Kemal Tahir’i bağdaştırmak...
Feridun Andaç
Son Köşe Yazıları

Kemal Tahir’i bağdaştırmak...

29.08.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tarih, roman, tarihsel roman, Osmanlılık, Doğu-Batı meselesi, Asya Tipi Üretim Tarzı gibi konular gündeme geldiğinde Kemal Tahir adı anılmanın ötesinde, nişangâh tahtasına alınır adeta. 

Öyle ki; zaman zaman “Roman mı yazıyor, tarih mi?” gibisinden sorgulayıcı tartışmalara da neden olmuştur Kemal Tahir adı.

Kuşkusuz onun yazıp söyledikleri önemlidir. Neleri/nasıl söylediğine bakmak ayrı bir yazının konusudur. Tutarlılık, süreklilik, özellikle de özgünlük bir romancıdan beklemek önceliğimiz olmalıdır diye düşünürüm. Ne yazdığına asıl buradan bakarak bir yargıda bulunabiliriz.

Romancı olarak Kemal Tahir’in yüzü Osmanlı’ya, Anadolu gerçekliğine, Cumhuriyetin kuruluş süreçlerine dönüktü. Yani romanına konu edindiği yer/coğrafya, zaman/mekân, olaylar, dönemler bu üçlemin gerçekliğinde belirlenenlerdi.

O nedenle Osmanlı’nın kuruluşu, feodal yapısı, toprak sorunu, dahası “Türk toplum yapısı” onun romancılığının odağında yer alır. Yerli roman, yerlilik düşüncesi bu eksende Kemal Tahir’in düşünce dünyasında hep ön planda olmuştur.

Romanlarındaki karşılaşmalar, karşılaştırmalar bir bakıma düşün dünyasının yansımalarını içerir. Bu bağlamda, “tarihsel hakikat”i dönüştürerek anlatırken (Yol Ayrımı’nı, Yorgun Savaşçı’yı , Bozkırdaki Çekirdek’i, Kurt Kanunu’nu hatırlayalım) tezli düşüncelerini anlattığı konuyu, çizdiği karakterler aracılığıyla romansal hakikatinin söylemine dönüştürür. O nedenledir ki Kemal Tahir konusu her açıldığında yapıtları/düşüncelerine dair bir “bağdaştırma hareketi” başlatılır. Yer yer de şu tartışmalara tanık olmuşuzdur: Solda mıdır, sağda mı; tarihçi midir, romancı mı?... Yazdıkları kurgu değil, bitevi “tarih”tir diyenler bile oldu!

Onu savunanlar ya da onun gibi yazanlar “Tahiriler” gibi adlandırmalarla da anılıp durdu.

Kemal Tahir, anlatılarında tarihi/tarihsel olanı yücelten değil, yorumlayıp anlamaya çalışan biriydi. Osmanlı İmparatorluğu ile gelişmiş Batı toplumlarını karşılaştırdığında, yeterli-yetersiz yanlarımızı tespit ederek yüzümüzü/yönümüzü nereye dönmemiz gerektiğini savunmuştur hep. Bu bakışı/yorumu/yaklaşımı Tanpınar’dan farklıdır. O nedenle sosyalizm böylesi toplumlar için bir “kurtuluş” der:

İnsanın insanca yaşamayı sürdürebileceği, sömürüden arınmış en insancıl rejim, kuşkusuz sosyalizmdir.”*

Romancının bilme ölçüsü, bilgisi ve yorumu, anlatısıyla getirdiği özgün, yeni düşünsel öz, duyusal bakış bütünlük içerdiğinde bir kalıt yaratabildiği gibi, okur üzerinde de etkili olabiliyor.

Bir romancıyı bugün ve her daim okutanın ne olduğuna asıl buradan bakmamız gerektiğini düşünüyorum.

Onun yakın dostu, eşi Semiha Hanım’ın da kardeşi Hulusi Dosdoğru’nun şu yerinde tespiti, belki de Kemal Tahir’i yön yönsemelerle bağdaştırmadan, anlama yolu için kılavuz olabilir:

Kemal Tahir, drama düşmüş insanı, kendini bildiği günden beri ele almayı iş edindiğinden, düşüncelerini çoğunlukla romanlarında, hikâyelerinde vermeye çalışmıştır. Ama Kemal Tahir’i salt yayımlanmış romanlarındaki düşünceleri ile ele almak ve bununla yetinmek onun düşünce sistemini bölük pörçük ve eksik olarak vermek olur ki bu da noksan ve belki de yanlış yorumlara yol açar.

Demem o ki bir yazarı/sanatçıyı, düşün insanını bir “yer”e çekerek birtakım adlandırmalar/yakıştırmalarla anmak veya kendi “cenah”ında görmek ne denli yanlışsa onu yalan yanlış okumalarla çalakalem değerlendirmek de adeta kuru deriden bal çıkarmaktır.

Hele hele romanda “yerli olmak”, yerli dünya görüşünü öne çıkararak yazmak gibi bir derdi olan Kemal Tahir’in “yalın gerçekçilik” eğilimini bilmeden üstünkörü değerlendirmeler, tabulaştırmaya prim vermektir kanımca!

Yorgun Savaşçı’da sorduğu, sordurduğu soruların karşılığını bugün bile yanıtlayabilmiş değiliz. Anadolu toprağı, Ege, Akdeniz üzerine dillendirdiklerini düşününce, giderek yorgun/bıkkın bir ülkenin sürüklenişine dönük yeni sözlerin kaçınılmazlığını hatırlatır bize. Bu bir bakıma da “teorisiz”liğin, kuralsızlığın toplumu nasıl/ne yönde güdülediğini görmemiz açısından da kayda değerdir...


* Hulusi Dosdoğru, Batı Aldatmacılığı ve Putlara Karşı Kemal Tahir, Tel Yayınları, 1974, s. 552.

Yazarın Son Yazıları

Kendi sesinde yolcu...

Öyledir zaman.

Devamını Oku
02.01.2026
Türkiye’nin Doğu sorunu: ‘Sorun’un öte yanı

Yabancı devletler, bugünkü dolaylı müdahaleyle Türkiye’yi kıskaç altına almaktadır.

Devamını Oku
19.12.2025
Türkiye’nin Doğu sorunu: Bu bir ‘Kürt reformu’ mu?

Yıllardır “sorun” olarak, temcit pilavı gibi ısıtılıp duran Kürt realitesi palyatif öneriler, siyasi manevralarla bugüne kadar taşındı.

Devamını Oku
05.12.2025
Kendi sesini bulmak

- Bu yazıyı bekleyen okuryazara

Devamını Oku
21.11.2025
Farkında olmak da erdemdir!

Bir çıyanı kınayamam.

Devamını Oku
07.11.2025
‘Labirent’ neyi anlatır?

Amin Maalouf, bir dünya romancısı.

Devamını Oku
24.10.2025
Suçlar, suçlular, müritler

Baştan başlayalım dilerseniz.

Devamını Oku
10.10.2025
Yazı yordamı

Her şey bir şeydir, belki de!

Devamını Oku
26.09.2025
Karanlığınız kadarsınız!

Borges, kendi körlüğünden söz ederken şunu diyordu...

Devamını Oku
12.09.2025
‘Ah, bu sessizliği anlat!’

'Nefes almak isteyen okur için...'

Devamını Oku
29.08.2025
Çürümenin göstergeleri

Türkiye’nin bugünkü gerçeği birçok açıdan irdelenmeye değer.

Devamını Oku
15.08.2025
Türkiye’den çürüme manzaraları: (1) Sayın dolandırıcı!

Size hanımefendi ya da beyefendi demeyeceğim çünkü siz bir hırsız, bir dolandırıcısınız!

Devamını Oku
01.08.2025
İroni değil, gerçek!

Bugün size, Anadoluhisarı’ndaki Şeyhülislam Yasincizâde Abdülvehhap Bey Yalısı’nda bir sabah kahvaltısında buluştuğum Ali Rıza Bozkurt ile yaptığımız uzun sohbetten söz etmek istiyorum.

Devamını Oku
18.07.2025
Cicero’nun cesareti var mı?

Lucius Cornelius Sulla dönemi; Roma’nın yozlaşmaya, siyasal erkin de çürümeye başladığı bir dönemdir.

Devamını Oku
04.07.2025
Geleceği kurmak için: Kütüphane

Şunu hemen söyleyeyim ki kütüphanem ile oldukça özel belgeler barındıran arşivimin bazı “açgözlü sahaflar”ın eline düşebileceği düşüncesinden dolayı endişeliyim!

Devamını Oku
20.06.2025
Aydınlanma nerede başladı, değişim nereye kadar?

Köy Enstitüleri bir uyanış hareketiydi. Tarım toplumu olan Türkiye’nin kırsal kalkınmasıyla değişim dönüşüme uğrayabileceğinin ilk hamlelerindendi.

Devamını Oku
06.06.2025
Kendimizi unutmamak için

Annem öldü.

Devamını Oku
23.05.2025
Benim İstanbul çağım

Benim İstanbul çağım

Devamını Oku
09.05.2025
‘Çıkar oyunu’ mu, ‘uzlaşma’ mı?

‘Çıkar oyunu’ mu, ‘uzlaşma’ mı?

Devamını Oku
25.04.2025
Hayal değil, gerçek!

Hayal değil, gerçek!

Devamını Oku
11.04.2025
Sen beni dönüştür

Sen beni dönüştür

Devamını Oku
28.03.2025
‘Milliyetçi Türkiye mi?’ MHP nerede duruyor?

‘Milliyetçi Türkiye mi?’ MHP nerede duruyor?

Devamını Oku
14.03.2025
Görebilseniz eğer...*

Görebilseniz eğer...*

Devamını Oku
25.02.2025
Bir Naomi Klein bakışı: Yeni dünya düzeni ve ikizleşme

Bir Naomi Klein bakışı: Yeni dünya düzeni ve ikizleşme

Devamını Oku
11.02.2025
Çaltıözü’de sabah

Çaltıözü’de sabah

Devamını Oku
28.01.2025
Kendi ‘kör kuyu’larımız

Kendi ‘kör kuyu’larımız

Devamını Oku
14.01.2025
Uğultulu zamanlar

Uğultulu zamanlar

Devamını Oku
31.12.2024
‘İlgilen ve ilişkilen’dir

‘İlgilen ve ilişkilen’dir

Devamını Oku
17.12.2024
‘Sen bana neler öğrettin?’

‘Sen bana neler öğrettin?’

Devamını Oku
03.12.2024
Anlatısız toplum

Anlatısız toplum

Devamını Oku
19.11.2024
‘Karanlık zamanlar’dan geçerken

‘Karanlık zamanlar’dan geçerken

Devamını Oku
05.11.2024
Bahçe, portakal çiçekleri yaseminler

Bahçe, portakal çiçekleri yaseminler

Devamını Oku
22.10.2024
Edebi buluşmaların anlamı

Edebi buluşmaların anlamı

Devamını Oku
08.10.2024
Kötülüğü nerede aramalı?

Kötülüğü nerede aramalı?

Devamını Oku
24.09.2024
Kapitalizmin çirkin yüzü

Kapitalizmin çirkin yüzü

Devamını Oku
10.09.2024
Oliver Sacks’tan yolu geçmek...

Oliver Sacks’tan yolu geçmek...

Devamını Oku
27.08.2024
Belleğin çağrısı

Belleğin çağrısı

Devamını Oku
13.08.2024
Üsküdar mı, Kadıköy mü?

Üsküdar mı, Kadıköy mü?

Devamını Oku
30.07.2024
Eski sözlerde, yeni bakışlar

Eski sözlerde, yeni bakışlar

Devamını Oku
16.07.2024
CHP'nin kültürle 'imtihan'ı!

CHP'nin kültürle 'imtihan'ı!

Devamını Oku
02.07.2024