Aklını Kiraya Veren Karşıdevrim Dostları

15 Mayıs 2021 Cumartesi

Geçen hafta bu köşede, karşıdevrimcilerin artık ülkeyi yönetemez hale geldiklerine; halkın İhvancılığın, rabiacılığın, siyasi dinciliğin çıkış değil, çöküş olduğuna acı çekerek tanık olduğuna değinmiştik.

Türkiye’nin aydınlanma geleneğinin gericiler tarafından kemirilmesi sürecinde, hiç kuşkusuz Uğur Mumcu’nun deyişiyle “liboş”, kendilerini tanımladıkları söyleyişle de “kandırılmış, kullanılmış salak” takımının önemli katkıları olduğunu biliyoruz.

Çıkarı uğruna gericiler ve tarikatlarla kol kola giren, sıkıya gelince de dönen ya da soluğu yurtdışında alan bir takımdır bu...

İşleri güçleri ve de tek dertleri, Atatürk ile Cumhuriyet’in aydınlanma devrimiyle didişmek, onları kötülemek, akılları sıra aşağılamaktır.

Sol gibi görünen laklaka arasına sıkıştırdıkları sinsi değerlendirmelerle, karşıdevrimcilerin değirmenine su taşımak biricik becerileridir.

Son dönemde, kimi yayınlar ve makaleler ile yine Hasan Âli Yücel ve Köy Enstitüleri üzerinden Cumhuriyet devrimcilerini, aydınlanma atılımlarını hedefe koydular.

Kimi Cumhuriyetçi derneklerin ve CHP’li belediyelerin de iyi niyetlerini kullanarak AKP ve onun çevresindeki karşıdevrim halkasına hizmet eden etkinlikler düzenliyor, Cumhuriyet devrimcilerine, Kemalistlere yönelen küçümseyici yazılar yazıyor, hiç vazgeçmedikleri kötücül görevlerini yerine getirmeye devam ediyorlar.

Bilindiği üzere, 1923 devrimine düşman bu tayfanın buluştuğu en belirgin odaklardan biri de Birikim dergisidir.

O tayfa, Kasım-Aralık 2002 tarihli 163-164 sayılı Birikim dergisinin kapağında AKP’nin iktidara gelişini “muhafazakâr demokrat inkılâp” olarak değerlendirmişti.

O tayfanın önde gelenleri; derginin aynı sayısında, somut bir şey söylemekten kaçınan laf salatası arasına AKP’lilerin “usul usul teenni ile demokratik-reformist gibi kodlarla” bir dönüşüme yönebileceklerini ekleyip “AKP’nin akil adamları, toplumsal barış ve normalleşme gibi kodlarla böyle bir avantajı işaret ediyorlar” yorumunu yaparak şu sonuca varmışlardı:

“AKP, giyabi de olsa bir demokratik potansiyeli temsil etmektedir.”

İktidara gelen AKP, Kemalizmi yenecek ve Birikim tayfasının başını göğe erdirecek “demokratik potansiyele” sahipti.

Oysa, AKP’nin vardığı nokta, her alanda halkı canından bezdiren Saray düzenidir.

O düzene karşı en akıllı, en dirençli savaşımı da aydınımsı sinsilerin ihanetlerine rağmen yine Cumhuriyet devriminden yana güçler yürütmektedir.

Ve o savaşımı kazanacaklardır da.

Çünkü, tarihten gelen bağımsız düşünce, algı, deneyim, bilinç, tutarlılık, dayanışma ve eğilip bükülmeyen sağlam, güvenilir kişilik onlardadır.

AKP’nin kayığından inmeyen tayfa, aklını başına almalıdır. Kuşkusuz, aklını kiraya vermekten kurtulabilir ya da düşünür Immanuel Kant’ın dediği gibi, kendi aklını kullanma cesareti gösterebilirse eğer... 


ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜN SONUCU

Bir ülke yönetilemez durumdaysa, ekonomi batıksa, anayasanın temel ilkeleri askıya alınmışsa, hukuk ve adaletten eser kalmamışsa, siyaset kirlenmişse, ülke bağımsızlığını yitirip bir yön tutturamıyorsa...

Orada devlet dirliğinden söz edilemez. Çürütülmüş yapı üzerinde mafya-tarikat-ticaret-siyaset parazitleri ürer ve çoğalır.

Bu duruma karşı çözüm, çürütülmüş yapının araçları ve yöntemleriyle bulunamaz. Yapıyı yeniden hukuksal, demokratik temele oturtmak zorunludur. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yağmalanan Ülke 19 Haziran 2021
Çanta Çanta Para 12 Haziran 2021