Gecesiz günler - Nusret ERTÜRK
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Gecesiz günler - Nusret ERTÜRK

03.02.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet gazetesinin sahibi, başyazarı Nadir Nadi beş yaşındayken annesi ile bir tanıdıklarına gündüz oturmasına gider. Nadir Nadi, evin aynı yaştaki kızıyla üst katta oyuna dalar. Akşama doğru küçük Nadir birden yüksek sesle ağlamaya başlar. Kız şaşkın şaşkın sorar:

“Neden ağlıyorsun?”

Nadir yanıtlar:

“Akşam olunca gideceğiz diye!”

Nadir Nadi burada akşamın gelmesiyle düşlerle süslü, yaşamın en renkli sayfası oyunun bitip gecenin geleceğini düşünüyor. Gece sıkıcıdır, sıkıntılarla doludur. Üstelik gece tekin değildir. Genellikle karanlık işler gece çevrilir. Çoğumuzun uyuduğu gece, su uyur düşman uyumaz! Cahit Külebi’ye akşam bile, “Benim doğduğum köyleri akşamları eşkıyalar basardı” dizesini yazdırmıştır!

KARANLIK DÖNEM

Bir ulusun yaşamında da geceye benzer karanlık dönemler vardır. Küçük Nadir Nadi derecesinde duyarlı olunsaydı gecelerimiz, günlerimiz bu denli sıkıcı olmazdı. Nadir Nadi en son, “Ben Atatürkçü Değilim” kitabını yazmak zorunda kaldı. Gün günden daha ağır geldi.

Atatürk bize gecesi olmayan apaydınlık günler teslim etmedi mi? Sonra ne oldu? Onlara gece yetmedi! Gündüzü de geceye çevirdiler; her şeyi tersyüz ettiler. Gün geldi dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı için, “Sıfırladık!” dedi. Sıfırlanan sadece Cumhurbaşkanlığı değildi. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Atatürk’ün adı kaldırılmadı mı? Atatürk’ün kurduğu TC silinmedi mi? Sıfırlanmayan ne kaldı? Hep susuldu, hep susuldu!

Geceden geçtik bunlardan daha karanlık gündüz mü olurdu? Değil ağlamak, en ağır biçimde karşı koymak gerekmez miydi?  

İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Âkif Ersoy bir şiirinde şu dizeleri yazar: “Sahipsiz olan vatanın batması haktır/ Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.”

Vatan, sadece kuru toprak değildir. Vatan, kurumları, kurallarıyla, tüm değerleriyle vatandır. Tüm bunlara sahip çıkanlara vatansever diyoruz. Dün de böyleydi bugün de böyledir. Geceleri bile gündüzler kadar aydınlık, yaşanası yapmak elimizde. Tıpkı Atatürk döneminde olduğu gibi özgüveni yüksek, özgür kişilikli, yüzünü bilime dönmüş, çalışmaktan, bölüşmekten onur duyan insan olduğumuzda... Dilimizde “Her gecenin bir sabahı vardır” sözü.

NUSRET ERTÜRK

EĞİTİMCİ

Yazarın Son Yazıları

12 Eylül ve insanlık suçu - Kemal Akkurt

11 Eylül 1980 akşamına kadar her gün 10-15 kişinin öldürüldüğü olaylar, 12 Eylül 1980 günü bıçak gibi kesilmişti.

Devamını Oku
12.09.2026
Okul başlangıcı ve ayrılık kaygısı - Ece Başak Karakaş

Ayrılık, çok geçmişten getirdiğimiz ve yaşamımızın farklı dönemlerinde farklı biçimlerde tekrar tekrar karşılaştığımız bir durum.

Devamını Oku
11.09.2026
Nişasta bazlı şeker kansere yol açar mı? - Ülgen Zeki Ok

Ülkemizde “nişasta bazlı şeker (NBŞ)” olarak adlandırılan ürünün birçok firmanın yaptığı usulsüzlükler sonucunda, kotasının çok üzerinde piyasaya sürüldüğü geçen günlerde ortaya çıktı ve bu durum insan sağlığı açısından önemli bir tehdit oluşturuyor.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Aslında kalandır terkeden’ - Yüksel Işık

Murathan Mungan’ın dizeleri, oldum olası ilgimi çeker; ne zaman karmaşık bir durumla karşılaşsam şu dizeleri mırıldanırım...

Devamını Oku
10.09.2026
Türk süvarileri İzmir’de! - Atilla Can Akarcalı

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin ardından geri çekilen Yunan birliklerinin takibi, kuvvetlerin dağınık çekilmesi nedeniyle oldukça güçleşmişti.

Devamını Oku
09.09.2026
Değişim kuramı ve karizmatik lider Atatürk - Erhan Erbay

Weber toplumsal değişmeye klasik sosyologlardan farklı olarak tek bir nedenle, çizgisel olarak ilerleyen tarih anlayışı yerine çoklu etkenlerle şekillenen bir tarih görüşünü kabul eder.

Devamını Oku
09.09.2026