Ebru Kılıçoğlu

Kader ve kimya

09 Mayıs 2021 Pazar

Pandemi, 15 Mart 2020’de bu statta, önce Galatasaray üzerinde hissettirmişti etkisini. Öyle ki Beşiktaş’la oynanan ilk seyircisiz maçta 0-0 berabere kalmış ama polemiklerden öyle etkilenmişti ki, liderden 3 puan geride bir şampiyonluk adayıyken, ligi 6. tamamlamıştı. Özetle, ‘Matematik devam ettiği sürece şampiyonluğu kovalama’nın ötesinde de bir anlamı var maçın ev sahibi açısından. Bunu yüzde 100 yansıtarak çıkıyorlar sahaya. Öncelikle Fatih Terim, tüm ‘ağır silahları’ dizmiş rakibi karşısına. Bu isimler de daha önce defalarca esirgedikleri ‘Konsantrasyon’un tamamını sergiliyorlar. Presli, rakibi bunaltan bir tempo değil. Daha çok temkinli açık vermeyen ve rakibin atakları henüz ‘hayal’ aşamasındayken sert defansla oyunu bozan bir futbol anlayışı. Beşiktaş’a gelince. Aynı tutku, aynı konsantrasyon var onlarda da. Onların da öncelikli hedefi rakibin kimyasını bozmak. Çekişmenin galibi G.Saray Özetle iki taraf da karakterleri haline gelen futbolu sergile(ye)miyorlar. Bu da atak zenginliği değil mücadelesi yüksek bir karşılaşma olarak yansıyor sahaya. Bu inatçı çekişmeden galip çıkan tarafsa Galatasaray oluyor. 11.dakikada Fernandes’in uzun pasıyla pozisyona giren Babel ilk golü imzalıyor. Bunu 42’de verilen penaltıyla gelen Ghezzal’ın golü takip ediyor. Belki bir kırılma noktası olacakken 46’da Atiba’nın Falcao’ya faulü durumu değiştiyor ve Falcao penaltıdan ikinci golü imzalıyor. 76’daysa sonradan oyuna giren Arda ile 3. golü getiriyor. Bir takım, bir takımı ‘şampiyonluktan eder’mi? Şüphesiz hayır! Kararı şampiyonluk adayı takımın performansı belirlerler. Ama biliyoruz ki kimya da önemlidir. Kimbilir belki de geçen sene bu statta dönen kaderin yine bir 360 derece tur atma zamanıdır.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

180 dakika! 16 Mayıs 2021
Kader ve kimya 9 Mayıs 2021
Canı isteyince 3 Mayıs 2021
Zoraki 3 puan 29 Nisan 2021