Akdeniz’de Sevr-illa!

12 Ağustos 2023 Cumartesi

10 Ağustos’taki “Ege’nin iki yakası” başlıklı yazımıza ilişkin emekli büyükelçi, eski CHP milletvekili Şükrü Elekdağ’la konuştuk. Başta uluslararası ilişkiler olmak üzere her alandaki gelişmeleri dikkatle izleyen, analiz eden, çözümler öneren Elekdağ, yazımızda yer alan Yunanistan’daki ABD üslerinin ve AB’nin Türkiye’ye karşı tavrının (karşı siyaset üretilmezse) ciddi sonuçlarının olacağını vurguladı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, temmuz sonunda AB dışişleri bakanları toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada Türkiye ile ilişkileri iyi bir düzeye getirmek istediklerini söyledi. Ama nasıl?

Tam üyelik sürecine son vererek!

Avrupa Parlamentosu’nun son raporunda da benzer cümleye yer verildi, “Türkiye ile ilişkiler bu şekilde gidemez. Tam üyelik süreci bitirilmeli. Yeni bir mekanizma kurulmalı” değerlendirmesi yapıldı.

***

TRT bu haberleri, “AB, Türkiye ile daha iyi ilişkiler istiyor” başlığıyla duyurdu. 

Başka nasıl duyurabilir ki!

Rastlantıya bakın ki bu açıklamalar Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın büyükelçiler konferansında, AB sürecine yeniden öncelik verileceğini söylediği günlere karşılık geldi. 

Durum tam da Ayvalık’tan Midilli’ye doğru dönüp haykırılacak cinsten:

Neredeeen nereye?

AKP’nin 21 yıl önce iktidara geliş kozlarından biri olan AB, 2007 yılına kadar her alanda kullanılmıştı. “AB böyle istiyor” cümlesi AKP için bütün engelleri kaldıran, bütün yasaları değiştirme hakkı veren bir güçtü. AB üzerinden elde edilecekler bitince süreç de bitti. Tam üyeliğe zaten iki taraf da inanmıyordu.

Şimdi başka bir dönemin başladığını görüyoruz. Bunun, tam üyelik hariç, pek çok nedeni olabilir. AB yukarıda özetlediğimiz gibi bunu bu kez baştan söylüyor. Belki o açıklamadıkları yeni statüyü “Tam üyelikten bile değerli bir nane” olarak hazırlıyorlar!

Borrell, Türkiye ile önceliğin Doğu Akdeniz’in güvenliği ve Kıbrıs olduğunu söyledi. 

Doğu Akdeniz deyince AB’nin masasındakiler net:

Yunanistan ne istiyorsa o!

Ne istiyor?

Sevilla haritası olarak bilinen Sevilla Üniversitesi’nin hazırladığı Akdeniz’in statüsüne ilişkin çalışma.

Buna göre Yunanistan’ın Akdeniz sınırı Meis Adası’ndan başlıyor. Bu, Akdeniz’de en uzun sınırı olan Türkiye’nin Antalya Limanı’ndan dışarı çıkamaması demek.

***

Cem Gürdeniz’in Türkiye’mize, Türkçemize armağan ettiği “Mavi Vatan” tanımına hepimiz sarıldık. Ama iş bu tanımı sevmekle, sarılmakla bitmiyor. 

Sevilla haritasının ayrıntılarına bakınca insan ister istemez şöyle mırıldanıyor:

-Bu Akdeniz’de Sevr!

Aradan 103 yıl geçti, 10 Ağustos 1920’de dayatılan Sevr’i illa isteyenler olduğunu biliyoruz. Bugün araya bir “r” koyup “Sevr-illa” diyorlar desek abartmış olmayız!

Biz de bu haritanın adını Sevilla değil, “Sevrilla” diye yazacağız!

Yazıyı Sevr’in 103. yılını unutmadığımızı vurgulayarak noktalayalım...

Tarihteki olayları seçeneğinin ne olduğunu anlatarak aktarmak daha akılda kalıcı oluyor. Çarşamba günü sevgili Sinan Meydan Lozan’ın, Sevr’i yırtmak olduğunu karşılaştırmalarla yazdı. 

Sevr Anadolu’nun lime lime paylaşılmasıydı. 

Lozan ise şuydu:

Anadolu’ya savaş için gelen esir, barış için gelen misafir olur!

Bütün gücümüz bu bilinçte gizli!

Yürekten inanıyoruz; tam bağımsız dış politika yeniden kurulacak.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

AB ruhu çökerken! 12 Haziran 2024

Günün Köşe Yazıları