Cezaevinde Her İnsan Bir Eşyadır...
Mustafa Balbay
Son Köşe Yazıları

Cezaevinde Her İnsan Bir Eşyadır...

23.06.2012 03:41
Güncellenme:
Takip Et:
\n

Yıllarca yazdık, söyledik ama anlatamadık. İlk açıklamalara bakılırsa, Şanlıurfa Cezaevinde meydana gelen

\n\n\n

yangınlar da iktidarın anlayışını değiştirmeye yetmeyecek.

\n

Adalet Bakanı, Şanlıurfada olanları açıklamak yerine, medyada çıkan yangın gerekçelerinin doğru olmadığını açıklamaya çalışıyor.

\n

Gerçek ne?

\n

Cezaevinde her insan bir eşya!

\n

Sadece tutuklu ve hükümlüler değil, cezaevi çalışanları da buna dahil.

\n

Bırakıldığı yerde tutulması gereken, sorunları mevzuatlara uydurulan birer demirbaş.

\n

Ankaranın genel bakışı böyle olunca, zaman zaman başlatılan kimi insani çabalar da kaybolup gidiyor.

\n

***

\n

Her şeyden önce devlet tutuklu ile hükümlüyü birbirinden ayırmıyor. Yargılaması devam etmekte olan tutuklularla hakkındaki karar kesinleşmiş olan hükümlüler Şanlıurfada olduğu gibi bir arada.

\n

Cezaevleri yönetmeliğinde de hükümlülerin hakları sıralandıktan sonra en alta şu madde yazılmış:

\n

Bu haklardan tutuklular da yararlanır.

\n

Kimi cezaevlerinin yöneticileri herhangi bir hak isteminde bulunan tutukluya bu maddeyi anımsatıp şöyle diyor:

\n

Sizin haklarınızla ilgili açık bir madde yok. İstesek bunu da vermeyiz.

\n

Bu maddenin altında da söz konusu hakların nasıl kullandırılacağı şöyle özetlenmiş:

\n

Güvenlik ve cezaevi koşulları elverdiği ölçüde!

\n

Bu iki gerekçeyle dileyen yönetim hiçbir hakkı kullandırmaz, Ankara katında da başı ağrımaz.

\n

Temel bakış değişikliği ne olabilir?

\n

Uygar dünyada tutukluluk çok seyrek ve çok somut durumlarda uygulanan bir önlem. Bunu Türkiye çok tartışıyor; geçelim. Hükümlülerle ilgili şöyle bir ilkesel anlayış var:

\n

Uzun süreli hapis cezası alan kişiler cezaevi gözlem kurulunun kontrolünde oluyorlar. Diyelim ki bir hükümlünün cezasını tamamlamasına daha 5 yıl var ama, toplumun içinde yer alacak noktaya gelmiş. Kurul, o kişinin tahliye edilmesini kararlaştırabiliyor.

\n

Türkiyede ise cezaevine konan kişi, koğuştaki genel iklim neyse ona teslim oluyor. Ya da kendi kendine daha da bilenip çıkınca yeniden suç işlemeye yatkın hale geliyor.

\n

Geçen yıl başka cezaevine nakledilen bir hükümlü, koğuşun çöpünü almaya geldiğinde sıklıkla şunu söylüyordu:

\n

Abi ben tahliye olunca dışarıda kaç gün kalacağım belli olmaz. Çünkü görmem gereken birkaç hesap var.

\n

Öteki cezaevlerinden de pek çok mektup alıyorum. Her cezaevinin kendine göre farklı durumu var. Biri ötekinden iyi ya da kötü diye değerlendirilecek bir durum yok. Zira genel anlayış aynı.

\n

Ancak Silivrinin kendine göre farklılıkları var. Kamuoyunda bilinen davalardan yargılananlarla öteki tutuklu ve hükümlüleri değil aynı koğuşa koymak, çok kısa sürelerle yan yana dahi getirmek istemiyorlar. Bizler tecrit edilerek ayrıca cezalandırıldığımız yetmiyormuş gibi, öteki mahpuslar arasında zaman zaman şu tür dedikodular yayılabiliyor:

\n

Onlar daha rahat koşullarda...

\n

Bereket, yemek dağıtmaya gelen mahpuslar gerçeği görüyor.

\n

Cezaevlerinde yargıya karşı büyük bir inançsızlık var. Bu psikoloji içerideki bütün olumsuzlukları ikiye katlıyor.

\n

Bakanlık yetkililerinin sık kullandığı sözlerden biri şu:

\n

Kapasite arttırımı...

\n

Kamuoyu bunu ek bina ve benzer adımlarla daha çok kişiye yer açılması olarak algılayabilir.

\n

Gerçek şu:

\n

Büyük koğuşlardan oda sistemine geçildiğinde AB standartları gözetilmiş, her odada bir kişi kalacak şekilde 7 oda, bir ortak yaşam alanı olan koğuşlar yapılmış. Bakmışlar ki bu yetmeyecek, her odaya ayrıca ikişer katlı ranzalar konmuş. Böylece ortalama 300er kişilik cezaevlerine 1000er kişi doldurulmuş.

\n

***

\n

Cezaevlerindeki eşyalardanbiri de infaz koruma memurları. Onlar da mahpuslardan çok farklı olmadıklarını anlatmak için emekli oluncaya dek geçecek görev süresine dikkat çekip, Biz de 35 yıla mahkûmuzdiyorlar.

\n

Meslek yıpranma payları yok. Cezaevindeki düzeni sağlamada, Siz aynı zamanda güvenlik görevlisisinizdiyorlar ama, bunun gereği olan hakları vermiyorlar.

\n

Onlar da 24 saat kamera gözetimi altındalar. En küçük kural ihlalinde soruşturma yiyorlar.

\n

Bu satırları yazarken Şanlıurfa Cezaevinde 300 kadar eşya alınmış, aileleri nerededir, nasıl ziyarete gelirler diye bakılmadan, Adıyaman, Mardin, İzmir cezaevlerine götürülmekteydi...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

ABD Trump’la aslına dönüyor!

Her sabah güne iki soruya yanıt arayarak başlıyoruz...

Devamını Oku
14.01.2026
İBB 2026’ya sıfır borçla giriyor!

7 Ocak Çarşamba günü Ekrem İmamoğlu ile Silivri’deki görüşmemizin ana konusu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2026 yılı bütçesiydi.

Devamını Oku
13.01.2026
Adana’dan Silivri’ye!

Çarşamba Silivri’deydik, bugün Adana’dayız!

Devamını Oku
10.01.2026
AKP transfer-fer arıyor!

AKP, emekliye zam oranını artıramayınca Meclis’teki temsil oranını artırmak için harekete geçti.

Devamını Oku
08.01.2026
Kontrolsüz güç, güç değildir!

Başlık klasikleşmiş bir anlatım.

Devamını Oku
07.01.2026
Dünya söyleniyor, Trump eğleniyor!

ABD’nin Venezüella Devlet Başkanı Maduro’yu eşiyle birlikte New York’a kaldırması, dağa kaldırmaktan daha kaba bir operasyon!

Devamını Oku
06.01.2026
İran’da çarşı karıştı!

Yeri geldikçe vurguluyoruz, Türkiye dünya ile komşu!

Devamını Oku
03.01.2026
2026: Çoktan seçmeli!

Halının altı o kadar çok yükseldi ki 2026’yı zor görüyoruz!

Devamını Oku
01.01.2026
2025’te yitenler!

2025’in son gününde, geçen 365 güne bakınca hayıflanmadan edemiyoruz...

Devamını Oku
31.12.2025
Topraklarımızda 10 bini aşkın IŞİD’li!

Yılın son pazartesi gündemini tahmin etmek zor değildi.

Devamını Oku
30.12.2025
Çöp bidonu sofra olmuşsa...

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın 9 Aralık’ta TBMM’de mülakat eleştirileri yöneltip “Utanmıyor musunuz” sorusuna AKP’li mevkidaşının yanıtı şu olmuştu...

Devamını Oku
27.12.2025
Kevgir kubbe!

Libya Genelkurmay Başkanı Muhammet Ali el Haddad’ın Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaretten sonra ülkesine dönerken uçağının düşmesi sonucu heyetiyle birlikte ölümü, pek çok soru işaretinin doğumuna neden oldu.

Devamını Oku
25.12.2025
Kırılma-karılma süreci!

2025, 2026’ya hayli karışık, yeniden biçimlenmelere açık, seçenekleri bol bir siyasal gündem devrediyor.

Devamını Oku
24.12.2025
Gündeme uyuşturucu verdiler!

Toplumda ciddi sarsıntı yaratan operasyonlar için sık kullanılan cümlelerden biri şudur: Zamanlama manidar!

Devamını Oku
23.12.2025
Utanmazlar!

9 Aralık’ta TBMM Genel Kurulu’nda CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “ayrıcalıklı” işe girenleri sıraladı.

Devamını Oku
20.12.2025
Taht oyunları!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, son günlerde bazen konuşmuyor!

Devamını Oku
18.12.2025
Gülşah Durbay’ın bıraktığı iz...

Ne zaman, zamansız bir ölüm haberi alsam aklıma ilk Yunus Emre’nin dörtlüğü gelir...

Devamını Oku
17.12.2025
Denetim elemanları...

Gündemde asgari ücret var.

Devamını Oku
16.12.2025
Bebeerkil toplum!

TÜİK deyince aklımıza ilk enflasyon rakamları geliyor ama kurumun Türkiye’nin her alandaki verilerini derleyip toparlamak, bunları “bilgi” haline getirmek gibi önemli bir işlevi var.

Devamını Oku
13.12.2025
Trumpizm: Önce Amerika!

ABD’nin yeni strateji belgesi yayımlandı.

Devamını Oku
11.12.2025
Denk bütçe!

2026 yılı bütçesinin TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlamasıyla ekonomi hak ettiği gündem önceliğini bir nebze kazandı.

Devamını Oku
10.12.2025
Suriye’nin bir yılı!

Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin üzerinden bir yıl geçti. 8 Aralık 2024’te Şara ve beraberindekiler Halep’ten çıktıkları engelsiz yolculukla Şam’a vardılar. Havaya sıktıkları zafer kurşunları Esad güçlerine sıktıklarından çok daha fazlaydı.

Devamını Oku
09.12.2025
Mr. Tom Barrack... Bu üslubu bırak!

Sayın Büyükelçi, göreve geldiğiniz günden beri Türkiye ve bölge üzerine tezler ortaya atıp geçmişten geleceğe aklınıza geleni söylüyorsunuz.

Devamını Oku
06.12.2025
İktidar, halkın İMF’si oldu!

Dün sabah saat 10.00’da enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte art arda buna paralel haberler döküldü:

Devamını Oku
04.12.2025
Tarım ‘şap’a otururken!

Uzunca bir süredir tarımdan gelen olumsuz haberler zincirine sonunda iktidarın TÜİK’İ de katıldı.

Devamını Oku
03.12.2025
Papanın ziyareti!

Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti sona erdi, tartışmaları devam ediyor.

Devamını Oku
02.12.2025
Yeni siyasal yelpaze ve CHP!

CHP’nin 39. olağan kurultayı Ankara için sık kullandığımız şu tanımın gölgesinde başladı...

Devamını Oku
29.11.2025
İtirafname!

İBB iddianamesi İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

Devamını Oku
27.11.2025
Parçalar birleşmiyor!

Uzun süre tartışıldıktan sonra ansızın gerçekleşen İmralı görüşmesinin yeni bir sürecin başlangıcı olduğunu dün vurgulamıştık.

Devamını Oku
26.11.2025
Süreç yeni başlıyor!

Kritik haftalardan bir hafta daha başladı.

Devamını Oku
25.11.2025
CHP milleti dinledi...

Son birkaç gündür uzun süredir konuşamadığımız, Anadolu’nun pek çok yerinden eski-meyen dostların sesini duyduk.

Devamını Oku
22.11.2025
İşi İmralı’ya sürdüler!

Kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” diye bilinen komisyonun tam adı şöyle...

Devamını Oku
20.11.2025
Erdoğan’la Bahçeli’nin Öcalan sorunu!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dün partisinin grup toplantısındaki konuşması bir süredir kulislerde dalgalanan pek çok olasılığın doğruluk payını arttırdı.

Devamını Oku
19.11.2025
Akdeniz’de ABD kuşatması!

Güney yelpazemizde birbirinden farklıymış gibi seyreden gelişmeleri birleştirince ortaya Türkiye’nin etrafını saran bir yay çıkıyor.

Devamını Oku
18.11.2025
İddianamenin satırları!

Satır sözcüğünün ikinci anlamı şu...

Devamını Oku
15.11.2025
AKP’nin bitmeyen Atatürk zikzakları!

Bir 10 Kasım’da daha Mustafa Kemal Atatürk’ün unutulmaz, unutturulamaz olduğunu yaşadık.

Devamını Oku
13.11.2025
Bana her şey Ergenekon’u hatırlatıyor!

Dün sabah iktidar medyasının haber vermesiyle gündeme düşen İmamoğlu iddianamesi saat 15.00 sıralarında kamuoyuna ulaştı.

Devamını Oku
12.11.2025
45. yıl…

7 Kasım 1980 Cuma günü. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde günün sonuna yaklaşıyoruz.

Devamını Oku
11.11.2025
Hukuksuzluk Tayfun’u!

1293 gündür hapiste olan Tayfun Kahraman’la ilgili Anayasa Mahkemesi’yle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi arasındaki asimetrik çatışma Türkiye’nin hukuksuzlukta geldiği noktanın yeni bir ivmesi oldu.

Devamını Oku
08.11.2025
New York’ta sosyalizm!

Dünyanın Trump krampına girdiği bir süreçte ABD’nin kalbi New York’ta belediye başkanlığı seçimlerini Müslüman kökenli sosyalist Zohran Mamdani’nin kazanması, içinde büyük umutlar taşıyan önemli bir başlangıç olabilir!

Devamını Oku
06.11.2025