Salgın, eğitimde uçurumu derinleştiriyor!

07 Ekim 2020 Çarşamba

Prof. Dr. Üstün Dökmen, 1 Ekim’de Cumhuriyet’te yayımlanan yazısının başlığında soruyordu:

Yüz yüze eğitim şart mı?

Yazıya da şöyle giriyordu:

“Evet, şart...”

Önceki gün Erdoğan’ın ön açıklamasının ardından, dün de Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk azıcık daha ayrıntıya girdi:

2, 3, 4, 8, 12. sınıflarda 12 Ekim’den itibaren yüz yüze eğitim başlayacak...”

Biraz daha ayrıntı ise yarın açıklanacak. Selçuk, il milli eğitim müdürleriyle toplanacak, her ilin durumuna göre karar verilecek...

Kolay alınacak bir karar değil. Hangi yönde adım atılsa, aksi yönün daha sağlıklı olacağı “kanıtlanabilir”. 

Ancak şu bir gerçek:

İktidar, salgın sürecinde eğitimi “öncelikli” görmedi!

Mart ortasında bütün AVM’ler kapatıldı, camiler toplu ibadete kapatıldı, okullar tatil edildi.

Normalleşmede öncelikler şöyle sıralandı:

İki ay sonra AVM’ler açıldı...

Üç ay sonra camiler toplu ibadete açıldı...

Okullar?

Ona yolda bakacağız...

Zaten öncelikle turizmin canlanması gerekli. Üniversiteye giriş sınavlarını da bir an önce halledip herkesi “tatil keyfine” yollayacağız!

***

Hazirandaki düşüş rehavete sürükledi. O günlerde gerçeği söyleyenler, yaz sonunun sancılı olabileceğini anlatanlar “bozgunculukla” suçlandı. Haklarında soruşturmalar açıldı. 

Eylülde TÜİK’te staj yapan Sağlık Bakanlığı elemanlarının indirimli rakamları bile yüksek gelmeye başlayınca, okullarla ilgili bir türlü plan yapılamadı.

Selçuk, dünkü açıklamasında bir gerçeğin altını çizdi:

“Avrupa’da bütün okullar açıldı!”

Türkiye’de yarın ne olacağı bile belli değil. Bakan “düzenli” sözcüğünü sadece “düzenli denetim yapacağız” derken kullandı. Onun da ne kadar düzenli olacağı belli değil.

Son bir haftanın üç haberi geldiğimiz noktanın özetidir:

İstanbul’da Çınar Mert adlı 8 yaşındaki öğrenci, babası Önder Mert’in aldığı yeni bilgisayarda internet olmayınca komşudan çekmeye çalıştı. Baba çatıya çıkarken Çınar da heyecanla çıktı; düşüp öldü!

Konya’da ayrı okullarda öğretmen çift Deniz ve Mustafa Bayram evde EBA üzerinden ders verirken 20 aylık bebekleri Kumsal, emanet ettikleri komşunun balkonundan düşüp öldü.

Kahramanmaraş’ta öğretmen Aziz Serin internetin çekeceği yer bulmak için çıktığı tepede kalp krizi geçirip öldü.

Memleketimden teknoloji destekli ölüm, affedersiniz eğitim manzaraları...

***

Bu ortamda üniversiteler ne yapacak?

Dün YÖK yetkilileriyle konuştuk. Şunları söylüyorlar:

- Temel eğitimde öğrenciler aynı kentte hareket halinde olacak. Ama üniversitede yüz yüze eğitim başladığında sadece Ankara’ya Anadolu’nun her yerinden 600 bin kişi gelecek. Bu riski göze alamayız.

- İkinci yarıyılda yüz yüze planlıyoruz.

- Anadolu’daki üniversitelerde dijital okuryazarlık düşük. Önce öğretim elemanlarını eğitiyoruz. 16 üniversiteden başladık. 6 bin öğretim üyesi, 60 bin öğrenciyi dijital okuryazarlıktan geçirdik.

- Dört işlemi bilmeyen üniversite öğrencisi var. Salgın, sınıfsal farklılığı derinleştiriyor. Eğitim toplumsal mutabakattır. Tüm kesimler bir araya gelmeli, radikal adımlar atılmalı.

İkinci Dünya Savaşı’nda yıkılan Almanya’nın yetkilileri, “Nasıl ayağa kalkacaksınız” sorusuna şu yanıtı verdiler:

“Bir kuşakta kalkarız. Almanya’nın üniversiteleri var!”

Bizim tablo ise savaştan çıkmıştan beter!


Yazarın Son Yazıları

Seçim istemek yetmez! 26 Kasım 2020
Kılavuzu ABD olanın... 25 Kasım 2020
11 Mart’a dönüş! 19 Kasım 2020
40. yıl! 11 Kasım 2020