geliyor! Öyle, öyle ama derler ki “Bugünün yarını da var”!

İlgili Konular: #şeriat

Yazarın Son Yazıları

Olmak zorunda olmak

Yani bir şey olmak zorunda olmak.

Devamını Oku
22.05.2026
Bodrum Vergi Dairesi’ne dilekçe

Yazıya başlamadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve ayrım yapmadan bütün vatandaşlarının 19 Mayıs Bayramı’nı kutlarım.

Devamını Oku
19.05.2026
Eğitim ve öğretimde laiklik

Değerli okur!

Devamını Oku
17.05.2026
Birinin hezeyanlarına dair

Bugün Hürriyet gazetesi yazarı Fuat Bol’un 5 Şubat 2026 tarihli ve “Laiklik Hezeyanları” adlı yazısını otopsi masasına yatıracağız.

Devamını Oku
15.05.2026
Mutlak butlan davası¹

Butlan, en genel tanımıyla hukukta bir işlemin (sözleşme, evlilik vb.) kuruluşundaki temel eksiklikler nedeniyle baştan itibaren geçersiz ve hükümsüz sayılması demektir.

Devamını Oku
12.05.2026
Zibidi tayfası

Özdemir İnce meftunu Yeni Akit gazetesi 20 Nisan 2026 tarihli sayısında, 19 Nisan 2026 günü yayımlanan “Müslümanlar neden çağa uyumsuz?” başlıklı yazımı hükümsüz kılmak amacıyla yayımladıkları “Laikperest İnce yine Müslümanları hedef aldı” başlıklı yazısıyla gene bana aşk ilan ediyor.

Devamını Oku
10.05.2026
Onur sorunu olan bir maç

Gazetelerin spor yazarları lütfen beni bağışlasınlar.

Devamını Oku
08.05.2026
Erdoğan’ın Çiftçi’yi görevden alması gerekir amma...

1970 yılında Konya’nın Çumra ilçesinde doğdu.

Devamını Oku
05.05.2026
1 Mayıs korkusu

1 Mayıs, 1886 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Chicago eyaletindeki işçilerin günde 12 saat, haftada altı gün olan iş programının günde sekiz saate indirilmesi için greve gitmesiyle ortaya çıktı.

Devamını Oku
03.05.2026
Vicdan

“Vicdan” sadece bir zamanlar Ankara’daki Tabarin Bar’da konsomatrist olarak çalışan mesleksiz kızımızın adı değildir...

Devamını Oku
01.05.2026
Anadilde öğretim maval

Maval, Türkçede yalan, uydurma, asılsız ve inandırıcı olmayan söz anlamlarına gelen argo bir kelimedir.

Devamını Oku
28.04.2026
Popülizm nedir? (3)

Daha önce bu konuda iki yazı okudunuz.

Devamını Oku
26.04.2026
Popülizm nedir? (2)

Temsili sistem içindeki huzursuzluk: Sağ ve sol kanat popülizminin farklı biçimleri olsa da ortak noktaları “gerçek” halkı temsil etme fikridir.

Devamını Oku
24.04.2026
Popülizm nedir?

Popülizm öylesine bir kavramdır ki bir Katolik rahibe ile bir sokak yosmasını aynı anda temsil eder.

Devamını Oku
21.04.2026
Müslümanlar neden çağa uyumsuz? (1)

2000 yılı öncesinde Telos Yayıncılık’ı yönetirken “Müslümanlar neden çağa uyumsuz” sorusuna bir yanıt arayanlara yardımcı olmak için Amin Maalouf’un “Arapların Gözünden Haçlı Seferleri” adlı tarih incelemesini Mehmet Ali Kılıçbay’a çevirtip 1997 yılında yayımlamıştım.

Devamını Oku
19.04.2026
Çeviri ve öksüz çevirmen

Çeviri yaptım ama “çevirmen” sıfatını kesinlikle kabul edemem.

Devamını Oku
17.04.2026
Geçmiş, şimdi, gelecek

Heidegger için başlangıç noktası (Ursprung), geçmişte kalmış bir şey veya kronolojik bir başlangıç değil, sürekli olarak gelişen ve bize gerçekleştirilecek bir olasılık olarak kendini sunan yaratıcı bir güçtür.

Devamını Oku
14.04.2026
Laikçi

Kimileri “kayıkçı” der gibi, “laikçi” diye tanımlayarak aklı sıra beni sarakaya almakta.

Devamını Oku
12.04.2026
Ne mutlu Türküm diyene!

Vikipedi’de okudum: “Rum asıllı Türk şarkıcı Fedon, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nde şehit düşen dedesi Kleanti Kalyoncu’yu anarken ‘Vatan sağ olsun, ne mutlu Türküm diyene’ ifadelerini kullanmıştır.

Devamını Oku
10.04.2026
Özrü kabahatinden büyük

Saygı Öztürk’ün 3 Nisan 2026 tarihli ve “Sandığa Gitmeyenler ve Barajı Aşamayanlar Partisi” başlıklı yazısından aktarıyorum...

Devamını Oku
07.04.2026
‘Kavun Acısı’, ‘Elmanın Tarihi’

Değerli okur! Ben önce şair, sonra yazar, daha sonra da gazete yazarıyım.

Devamını Oku
05.04.2026
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
03.04.2026
Devri sabık yaratmak (1)

Önce yazının adındaki üç sözcüğün anlamını yazalım, sonra 1946- 1950 dönemindeki anlamını açalım, daha sonra da günümüze getirip orada irdeleyelim.

Devamını Oku
31.03.2026
Müslümanların büyük sorunu

Müslümanların en büyük sorunu İslamın son din, Hz. Muhammed’in son peygamber, Kuran’ın son kutsal kitap olması inanç ve iddiasından kaynaklanır.

Devamını Oku
29.03.2026
Falakalık herifler!

“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” sözü, Ziya Paşa’nın meşhur bir beyitidir ki buna edebiyat sanatında metafor denir.

Devamını Oku
27.03.2026
Laiklik nedir?

Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum.

Devamını Oku
24.03.2026
Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026