Söke söke...

29 Haziran 2021 Salı

Aslında çok iyi tarif ettin. Her şeyi söke söke yaptın. Devletin tüm kurumlarını söke söke bitirdin. Bu yolda kimi nasıl kullanmak gerekiyorsa onu yaptın. 

Önce Türkiye’nin AB’ye tam üyelik sürecini kullandın. Kamuoyu yoklamaları toplumun yüzde 70’inin AB’ye tam üyeliği istediğini ve inandığını gösteriyordu. En etkin kullanılacak malzeme! 

AB’yi merdiven ve eldiven olarak kullandın. Yetişemeyeceğin yerlere AB merdiveniyle çıktın, dokunamayacağın sıcak konulara AB eldiveniyle dokundun. Böylece devlet katlarında sökemeyeceğin yer kalmadı. Laf edene yanıt hazır:

“AB böyle istiyor!”

Bu yolla alabileceklerin bitince 2007’den itibaren işi tersine çevirerek devam ettin:

“AB bizi kıskanıyor... Onlara kim olduğumuzu göstereceğiz!”

***

Devleti sökme işindeki etkili araçlardan biri FETÖ idi. 2015’e kadar olan dille, “Hizmet Hareketi”! Ne istedilerse verdin. Kumpas, para, kadro, devlet kurumu... Ne istedilerse! 

Onlarla paylaşım sorunu başlayınca bu kez FETÖ ile mücadeleyi büyük bir torbaya çevirdin. Kuru yaş herkesi kattın. Baktın, kârlı bir iş; borsasını bile kurdun. 

FETÖ devlette sökmedik yer, dökmedik sır bırakmadığı için yerine kendi devletini kurma işine girişmek de zor olmadı. 

Görünen o ki FETÖ’nün yerini MAFYÖ almış, iktidarın neredeyse bir de mafya kolları oluşmuş. Onlar da sökebildikleri ne varsa götürmüşler. 

İç barıştan yoksulluğa, ülkenin tüm temel konularına çözmek için değil, kullanmak için yaklaştın. Memleketin başına gelen felaketlerden bile “Allah’ın lütfu” çıkardın. 

Her dört aileden biri yardıma muhtaç halde yaşarken bunu aczin değil, başarının bir sonucu olarak medyanda kullandın.

Sıcak konu şehir hastanelerinin yapım sürecinde hep söyledik; mevcut sistemin elbet düzeltilmesi gereken yerleri var ama çare onları tümüyle yok edip 19. yüzyıldan kalma “toplu hastane” mantığı değil. Şimdi ne oldu? Adana, Bursa, Elazığ, Yozgat, İstanbul şehir hastanelerinin işletmesi Danimarkalı ISS şirketine devredildi. Hasta garantili!

Kanal İstanbul niyetine deyip otoyol köprüsü temeli atılışında da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu projenin malum müteahhitlerini uyarıp “İktidara geldiğimizde bu ihalenin parasını ödemeyiz” sözüne karşılık dediniz ki:

“Söke söke sizden bu parayı uluslar-arası tahkim yoluyla alırlar!”

***

Beğenmediğin Lozan görüşmeleri iki nedenle kesilmişti: Kapitülasyonlar ve İstanbul.

O sırada İstanbul senin İngilizler tarafından işgal altındaydı. Diyorlardı ki:

“Mustafa Kemal’e Anadolu yeter. İstanbul’u vermeyelim...”

Mustafa Kemal’in buna tepkisi şu oldu:

“Ordu savaşa hazır hale getirilsin!”

Ticarette, işletmede, tuzdan demiryoluna, tütünden gemiciliğe kapitülasyon, yani ayrıcalık yabancıların elindeydi. 

Bugün 21. yüzyıl kapitülasyonunu yaşıyoruz. Yerli müteahhitlerle işbirliği yapan uluslararası şirketler kârın garanti olduğu işlere giriyorlar. 

Diyorsun ki biz gitsek bile onlar paralarını uluslararası tahkim yoluyla söke söke alırlar.

Onlar kim?

Yabancılar...

Söke söke parası alınacak kim?

Millet...

Sen kimin yanındasın?

Yabancıların...

Gel yabancı; yolcu garanti, hasta garanti, araç garanti... 

Bunları ödeyecek millet garanti mi?

Söke söke verecek bir şey kalmadı, bu tehditler bize sökmez, deme zamanı gelmedi mi?


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Tayyiban... 25 Temmuz 2021
Kıbrıs defteri... 21 Temmuz 2021