Başa Dönüş Yasası!
Mustafa Balbay
Son Köşe Yazıları

Başa Dönüş Yasası!

01.07.2014 02:59
Güncellenme:
Takip Et:

Kamuoyunda ezeli adı “Eve Dönüş Yasası” diye bilinen, son adı “Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal
Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Yasası” olarak konan çalışma için ilk şu söylenebilir: Zamanlama manidar!
Cumhurbaşkanlığı seçimi takvimine koşut olarak “terör sorununu” çözme mevsimi de gelmiş görünüyor.
AKP döneminde konu genel olarak “çözüme” değil “kullanıma” odaklı olarak ele alındı. Seçimden önce “çok önemli bir adım” atılıyor, böylece seçim süreci “tam bir barış içinde” geçiyor. Seçim bittikten sonra çözüm zamana yayılıyor. Tarafların birbirlerini suçlamaları bazen dozu aşsa da yeni bir seçim takvimine dek dalgalanma devam ediyor.
12. cumhurbaşkanı ilk kez halk tarafından seçilecek. Başbakan daha ilk turda işi bitirebilmek için akla gelen gelmeyen her şeyi deneyecek. Bunun güncel örneği 26 Haziran Perşembe günü Meclis’e getirilen, girişte sözünü ettiğimiz çalışma.
Bu yeni çalışma ne kadar yeni?

***

15 Şubat 1999’da Öcalan’ın Türkiye’ye getirilip yargılanmasının ardından düşük düzeyde seyreden terör sorununun tümüyle çözülmesi, iç barışın kalıcı bir biçimde toplumun tüm katmanlarında hissedilmesi için değişik çalışmalar gündeme geldi. Ancak o dönem koalisyon hükümetinin ömrü bunu tamamlamaya yetmedi.
3 Kasım 2002 seçimleriyle işbaşına gelen AKP hükümeti de dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu’nun açıkladığı “Topluma Kazandırma Yasası”nı getirdi. Amaç, dağa çıkışları durdurmak, dağdakileri indirmek, yeni bir toplumsal-siyasal iklim yaratmaktı. AKP, o dönem önceliği kendi varlığını güçlendirmeye verdi. Terörün yükselmesi pahasına bu hedefinin önüne başka bir şey koymadı.
Sonraki yıllarda ise öncelik bu kez AKP’nin istediği bir toplumsal maya yaratmak oldu. Devlet organları adeta AKP’nin yan kuruluşuymuş gibi kullanılarak toplumda ciddi şüpheler uyandıran adımlar atındı. Artık “asla”ların yerini “Oslo”lar almıştı!

***

2009 yılından bu yana “eve dönüş”, “topluma kazandırma”, “etkin pişmanlık” sözlerini yerini “açılım” aldı. Öylesine geniş bir kavram ki açılım, aç babam aç, içine istediğini koy babam koy...
O günden beri Beşir Atalay’ın haşır neşir olduğu açılımda son perde Köşk seçimleri öncesine denk getirildi. 6 temel maddeden oluşan bu açılımın özünü şu oluşturuyor:
Sorunun çözümü için tek karar verici hükümet olacak, bu alanda çalışanlar dokunulmazlık hakkına sahip olacak, kesinlikle yargılanmayacak!
Burada iki temel sorun var. Birincisi, Meclis sanıldığı gibi devrede olmuyor; yetkisini hükümete devrediyor. Ne devrettiğini de bilmiyor. Çünkü yasaya göre çözümü hükümet bulacak, bunun ne olduğunu da açıklamak zorunda olmayacak. İkincisi de çözüm için çalışanların hiçbir yasal sorumluluğu olmayacak.
Yasaya böyle bir madde koyuyorsanız, toplum katında “suç” sayılabilecek bir şeyler düşünüyorsunuz demektir.
Güneydoğu’dan tabutların gelmemesi elbette güzeldir ve bunun sürmesi sağduyu sahibi herkesin özlemidir. Ancak bunu “ben iktidarsa isem kalıcıdır yoksa karışmam” mantığına indirgemek daha ciddi sorunları tohumlayacaktır.
Başta KCK soruşturmaları çerçevesinde olmak üzere AKP iktidarı döneminde yıllarca tutuklu kalanların Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla özgürlüğüne kavuşmasından sonra sorunun çözümü için adresin hâlâ AKP olacağını düşünmesi ne kadar akılcıdır?
Hükümetin Meclis’e gönderdiği son açılımın adı eve dönüş değil başa dönüştür.
Bunca gidip gidip başa dönmekten insanın başı döner.
Bakalım HDP her şeye, kendisinden önceki partiler gibi AKP ekseninde mi bakacak, yoksa çabaladığı gibi Türkiye ekseninden mi...  

Yazarın Son Yazıları

İmamoğlu, kazanacağı erken fark edilince tutuklandı!

İkti-dardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) kurucularından, partide, Meclis’te, hükümette sorumluluklar almış Bülent Arınç’ın 13 Ocak’ta Sözcü TV’ye verdiği röportaj, 4-5 manşet barındıracak kadar doluydu.

Devamını Oku
17.01.2026
Yavaş’a saldırının suyu çıktı!

Şu üç sorun yerel-genel iktidar işbirliği yapmadan kalıcı çözüme kavuşturulamaz: Deprem, kuraklık, orman yangınları!

Devamını Oku
15.01.2026
ABD Trump’la aslına dönüyor!

Her sabah güne iki soruya yanıt arayarak başlıyoruz...

Devamını Oku
14.01.2026
İBB 2026’ya sıfır borçla giriyor!

7 Ocak Çarşamba günü Ekrem İmamoğlu ile Silivri’deki görüşmemizin ana konusu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2026 yılı bütçesiydi.

Devamını Oku
13.01.2026
Adana’dan Silivri’ye!

Çarşamba Silivri’deydik, bugün Adana’dayız!

Devamını Oku
10.01.2026
AKP transfer-fer arıyor!

AKP, emekliye zam oranını artıramayınca Meclis’teki temsil oranını artırmak için harekete geçti.

Devamını Oku
08.01.2026
Kontrolsüz güç, güç değildir!

Başlık klasikleşmiş bir anlatım.

Devamını Oku
07.01.2026
Dünya söyleniyor, Trump eğleniyor!

ABD’nin Venezüella Devlet Başkanı Maduro’yu eşiyle birlikte New York’a kaldırması, dağa kaldırmaktan daha kaba bir operasyon!

Devamını Oku
06.01.2026
İran’da çarşı karıştı!

Yeri geldikçe vurguluyoruz, Türkiye dünya ile komşu!

Devamını Oku
03.01.2026
2026: Çoktan seçmeli!

Halının altı o kadar çok yükseldi ki 2026’yı zor görüyoruz!

Devamını Oku
01.01.2026
2025’te yitenler!

2025’in son gününde, geçen 365 güne bakınca hayıflanmadan edemiyoruz...

Devamını Oku
31.12.2025
Topraklarımızda 10 bini aşkın IŞİD’li!

Yılın son pazartesi gündemini tahmin etmek zor değildi.

Devamını Oku
30.12.2025
Çöp bidonu sofra olmuşsa...

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın 9 Aralık’ta TBMM’de mülakat eleştirileri yöneltip “Utanmıyor musunuz” sorusuna AKP’li mevkidaşının yanıtı şu olmuştu...

Devamını Oku
27.12.2025
Kevgir kubbe!

Libya Genelkurmay Başkanı Muhammet Ali el Haddad’ın Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaretten sonra ülkesine dönerken uçağının düşmesi sonucu heyetiyle birlikte ölümü, pek çok soru işaretinin doğumuna neden oldu.

Devamını Oku
25.12.2025
Kırılma-karılma süreci!

2025, 2026’ya hayli karışık, yeniden biçimlenmelere açık, seçenekleri bol bir siyasal gündem devrediyor.

Devamını Oku
24.12.2025
Gündeme uyuşturucu verdiler!

Toplumda ciddi sarsıntı yaratan operasyonlar için sık kullanılan cümlelerden biri şudur: Zamanlama manidar!

Devamını Oku
23.12.2025
Utanmazlar!

9 Aralık’ta TBMM Genel Kurulu’nda CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “ayrıcalıklı” işe girenleri sıraladı.

Devamını Oku
20.12.2025
Taht oyunları!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, son günlerde bazen konuşmuyor!

Devamını Oku
18.12.2025
Gülşah Durbay’ın bıraktığı iz...

Ne zaman, zamansız bir ölüm haberi alsam aklıma ilk Yunus Emre’nin dörtlüğü gelir...

Devamını Oku
17.12.2025
Denetim elemanları...

Gündemde asgari ücret var.

Devamını Oku
16.12.2025
Bebeerkil toplum!

TÜİK deyince aklımıza ilk enflasyon rakamları geliyor ama kurumun Türkiye’nin her alandaki verilerini derleyip toparlamak, bunları “bilgi” haline getirmek gibi önemli bir işlevi var.

Devamını Oku
13.12.2025
Trumpizm: Önce Amerika!

ABD’nin yeni strateji belgesi yayımlandı.

Devamını Oku
11.12.2025
Denk bütçe!

2026 yılı bütçesinin TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlamasıyla ekonomi hak ettiği gündem önceliğini bir nebze kazandı.

Devamını Oku
10.12.2025
Suriye’nin bir yılı!

Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin üzerinden bir yıl geçti. 8 Aralık 2024’te Şara ve beraberindekiler Halep’ten çıktıkları engelsiz yolculukla Şam’a vardılar. Havaya sıktıkları zafer kurşunları Esad güçlerine sıktıklarından çok daha fazlaydı.

Devamını Oku
09.12.2025
Mr. Tom Barrack... Bu üslubu bırak!

Sayın Büyükelçi, göreve geldiğiniz günden beri Türkiye ve bölge üzerine tezler ortaya atıp geçmişten geleceğe aklınıza geleni söylüyorsunuz.

Devamını Oku
06.12.2025
İktidar, halkın İMF’si oldu!

Dün sabah saat 10.00’da enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte art arda buna paralel haberler döküldü:

Devamını Oku
04.12.2025
Tarım ‘şap’a otururken!

Uzunca bir süredir tarımdan gelen olumsuz haberler zincirine sonunda iktidarın TÜİK’İ de katıldı.

Devamını Oku
03.12.2025
Papanın ziyareti!

Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti sona erdi, tartışmaları devam ediyor.

Devamını Oku
02.12.2025
Yeni siyasal yelpaze ve CHP!

CHP’nin 39. olağan kurultayı Ankara için sık kullandığımız şu tanımın gölgesinde başladı...

Devamını Oku
29.11.2025
İtirafname!

İBB iddianamesi İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

Devamını Oku
27.11.2025
Parçalar birleşmiyor!

Uzun süre tartışıldıktan sonra ansızın gerçekleşen İmralı görüşmesinin yeni bir sürecin başlangıcı olduğunu dün vurgulamıştık.

Devamını Oku
26.11.2025
Süreç yeni başlıyor!

Kritik haftalardan bir hafta daha başladı.

Devamını Oku
25.11.2025
CHP milleti dinledi...

Son birkaç gündür uzun süredir konuşamadığımız, Anadolu’nun pek çok yerinden eski-meyen dostların sesini duyduk.

Devamını Oku
22.11.2025
İşi İmralı’ya sürdüler!

Kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” diye bilinen komisyonun tam adı şöyle...

Devamını Oku
20.11.2025
Erdoğan’la Bahçeli’nin Öcalan sorunu!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dün partisinin grup toplantısındaki konuşması bir süredir kulislerde dalgalanan pek çok olasılığın doğruluk payını arttırdı.

Devamını Oku
19.11.2025
Akdeniz’de ABD kuşatması!

Güney yelpazemizde birbirinden farklıymış gibi seyreden gelişmeleri birleştirince ortaya Türkiye’nin etrafını saran bir yay çıkıyor.

Devamını Oku
18.11.2025
İddianamenin satırları!

Satır sözcüğünün ikinci anlamı şu...

Devamını Oku
15.11.2025
AKP’nin bitmeyen Atatürk zikzakları!

Bir 10 Kasım’da daha Mustafa Kemal Atatürk’ün unutulmaz, unutturulamaz olduğunu yaşadık.

Devamını Oku
13.11.2025
Bana her şey Ergenekon’u hatırlatıyor!

Dün sabah iktidar medyasının haber vermesiyle gündeme düşen İmamoğlu iddianamesi saat 15.00 sıralarında kamuoyuna ulaştı.

Devamını Oku
12.11.2025
45. yıl…

7 Kasım 1980 Cuma günü. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde günün sonuna yaklaşıyoruz.

Devamını Oku
11.11.2025