Gerçek liderlik ne değilmiş?...
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Gerçek liderlik ne değilmiş?...

02.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış. Neden beğenmediğini madde madde açıkladıktan sonra “yeni başlayan” (acemi, çaylak) olarak tanımladığı Özgür Özel’e “adam olması” için bir “erbap” yetkisiyle üstad-ı azam abdül muntazam tavsiyelerinde bulunuyor.

Bulunsun, bulunsun amma bir Özgür Özel hayranı olan ve onu “arslan yürekli” sıfatıyla anan benimle dalaşmadan olmaz.

Şimdi bu ünlü gazete yazıcısının, yazıcının çünkü edebiyatçı olmayan gazete yazıcılarına Fransızca, İngilizce gibi dillerde söylendiği gibi auteur, écrivain, writer denmez, İngilizce “columnist” denir, evet, şimdi bu gazete yazıcısının Özgür Özel’de beğenmediği nitelikleri birlikte öğrenelim:

GERÇEK LİDERLİK BU DEĞİL 

- Özgür Özel Brüksel’de şöyle bir açıklama yapmış:

“Antönio Costa kişisel olarak hayranlık duyduğum birisi ama bu kadar önemli bir gündemde sadece açılış konuşması yapıp ayrılması ve bizim baş başa 5 dakika bile kendisiyle görüşme imkânı bulamamamız kabul edilebilir değil.”

AHC’ye göre bu açıklama “Siyasi liderliğin en basit, en temel kurallarının hunharca ihlali” imişmiş.

- Hadi canım sen de! Alçakgönüllü Özgür Özel adamın kulağını kibarca çekmekte. Böyle kostaklanan biri “siyasi liderliğin en basit, en temel kuralları”nın yazılı olduğu kaynakları (kitap, makale, internet...) gösterir, kaynak ne ise (yazarın adı, yayıevinin adı, sayfası...) onları insaniyet namına yazar. Bu arada ben fakir de öğrenir.

Ahmet Hakan Coşkun’a gelince, kendince Özgür Özel gibi acemi çaylak liderlere beleşine öğütlerde bulunuyor:

1- Lider dediğin fazlasıyla gururlu olur.

İmam hatip ürünü olan bu şahsın, “gurur”un İslama göre, “insanın, manevi ve ahlaki açıdan değersiz sayılan süfli şeylerin cazibesine kapılarak onlarla avunması” anlamına geldiğini bilmemesi çok ayıp.

2- Herhangi yabancı liderin kendisine yüz vermemesi nedeniyle asla yakınmaz.

“Yüz vermemek” ne demek? İlgisizlik o yabancı liderin önyargılı olduğunu kanıtlar ki bu bir lider için çok kötü bir niteliktir. Her siyasal lider başkasına “muhtaç” bir fanidir. Liderliği uzun ömürlü olmaz, olamaz.

3- Herhangi bir lider, kendisine yüz vermediğinde bunu asla davul zurnayla etrafa duyurmaz, konuyu kapatmaya çalışır.

Tam tersine davul zurna öyle işe yarar ki “kırkpınar”ın simgesidir. Özgür Özel böyle davranarak o kişiye, kişilere meydan okumaktadır.

4- Hele “Bana beş dakikacık bile ayırmadı” falan tarzı ifadeler. Aman ha aman. Cısss.

Hem dese ne olur, burnu yere mi düşer? Söylemişse eğer, bu cümle, Özgür Özel’in “Harbi!” bir lider olduğunu kanıtlar. O cümleyi söyleyen kişi yani Özgür Özel, unutmaz, “Gün ola harman ola!” anlamında söylemiştr.

AHC’ye göre liderliğin bu en temel, en basit kurallarının altında yatan iki temel varsayım ise şunlardır:

BİR: Hiçbir kitle, kendine yüz verilmemiş bir lidere sahip olmak istemez.

- Öyle bir durum olsaydı Cumhuriyetin kurucusu olmakla gururlanan CHP seçmeni Özgür Özel’i istifaya davet ederdi. Böyle bir şey yapmadığına göre CHP üyeleri ve seçmeni vurdumduymaz hödük olmuyor mu? Tam tersine liderini tam takım onaylamakta.

İKİ: Hiçbir kitle, “Bana yüz vermediler” diye yakınan lidere sahip olmak istemez.

- Özgür Özel yerinde durduğuna göre AHC’nin iddiası kendindeki aşağılık duygusunun belirtisi olmuyor mu?

AHC kendisini aslan yürekli Özgür Özel’in yerine koyarak büyük bir densizlik yaptığına göre kendisiyle hesaplaşmak zorundayız.

Gerçek bir yazıcı (columlist) olamayan, uzun soluklu bir makale yazamayan, imgelem yoksulu AHC’nin bir siyasi lidere akıl vermek için birkaç fırın somun yemesi gerekiyor. Oturacaksın adam gibi makaleler yazıp karşındakinin kalelerini yıkarak inandırıcılık kazanacaksın... Birkaç sözcükle, iki cümleyle, ödlek bir vurkaçla olmaz bu iş.

2005 yıkında Hürriyet gazetesinde yazmaya başlamış. O geldiğinde ben de Hürriyet gazetesinde yazmaktaydım (2000-2012). Konunun uzmanı kaynaklara göre Emin Çölaşan’la birlikte en çok okunan ve gene o kaynaklara göre en çok referans verilen yazardım. Ben Hürriyet gazetesinden neden atıldım ve o neden aynı gazetenin genel yayın yönetmeni oldu? Yazarlığımdan, gazetenin o zamanki genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök, gazeteden sorumlu aile temsilcisi Vuslat Doğan Sabancı ve gazetenin sahibi Aydın Doğan son derece memnundu. Vuslat Hanım akşam yemeğine gelerek evimi onurlandırdı. AKP hükümetinin sürekli ve şiddetli baskısıyla işten atılmam üzerine telefon edip üzüntüsünü belirtti. Hürriyet gazetesi 100 bin lira tazminat ödeyerek işime son vermişti. Enis Berberoğlu genel yayın yönetmeni idi.

12 Mart’ta sıkıyönetim tarafından gözaltına alınıp 40 günden fazla Ankara Yıldırım Bölge’de gözaltında yattım, yurtdışına çıkmam yasaklandı. O günlerde dünyanın 100 entelektüelinden biri olarak seçilmiştim, Varşova’daki toplantıya katılamadım. 1982 yılında TRT televizyonundan zorla emekli edildim. Yaşım 46 idi ve TRT TV’nin kurucu ekibinin program ve yayın planlama müdürü idim. Yani AHC’nin sunuculuk yaptığı mesleğin “büyükleri”nden biriydim ve hâlâ öyleyim. Öyleyim ama mevcut AKP iktidarı tarafından kapatılan Tele1 dışında, 1982’den sonra kurulan hiçbir televizyon bana iş vermedi.

Cumhuriyetçi, demokrat, özgürlükçü ve sosyalist kimliğiyle çile çekmiş bir kafa emekçisi olarak, hayatı boyunca muhalif olmamış bir iktidar yanaşmasının ülkenin cumhuriyetçi demokratlarına küfretmesine izin veremem. Özgür Özel ülkenin geleceğinin güvencesi bir kişilik olarak siyaset meydanında giderek güçlenmektedir. Bir demokrasi emekçisi isen ona saygı duymak ve bunu göstermek zorundasın! Ancak ömür boyu onurlu bir MUHALİF olmadan, muhalefetin çilesini çekmeden, “iktidar borazanı” olmayı seçince insan böyle şımarık ve saygısız oluyor. Düşman başına!... Önce “Arkamdan ne derler” kaygın olacak. Çünkü kendine saygısı olan insanlar için mutlaka bir mahşer günü vardır ve herkes “tarihin kantarı”nda tartıya çıkacaktır!

Yazarın Son Yazıları

Laiklik nedir?

Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum.

Devamını Oku
24.03.2026
Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025