Meclis Sansürü (mü?)
Hikmet Altınkaynak
Son Köşe Yazıları

Meclis Sansürü (mü?)

10.02.2009 07:19
Güncellenme:
Takip Et:

AB yasalarıyla daha çağdaşlığı, daha saydamlığı hedeflediğimiz söylenip duruyor ya, Meclis TVnin canlı yayınının iptaline kalkmanın neresi çağdaş ve saydam! Bu olsa olsa sansürün öteki adı olmaz mı?

Ülkede işlerin iyi gitmediği, yalnızca ekonomi alanında değil, TBMMde de kendini gösteriyor olmalı ki, Meclis kendine yeni bir içtüzük istiyor. Basına yansıdığı kadarıyla kurulan Uzlaşı Komisyonu çalışmalarını sona erdirdi ve taslak ortaya çıktı. Kanal Dnin özetine göre, içtüzükteki bazı değişiklikler şöyle sıralanıyor:

1. Genel kurulu spikerler sunacak.

2. Yasaların görüşülme süresini danışma kurulu belirleyecek.

3. Komisyonlara ağırlık verilecek.

4. Sivil topluma söz hakkı tanınacak.

5. Grup kararı yerine danışma kurulu şartı getirilecek.

6. TBMM TV canlı yayın yapmayacak.

7. Kürsü yerine yerinden konuşmalara imkân tanınacak.

Görüldüğü gibi, değişikliklerin (!) en önemli maddesi Meclis TVnin canlı yayını bırakıp yorumlu yayına geçmesidir. Yani olan bitenin milletten saklanması, Meclisin bir anlamda sansür uygulamasıdır.

Böyle bir maddenin benimsenme gerekçesi, herhalde kimi kavgaların ve küfürlerin topluma yansımasını engellemek olduğu kadar, kimi özel kişiler ve gruplar için çıkarılan son dakika yasalarının da kimse duymadan rahatlıkla Meclisten geçmesini sağlamaktır.

Oysa her iki hususun da açık seçik tüm halk tarafından bilinmesinde sayısız yarar vardır. Çünkü küfür ve kavga olayları topluma yansıtılmayarak, Meclisin saygınlığı sağlanamaz. Tam tersine küfür ve kavgayı benimseyen üyeler toplumca bilinmelidir ki, öteki saygın üyelerin önemi ortaya çıksın. Bir düşüncenin, düşünceyle değil, kavga ve küfürle karşılandığı bilinmeli ki, bu olaylar tekrarlanmasın. Yani Meclisin saygınlığına gölge düşürenlerin yine Meclisin içinden çıktığı gerçeği, seçmenlerce karanlıkta kalmamalıdır. Ayrıca bu durumu bilmek herkesin hakkı değil midir?

İçtüzüğün böyle bir sansür getirmesi, halkın haber alma hakkını da kısıtlamaz mı? İktidar tüm denetim işleyişini kontrol altında tutarsa, demokrasiden söz edilebilir mi?

İçtüzük değişikliğini gündeme getirenler öyle sanıyoruz ki, Meclisin daha verimli çalışmasını, daha çok yasa çıkarmasını amaçlıyor olabilirler. Elbette haklıdırlar. Dünya, Türkiye hızla değişirken, değişikliklerin yasalara yansımasını beklemek yasa yapıcıların sorumluluğundadır. Mademki bu yasalar TBMMde yapılacaktır, bunun için çok sayıda yasa yapmak kadar, bu yasaları parlamento içi ve parlamento dışı muhalefet denetiminden geçirmek de büyük önem taşır. Demokrasi bunun için gerekir. İktidar ve muhalefet bunun için vardır.

Ne var ki iktidar ve muhalefet, henüz Meclis barışı konusundauzlaşmışdeğiller ki, Uzlaşı Komisyonu oluşturulmasına rağmen ortaya çıkan tabloda uzlaşılmadığı görülüyor. Uzlaşı Komisyonunun uzlaşamadığı bir içtüzükte Meclisin uzlaşmasını beklemek boşuna değil mi? Bu durumda yine çıkacak içtüzük, TBMM İçtüzüğü olmayacak, iktidar partisinin yani AKP içtüzüğü olmayacak mı? O zaman yapılan içtüzük uzlaşı getirir mi?

Oysa dünyada artık belediye meclisi toplantılarının bile yerel TV ve radyolardan canlı olarak yayımlandığı görülüyor. Aynı işlem kent konseyi toplantıları için de yapılıyor. Böylece o kentte yaşayanlar kentin sorunlarını, önerilen çözüm yollarını öğreniyorlar, düşünceleri varsa, kendilerini konseyde temsil edene iletiyorlar. Böylece etkileşimli bir toplantı da gerçekleştirilmiş oluyor. Aynı işlevi Meclis TV daha geniş çapta yerine getirirken yeni içtüzükte bu durum neden ortadan kaldırılmak isteniyor? Şaşırmamak olası değil.

Öte yandan Meclisi daha yoğun çalıştırmanın bir yolu da Meclisin bugünkü yapısına göre, öncelikle grup milletvekili sayısını düşürmek olmalıdır. Yürürlükteki içtüzükte yer alan (madde 18) En az yirmi milletvekili bulunan siyasi partiler, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grup kurma hakkına sahiptirler maddesini değiştirip bunu En az on milletvekili biçimine getirmek olmalıdır.

AB yasalarıyla daha çağdaşlığı, daha saydamlığı hedeflediğimiz söylenip duruyor ya, Meclis TVnin canlı yayınının iptaline kalkmanın neresi çağdaş ve saydam! Bu olsa olsa sansürün öteki adı olmaz mı?

Yazarın Son Yazıları

Dayanışmak yaşatır...

Dayanışmak yaşatır...

Devamını Oku
09.02.2023
Kitap da okumalı, dergi de...

Kitap da okumalı, dergi de...

Devamını Oku
02.02.2023
Okullar tatildeyken...

Okullar tatildeyken...

Devamını Oku
26.01.2023
Dünya Âşık Veysel’i hatırlayacak

Dünya Âşık Veysel’i hatırlayacak

Devamını Oku
19.01.2023
Yeni yıl buluşmaları...

Yeni yıl buluşmaları...

Devamını Oku
12.01.2023
Yeni yıl günlükleri

Yeni yıl günlükleri

Devamını Oku
05.01.2023
İnönü deyince…

İnönü deyince…

Devamını Oku
29.12.2022
Aydın Ilgaz’ı uğurlarken…

Aydın Ilgaz’ı uğurlarken…

Devamını Oku
22.12.2022
Okumak...

Okumak...

Devamını Oku
15.12.2022
Büyük buluşma sürüyor...

Büyük buluşma sürüyor...

Devamını Oku
08.12.2022
Kitap şenliği başlıyor...

Kitap şenliği başlıyor...

Devamını Oku
01.12.2022
Alnımızda bilgilerden bir çelenk

Alnımızda bilgilerden bir çelenk

Devamını Oku
24.11.2022
Toplumun pusulası

Toplumun pusulası

Devamını Oku
17.11.2022
Her 10 Kasım...

Her 10 Kasım...

Devamını Oku
10.11.2022
Yazı devrimi

Yazı devrimi

Devamını Oku
03.11.2022
Cumhuriyet özgürlüktür

Cumhuriyet özgürlüktür

Devamını Oku
27.10.2022
Son olsun artık!

Son olsun artık!

Devamını Oku
20.10.2022
Şair eczacılar...

Şair eczacılar...

Devamını Oku
13.10.2022
Ekimde İstanbul...

Ekimde İstanbul...

Devamını Oku
06.10.2022
Sansürlü Hayat

Sansürlü Hayat

Devamını Oku
29.09.2022
Dil Devrimi 90 yaşında

Dil Devrimi 90 yaşında

Devamını Oku
22.09.2022
Tut elimden İzmir

Tut elimden İzmir

Devamını Oku
15.09.2022
Unutulan bir şair

Unutulan bir şair

Devamını Oku
08.09.2022
Yurtta barış...

Yurtta barış...

Devamını Oku
01.09.2022
Oktay Akbal...

Oktay Akbal...

Devamını Oku
25.08.2022
Durmak zamanı geçti...

Durmak zamanı geçti...

Devamını Oku
18.08.2022
Can Yücel Haftası...

Can Yücel Haftası...

Devamını Oku
11.08.2022
Yaz yalnızlıkları...

Yaz yalnızlıkları...

Devamını Oku
04.08.2022
Basının ve edebiyatın işlevi

Basının ve edebiyatın işlevi

Devamını Oku
28.07.2022
Yoksulluk

Yoksulluk

Devamını Oku
14.07.2022
Edebiyat eleştirisi deyince...

Edebiyat eleştirisi deyince...

Devamını Oku
07.07.2022
Mavi Orman

Mavi Orman

Devamını Oku
30.06.2022
Edebiyat rüzgârı Kartal’dan esti...

Edebiyat rüzgârı Kartal’dan esti...

Devamını Oku
23.06.2022
Jules Verne ile İstanbul’da yolculuk...

Jules Verne ile İstanbul’da yolculuk...

Devamını Oku
16.06.2022
Devrim ve karşıdevrim...

Devrim ve karşıdevrim...

Devamını Oku
09.06.2022
Nâzım Hikmet’in yolculuğu...

Nâzım Hikmet’in yolculuğu...

Devamını Oku
02.06.2022
Ecevit, Beşiktaş’ta doğdu...

Ecevit, Beşiktaş’ta doğdu...

Devamını Oku
26.05.2022
Bugün bayram...

Bugün bayram...

Devamını Oku
19.05.2022
Düşünün. Çünkü henüz yasaklanmadı...

Düşünün. Çünkü henüz yasaklanmadı...

Devamını Oku
12.05.2022
Hepimizin Cumhuriyeti...

Hepimizin Cumhuriyeti...

Devamını Oku
05.05.2022