Galatasaray için Manisa maçının önemi çok büyüktü. Küme düşmüş rakibini yenerse, Süper Final’e Fenerbahçe’nin 5 puan önünde başlayacaktı. Üstelik hafta ortasında bir de Melo-Riera travması yaşamıştı Sarı - Kırmızılılar... Süper Final öncesi dosta düşmana, eksiklerin pek önemli olmadığı mesajını vermek istiyordu.\n
\nAma ne var ki ilk 45 dakikada bu havada görmedik Galatasaray’ı. Takımda anlaşılmaz bir tutukluk vardı. Maç başlarken Terim, Engin’i göbeğe, Selçuk’un yanına çekmiş, Engin’in yerini de Sabri’ye teslim etmişti. Ama bu plan ilk yarıda öyle aksadı ki, Fatih Terim devre arasında Sabri’yi oyundan alıp yerine Aydın’ı sahaya sürmek zorunda kaldı. Ama sadece Sabri değildi aksayan. Necati, Emre Çolak, Hakan Balta, hatta hatta Elmander bile beklenenden çok uzaktı. Galatasaray bu yarıda doğru dürüst gol pozisyonu bulamadı. Hele hele Yiğit İncedemir’in kırmızı kart görmesinden sonra maç adeta tek kaleye döndü. 10 kişi kalan Manisaspor kendi sahasına kapanırken, lider bu kilidi açmakta çok zorlandı.\n
\nİkinci yarıda Sabri’nin yerine oyuna giren Aydın, topun ayağına değdiği ilk pozisyonda penaltı yaptırdı. Aslında penaltıyı hakem Suat Aslanboğa yarattı desek daha doğru olur. Çünkü pozisyonun on kusurlu hareketle yakından uzaktan ilgisi yoktu. Golden sonra Galatasaray daha kontrollü, daha baskılı oynamaya başladı. Ama ne olursa olsun bu futbolun geçen haftalardaki o oyunla yakından uzaktan ilgisi yoktu. Maç rölantide giderken, penaltı golünün sahibi Selçuk İnan bir kez daha sahneye çıktı. Sonrasında bir penaltı daha kazandı Galatasaray. Penaltı mıydı, değil miydi orası tartışılır ama Galatasaray seyircisi “Muslera Muslera” diye bağırmaya başladı. Fatih Terim de seyirciyi kırmadı. Galatasaray’da gol atmayan tek futbolcu olan Muslera topun başına geldi ve skoru 3-0 yaptı. Sonra Baros kapanışı yaptı.\n
\nEvet.. Süper Final ‘icat’ edilmemiş olsaydı, Galatasaray ligi en yakın rakibinin 9 puan önünde şampiyon olarak göğüsleyecekti. Şimdi sadece 5 puanlık bir avantaja sahip. Bakalım bundan sonra neler olacak?
\n\n