Hikmet Altınkaynak

Devrim ve karşıdevrim...

09 Haziran 2022 Perşembe

Emre Kongar, çeyrek yüzyılı aşkın bir süredir gazetemiz Cumhuriyet’te yazıyor, soluksuz okuyoruz.

Birbirinden değerli yapıtlarıyla, çeşitli kurumlardan aldığı birbirinden prestijli ödülleriyle, bilim ve medya dünyasının yıldız yazarı olarak çağdaş kesimin ilgisini, beğenisini topluyor, biliyoruz. 

Haftada dört gün gazetemizdeki “Aydınlanma” köşesiyle, haftada beş gün TELE 1 TV’de Dr. Merdan Yanardağ ile birlikte “18 Dakika” programıyla, çağına tanık oluyor, sorumluluk üstleniyor, ülke politikasını etkileme, okurunu/izleyenini aydınlatma görevini yapıyor, hayran oluyoruz.

İşte kendini toplumbilim öğrencisi olarak tanımlayan sosyolog Prof. Dr. Emre Kongar hocamız, bu yeni kitabı Devrim ve Karşı Devrimin Yüz Yılı’nı (Remzi Kitabevi, Mayıs 2022) kendi gibi, 2001’den bu yana Cumhuriyet yazarı olan gazeteci, yazar, çevirmen Zülâl Kalkandelen ile birlikte kaleme aldı. 

Kalkandelen, tıpkı köşesinin adı gibi, haftada üç gün okurlarına “Direnç ve Umut” veriyor.

Kitap, Atatürk’ün gerçekleştirdiği Cumhuriyet devrimin adımlarını ve bu mucizevi devrimin aşamalarının hangi sırayla, nasıl uygulamaya konulduğunu anlatıyor. Dört kitap biçiminde düşünülen dizinin ilk kitabı bu.

Devrimin gerçekleştirilmesinde yalnızca iç dinamiklerin değil, dış dinamiklerin de rolü olduğu vurgulanıyor. Aynı dinamik yapının “karşıdevrim”in oluşmasında da etkili olduğu anlatılıyor. Tehlikeye dikkat çekiliyor. 

ZAMANDİZİN

Emre Kongar, “sunuş”ta ülkede ve dünyada olan bitenleri sıralı olarak iyi anlamak gerektiğinden yola çıkarak olayların kronolojik dizilimini görmek gerekir, diyor ve bunu önce 1977 TDK Bilim Ödülü aldığı Türkiye’nin Toplumsal Yapısı adlı kitabında uyguluyor. “Toplumu, toplumsal yapıyı anlamak için tarihsel, toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel alanlardaki iç ve dış olaylar arasındaki sebep ve sonuç ilişkilerini iyi çözümlemek ve bunların hangilerinin birbirlerini etkilediğini fark etmek gerekiyor” yargısına varıyor. 

Hazırladığı “zamandizin” Türkiye’deki toplumsal yapıyı ve bu yapının nasıl değiştiğini ortaya koyuyor. 

Bu yöntemi geliştirerek önce  21. Yüzyılda Türkiye adlı kitabında kullanıyor. 

Ardından Devrim ve Karşı Devrimin Yüz Yılı adını verdikleri bu yapıtında Zülâl Kalkandelen’in katkısıyla bu yöntemi, hem derinleştiriliyor hem de 2019 sonuna kadar getiriyor.

Kongar, çalışmanın özgün oluşunu “Geleneksel resmi tarih ve resmi tarihe karşı olan geleneksel sahte tarih yaklaşımlarından çok farklı olan bir başka yaklaşım uyguladık” diyerek konuyu örneklendiriyor.

KURTULUŞ’TAN SONRA

Ulusal Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ilan edilen 100 yıllık Cumhuriyetin Atatürk Devrimi, “alışılmış sınıflamaların ve bölünmelerin dışında bir paradigma” olarak ele alınıyor. 1930 yılı milat sayılıyor. Karşıdevrimin dönüm noktaları da 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 olarak saptanıyor. Bu dönemler de kendi içlerindeki dinamikler açısından irdeleniyor. 

Sunuş’ta Emre Kongar şöyle yazıyor:

“Örneğin Erdoğan/AKP dönemini de kendi içindeAhmet Necdet Sezer’in ayrılması ve Abdullah Gül’ün seçilmesi sonunda cumhurbaşkanlığının da ele geçirilmesiyle yargının siyasetin emrine verilmesi ve ‘Şahsım Devleti’nin ilanını sağlayan halkoylamalarına, ayrıca Karşı Devrime bir tepki olan Gezi Parkı Direnişi’ne tarihledik ve farklı bölümler olarak irdeledik.”

Bundan sonrasını okumak, irdelemek, ne olacak şu memleketin hali demek ya da  memleketin halinin iyi olması için çaba göstermek, devrimden yana olmak, siz değerli okurlarımızın isteğine bağlı.

Elinize, yüreğinize sağlık Sayın Kongar, Sayın Kalkandelen...

*** 

Bu arada geçen haftaki yazımda kitaplığımdaki Nâzım Hikmet’i anlatan seçme kitapları sıralamıştım. Keşke şunları da yazsaydım: Abidin Dino, Kuvayi  Milliye Destanı (desenler); Nuri Kurtcebe, Nâzım Hikmet/Kuvayi Milliye (çizgi-roman); Orhan Kemal,  Nâzım Hikmet’le 3.5 YılHaluk Oral, Nâzım Hikmet’in Yolculuğu, Saime Göksu - Edward Timms, Romantik Komünist; Ali Özgentürk, Sessizliklerin Dokunuşu (Nâzım Hikmet Üzerine Konuşmalar).


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Can Yücel Haftası... 11 Ağustos 2022
Yaz yalnızlıkları... 4 Ağustos 2022
Yoksulluk 14 Temmuz 2022