Ali'nin selamı
Haydar Ergülen
Son Köşe Yazıları

Ali'nin selamı

12.09.2011 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

 

Hafızamda Zamana Adanmış Sözler, elimde Monna Rosa şiirleri, Nuruosmaniye Caddesi Derin Hanın birinci katındaki kapının önünde durdum. Saat beşi az geçiyordu. Dedim bu buluşma bir tesadüf değil, bu buluşma vakti gelmiş bir kader, kaderimin içinde. Öyle çaldım zili. Kapı açıldı ve durduğum yere kadar taşmayan gün ışığında belirdi şairin Hazreti Hızıra benzeyen yüzü: Buyurun dedi.Beni size Cemal Süreya ve Ali sevgisi getirdidedim.

Şair Ali Asker Barutun 11 Temmuz 2011 tarihli günlüğü bu cümlelerle başlıyor ve sürüyor Kitap-lık dergisinin Eylül 2011 tarihli 152. sayısında.Yüzü Hazreti Hızıra benzeyen şairSezai Karakoç, Türk şiirinin ve İkinci Yeninin büyük şairi.Dirilişdüşüncesini oluşturan, aynı zamanda da Yüce Diriliş Partisinin başkanı olan Karakoç, Ünsal Oskayın sözleriyle de Türk şiirinin üç parasız yatılısından biri, diğerleri Ece Ayhan ve Cemal Süreya. Ali Asker Barutsa Almanyada yaşayan, 80 sonrasının iyi isimleri arasında yer alan, Dersimli ve Alevi bir şair.

Bunları özellikle şairleri az tanıyanlar için vurguluyorum. Çünkü Sezai Karakoç, şiirde geleneği teknik bir mesele olarak görmeyen, tam tersine Hz. Muhammedin asrı saadetdönemindeki gibi bir hayat isteyen, inançlı bir şair. Ali Askerse, sosyalist düşünceye sahip.

Oturmuşlar, sohbet etmişler. Ali Asker Barut, Ali ismini şiirde en samimi kullanan şair Karakoçun Ali olmaktan bir sedef her çocukta dizesinin kendisini oraya getirdiğini söylemiş. 30 yıl oluyor, Üç Çiçek dergisini çıkarırken Adnan Özerle birlikte, şair arkadaşımız Necat Çavuş aracılığıyla Sezai beyi görmeye gitmiştik. 2 saat kadar süren ziyarette pek az şey konuştuğumuzu hatırlıyorum. Sonra da yıllar önce rastlantıyla Eskişehirde Diriliş Partisinin açıkhava toplantısında görmüştüm Karakoçu. Küçük bir topluluğa konuşuyordu. Büyük şairden ne kadar iyi politikacı, iyi konuşmacı olursa artık...

Sık sık şiir cumhuriyetinden söz ederim ve Türkiye Cumhuriyeti de keşke şiir cumhuriyetini örnek alsa diye düşünürüm. Şair tabiatından kaynaklanan kıskançlıklar, tartışmalar, kalem kavgaları olsa da, yine de inançlısı, Kemalisti, sosyalisti, ulusalcısı, birlikte etkinliklere katılır, birbirlerinin şiirlerini okur, kitapları için yazılar yazarlar. İsmet Özelin 2 Temmuz 1993 Madımak yangınından sonra söylediği, yakılan canları ve şairleri bir kez daha yakan, kavuran sözlerinin acısı hâlâ içimizde, elbette sonra söyledikleri de. Bunları da herhalde inancı, dünya görüşü ne olursa olsun hiçbir şair kabul etmez, desteklemez.

küçük İskender yalnızca 80 kuşağının değil, Türk şiirinin büyük şairlerinden biridir. Şairin hayatının şiire dahil olduğunun da yaşayan örneklerindendir. Çok yazdığı için tekrara düştüğünü söyleyenlere de hiç katılmam, bunun bir ezber olduğunu düşünürüm. Bunu söyleyenlerin, İskender düzyazılarıyla birlikte 50den fazla kitabıyla, hem şiirde büyük bir atılım gerçekleştirmiş, hem şiiri gençlere sevdirmiş bir şairken, kendilerinin daha az yazdıkları halde niye silinip gittiklerini düşünmelerini isterim. Diyeceğim, Nâzım Hikmetten, İkinci Yeniden, Edip Canseverden, Ataol Behramoğlundan, Can Yücelden aldığı etkileri, sesleri derleyip toparlayıp tümüyle kendisinin olan bir büyük şiiri sürdürmektedir küçük İskender.

Geçen hafta bir internet haber sitesinde, küçük İskenderin dine hakaret ettiği safsatasıyla kışkırtıcı bir haber yayımlandı. İskenderden küçük İ... diye söz ediliyor, onun hem Kemalist hem eşcinsel olduğu belirtiliyor, deyim yerindeyse hedef gösteriliyordu. Bildiğim kadarıyla İskender sosyalisttir, ayrıca Kemalist olmak, sosyalist olmak, inançlı olmak da suç değildir.

Ali Asker Barutun Sezai beye hürmeti herhalde herkesin örnek alması gereken bir davranıştır. Suçlamak yerine anlamak esastır. Şairlerin seslendikleri grupların daha ilerisinde, daha özgürlükçü yapıda kişiler olması beklenir, öyleyse bir şaire karşı yapılan bu saldırının hepimize yapıldığını düşünüp küçük İskenderi savunmalıyız.

 

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet’in ‘İçeridekiler’ine...

Cumhuriyet’in ‘İçeridekiler’ine...

Devamını Oku
21.03.2017
Üvey Sayfa

Devamını Oku
14.01.2013
Cemali Mektup

Devamını Oku
07.01.2013
ODTÜ 'Üniversite'dir!

Devamını Oku
31.12.2012
Mevlana'dan Yunus'tan...

Devamını Oku
24.12.2012
Dünya Cemevi

Devamını Oku
17.12.2012
Tarzan Zor Durumda

Devamını Oku
10.12.2012
Kibir Korosu

Devamını Oku
03.12.2012
Sami Baydar'ın 'Dünya'sı

Devamını Oku
26.11.2012
Cumartesi Annem

Devamını Oku
19.11.2012
Zorunsuz Âşıklama (Ya da Eskişehir)

Zorunsuz Âşıklama (Ya da Eskişehir)

Devamını Oku
12.11.2012
Eskişehir'e Gidecek Olanlara Bazı Uyarılar

Devamını Oku
05.11.2012
Kırık Kalpler Müzesi

Devamını Oku
29.10.2012
Düşyazdım...

Devamını Oku
22.10.2012
Köşeden Köşeye...

Devamını Oku
15.10.2012
Split Işığı

Devamını Oku
08.10.2012
Yürürden Abdal, Gönülden Dağ,

Devamını Oku
01.10.2012
'Zamanın Farkında'

Devamını Oku
24.09.2012
Latife'nin Zeytin Ağacı

Devamını Oku
10.09.2012
Yeni Eylül

Devamını Oku
03.09.2012
Çocukluğun Ölümü

Devamını Oku
27.08.2012
Emirgân - Teşvikiye

Devamını Oku
20.08.2012
Yol Durumu

Devamını Oku
06.08.2012
Yazla Nişanlı

Devamını Oku
30.07.2012
Yaprak

Devamını Oku
23.07.2012
İki

Devamını Oku
16.07.2012
Yaz Diye...

Devamını Oku
09.07.2012
'Merdivende Üç Şair'

Devamını Oku
02.07.2012
Alican Geldi!

Devamını Oku
25.06.2012
Dün Hazirandı

Devamını Oku
18.06.2012
'Ama...'

Devamını Oku
11.06.2012
Anıların Uğurladığı

Devamını Oku
04.06.2012
Haftaya Haziran...

Devamını Oku
28.05.2012
Yaz Bir Şiir!

Devamını Oku
21.05.2012
Enis Batur'u Sevmek

Devamını Oku
14.05.2012
Eskişiir Eskişehir

Devamını Oku
07.05.2012
1'i Kırmızı...

Devamını Oku
30.04.2012
Salak

Devamını Oku
23.04.2012
Bir İstanbul Klasiği

Devamını Oku
16.04.2012
Köşeboşu

Devamını Oku
09.04.2012