Olaylar Ve Görüşler

Gıda artık ulusal güvenlik sorunu - Vet. Hekim Mücteba BİNİCİ

23 Ekim 2021 Cumartesi

Geçmişi MÖ 2000’li yıllara dayanan veteriner hekimlik mesleği Türkiye’de ilk kez 23 Ekim 1842 yılında İstanbul’da açılan askeri veteriner okulu ile başlamış ve Cumhuriyetin kurulmasıyla beraber Ankara’ya taşınarak Cumhuriyetin ilk üniversitesi olan Ankara Üniversitesi çatısı altında eğitim öğretimine devam etmiştir. Bilindiği gibi “bir meslek; tarihi, statüsü, ülke ve toplum üzerindeki etkileri ile önemli hale gelir”. O mesleği farklı kılan; bireye, topluma ve insanlığa olan katkılarıdır. Öyleyse yapılması gereken, 179 yıllık hafızayı daha güzel geleceği inşa etmek için unutmamak, kullanmaktır.

Veteriner hekimler tüm dünyada hayvan sağlığını ve dolayısıyla insan sağlığını koruyan, yeterli ve güvenli gıdaya erişimde stratejik öneme sahip bir meslek grubudur. Bu önemleri nedeniyle gelişmiş ülkeler, veteriner hekimlikle ilgili alanlarda güçlü bir teşkilat yapısı, etkili mevzuat ve hepsinden önemlisi kaliteli ve yeterli bir eğitim ve öğretim için gerekli önlemleri alırlar. Üzülerek belirtmek isteriz ki ülkemizde sayıları hızla artan Veteriner Fakülteleri, kaliteli akademik kadrolar ve teknik altyapı açısından yetersiz durumdadır. Sırf siyasi ve popülist gerekçelerle günümüzde mantar gibi türeyen veteriner Fakülteleri israf niteliğinde olup sektörel planlama yapılmadan açılmıştır. 1982’ye kadar Türkiye’de toplam dört veteriner fakültesi varken bu tarihten itibaren sayı 32’e çıkmıştır. 

ÖNEMİNİ ANLAYAMIYORUZ

Sağlıklı beslenemeyen toplumlar bilim, teknoloji, sanayi gibi atılımlarını yerine getirememişlerdir. Demek ki sorunun temelinde gıda ve bunun kaynağı olan tarım ve hayvancılık yatmaktadır. Nitekim Gıda Tarım Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütünün Ortak Uzmanlar Komitesi olan JECFA’nın 1975 yılında yayımladıkları veteriner halk sağlığı ile ilgili raporda en önemli üç sorunun beslenme, gıda hijyeni ve Zoonoz hastalıklar olduğu açıkça belirtilmiştir. Bundan dolayı toplum tarafından daima istenilecek ve aranılacak olan hayvansal proteinleri sağlamak için resmi veya sivil organizasyonlar önlemler alacak ve olanaklar hazırlayacaktır. Ayrıca hayvanlardan insanlara geçen Zoonoz hastalıklarla mücadele edecek birimlerin kurulması bilimsel olarak öngörülmüştür. Bazı ülkeler bunun önlemini çoktan almış ve sorunun beslenmeden geçtiğinin farkında olarak temel gıda maddelerini sağlama alırken bizim gibi ülkeler ne yazık ki bunun önemini anlayamamışlardır. 

Veteriner Hekimler doğrudan hayvancılıkla ilgili olduğundan sorun aslında bir “ulusal güvenlik” sorunudur. Özellikle İkinci Dünya Savaşından sonra gıda stratejik bir silah olarak ele alınmıştır. Artık günümüzde ülkeler topla, tüfekle, silahla fethedilmiyor. Etki altına alınmakta ve sömürülmektedir. Sağlıklı beslenemeyen toplumlar her zaman etki altına alınmaya mahkûmdurlar. Toplumların bugün hayvansal proteinlere karşı duyduğu gereksinim reddedilemez bir gerçektir. Ayrıca hayvansal proteinlerin yerini bitkisel olanların da alamadığı bilimsel olarak ortaya konulmuştur. Bulgur, patates gibi nişastalı ürünler kas gücünü, hayvansal ürünlerse beyin ve zekâ gücünü artırır. Bu nedenle zeki insanlar fiziksel gücü yerinde ama zekâsı kıt olan insanları hep idare etmişlerdir. En büyük güç zekâdır. Sağlıklı beslenemeyen toplumlar bilim, teknoloji, sanayi gibi atılımlarını yerine getirememişlerdir. Demek ki sorunun temelinde gıda ve bunun kaynağı olan tarım ve hayvancılık yatmaktadır. Ülkenin kırsal kalkınması ancak ulusal hayvancılık politikası oluşturulması ve uygulanması ile mümkündür. Yoksa altyapısı ve yetersiz öğretim üyesiyle mezun veren vteriner fakülteleriyle sadece işsiz diplomalı gençlerin yetişmesi ve daha sonra bunların diğer gelişmiş ülkelere kaçarak gitmesi kaçınılmazdır. 

BİLİMİN REHBERLİĞİ

Son söz M. Kemal Atatürk’ün: “Asıl düşman memleketin üstünü örten ortaçağ karanlığıdır. Bu karanlık aklımızın süngüleri ile yurdumuzun üstünden kaldırılacaktır. Ben size hiçbir ayet, hiçbir dogma fikir değil, aklı ve bilimi miras bırakıyorum. Değişik bir dünyada değişmeyecek fikirler ileri sürmek, gelişmeye ve bilime karşı çıkmaktır.” 

Bu vesile ile veteriner hekimliği eğitim ve öğretiminin 179. yılını kutluyor, tüm meslektaşlarımıza ve meslektaş adayı öğrencilerimize başarılar diliyorum.

VET. HEKİM MÜCTEBA BİNİCİ

VETERİNER HEKİMLER DERNEĞİ GENEL SEKRETERİ 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları