Nasıl bir ne-sille karşı karşıyayız?

31 Mart 2021 Çarşamba

Erdoğan’ın partisinin 7. olağan lebaleb kongresinde yeni nesillerden yakınmasının hemen ardından AKP Genel Merkezi’nin “büro elemanı” Kürşat Ayvatoğlu’nun lüks bir araçta resmi kayıtlara “pudra şekeri” olarak geçen kokain kullandığına ilişkin haber geldi.

Bir tüp kandan bünyede ne olduğunun anlaşılması gibi bazen bir olay her şeyi özetleyebilir.

Ayvatoğlu öyle oldu. 

Erdoğan 19 Şubat 2012’de AKP İstanbul Gençlik Kolları’na şöyle seslendi:

“Altını çiziyorum, modern dindar bir gençlikten bahsediyorum. Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlikten bahsediyorum...”

Erdoğan 9 yıl sonra 24 Mart 2021’de AKP Kongresi’nde şöyle dedi:

“Yeni nesiller binlerce yıllık varlığımızın teminatı olan aile ortamından, ailede tevarüs edilen değerlerden ve nihayet mekteplerde biçimlenen şahsiyetten mahrum şekilde yetişiyor.”

Erdoğan bir cümlede yeni nesillerle ilgili her alanda başarısızlık yaşandığını özetledi! 

***

Genç kuşakları ele geçirip, yönlendirip kalıcı olma isteği iktidarların hedefidir. Ancak bunu bir kalıba dayalı düşürseniz, ne olursa olsun bizim kopyamız olsun derseniz, olmaz!

Gençliğin önüne bir hedef koyarsanız, gençlik de o hedefi benimserse, ölümüne yürür.

Mustafa Kemal, Samsun’a çıkarken 38 yaşındaydı.

Halide Edib, Sultanahmet mitinginde 200 bin kişiye, “millet, vatanı kurtaracaktır” diye haykırırken 35 yaşındaydı.

Tıbbiyeli Hikmet, Sivas Kongresi’nde, “mandacılığa karşıyım” diye seslenirken 18 yaşındaydı.

Kurtuluş Savaşı bir gençlik hareketidir.

Atatürk NUTUK’ta son sayfayı, “Ey Türk gençliği” diye başlayıp yeni kuşaklara boşuna ayırmadı.

Gençlik, heyecanı ve özverisi en yüksek kesimdir.

Bugüne gelirsek... AKP genç kuşakların önüne pek çok kutsal değerin arasına özenle yerleştirilmiş bir sözcük koydu:

Kin!

Bir toplumu kinle beslemek, ekmekle beslemekten kolaydır.

AKP, gençliğe, karşıtlık üretmek, kutuplaştırmak, tabanı bir arada tutmaktan başka bir hedef vermedi. Genç kuşaklar “kini” de yemedi!

MAK araştırma şirketinin sonuçlarına göre Türkiye’nin hiçbir bölgesinde 18-29 yaş arasında AKP birinci parti değil. 

Geçenlerde Sultanahmet Camii’nde cuma namazına giden bir yurttaş şöyle bir gözlem anlattı:

“İmam, hutbeyi okurken hemen yanımdaki genç cebinden tablet çıkardı. Çaktırmadan baktım, imamın söylediklerinin doğru olup olmadığını kontrol ediyordu!”

***

Bir kuşağın tümü aynı yapıda olmaz. Yukarıda aktardığımızın yanı sıra elbette her yelpazeden örnek verilebilir.

Ancak şu gerçek:

AKP’nin özlemini çektiği kindar bir nesil ortaya çıkmadı.

Yazı aramızda, bu da benim iflah olmaz iyimserliğime müthiş verimli bir tarla...

Yeni kuşaklar AKP dayatmasına teslim olmadı. 

AKP’nin yüzde 95’ine hâkim olduğu medya varsa, geride tıpkı karanlıkta bir kibritin bile etkili olması gibi yüzde 5’lik çelik var. Bunun yanında gençliğin bilgiye doğrudan kendisinin ulaşabileceği alanlar var. 4 yaşından itibaren dünyayı tanımaya başlıyorlar. 3 yaşındaki çocuk, yerde karınca görünce iki parmağıyla büyütme işareti yapıp yakından tanımaya çalışıyor!

Üst kuşaklar, gençlere ancak şöyle katkıda bulunabilir:

Ne düşünmeleri gerektiğini değil, nasıl düşünmeleri gerektiğini anlatarak!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları