‘Harf Devrimi bizi cahil mi bıraktı!’
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

‘Harf Devrimi bizi cahil mi bıraktı!’

07.12.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Prof. Dr. Üstün Dökmen

Dünyanın hemen her yerinde, bizde de, toplumların dillerinde dolaşan birtakım, temelsiz efsaneler vardır. Bunlar veriye (dataya) dayanmayan, kulaktan dolma bilgilerle varlıklarını sürdüren, üzerlerinde araştırma yapılmamış önyargılardır. Birkaç örnek:

“Mevlana Mesnevi’ye, ‘Gel ne olursan ol yine gel... ’ diye yazmıştır”;

“Cumhuriyet tarihimizde en çok içki Konya’da içilmiştir”;

“Mehter yürüyüşü iki ileri bir geridir”;

“Harf devrimi, geçmişimizle irtibatımızı kopardı, bizi cahil bıraktı”.

Bu şehir efsanelerinin hepsi yanlıştır. “Gel, ne olursan ol yine gel” diye başlayan şiir, Mesnevi’nin orijinal Farsça kopyalarının hiçbirisinde yoktur, Mevlana’dan önce Horasanlı Ebul Hayr tarafından yazılmıştır. Tekel Arşivlerine girip incelerseniz, Konya bir defa bile ülkemizdeki içki tüketiminde ilk beşe girmemiştir. Mehter müziğini açıp iki ileri bir geri yürümeye çalışın, bakın bakalım bu yürüyüş bu müziğe uyuyor mu? Uymaz. Mehteran, üç ileri, bir sol selam, üç ileri bir sağ selam vererek yürür. Yani şehir efsaneleri bir bilgisizlik ürünüdür.

Olmayan irtibat kopabilir mi?

Gelelim harf devriminin geçmişimizle irtibatımızı kopardığı şeklindeki temelsiz iddiaya. Bizim geçmişimizle ciddi bir irtibatımız yoktu ki harf devrimi bu irtibatımızı koparmış olsun. Bazı kaynaklara göre Cumhuriyet kurulduğu gün yeni devletin sınırları içinde kalan topraklarda yaşayan tüm nüfusun sadece yüzde dördü, kadınların ise binde yedisi okuma yazma biliyordu. (Bazı kaynaklarda ise tüm nüfusun yüzde onunun, kadınların ise yüzde ikisinin okuryazar olduğu belirtiliyor.) Yüzde on desek bile, okuryazarlık açısından toplumun büyük bölümü zaten cahildi. Okuma-yazma bilen yüzde onun da tarih boyunca aman aman kitap okuduğunu zannetmeyiniz; matbaa Osmanlı’ya, Avrupa’da ortaya çıkışından sonra 277 sene gecikmeli girmişti; pek çok değerli kitabın ancak elle bir veya iki kopyası çıkarılabiliyordu, çoğunluğu tek kopyaydı.

Okuma-yazma bilen yüzde on, şayet kütüphaneye gidip Fatih’in Divan’ını, Fuzuli’nin Divan’ını, Naim Ağa Tarihi’ni, İbrahim Hakkı’nın Marifetnâme’sini, Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sini okumak isteseler büyük sıkıntı ortaya çıkardı. Bu kitaplar çoğaltılmadığı için kütüphanenin önünde yüz yıllar süren bir kuyruk oluşurdu; insanların ömrü yetmezdi.

Gerçekte olan

Ayrıca bir de şu var ki, söz konusu yüzde onun çoğunluğu, büyük ihtimalle kitap harfi okuyabilirdi, el yazısını, el yazması kitapları okuyamazdı. Çünkü eski Türkçede el yazısını okumak, kitap harflerini okumaktan daha zordur. İstanbul Edebiyat Fakültesi mezunu olan annem, küçükken bana eski Türkçeyi öğretmişti; eski Türkçe kitap okuyabiliyorum ancak hâlâ el yazısını çözmekte zorlanırım.

Osmanlı’da matbaa ülkeye girdikten sonra da okuma-yazma sorun olmuştu, tüm nüfusa eski Türkçeyi öğretecek yeterli sayıda okul yoktu. Yakın dönem edebiyatçılarımızdan Ahmet Mithat Efendi için edebiyat tarihçileri, “Okuyanı azdı, dinleyeni çoktu” demişlerdi. Çünkü eski İstanbul’da mangal başında toplananlara bir kişi Mithat Efendi’nin bir romanını okur diğerleri ise dinlerdi.

Sonuç olarak, Osmanlı’da küçük bir bölüm, gerek kitapları, gerekse el yazmalarını okuyabilirdi. Bu durum bugün için de geçerlidir; Cumhuriyet, eskinin el yazmanlarını okuyacak çok sayıda tarihçi, edebiyatçı yetiştirmiştir. Olaya bu açıdan bakınca da harf devriminin geçmişle irtibatımızı kopardığını ileri sürmek, yalnızca bir şehir efsanesi olsa gerek.

Yazarın Son Yazıları

İktidarın kara düzeni dağılacak! - Ekrem İmamoğlu

“Reform yılı” hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, “reform ve şahlanış” yılı olacakmış.

Devamını Oku
09.02.2026
Direnenler ve pijamasıyla oturanlar - Erdal Atıcı

Dünya tarihinde, bugün olduğu gibi adalet kılıcının kırıldığı, insan özgürlüklerinin kısıtlandığı, baskının, zulmün, haksızlığın ve hukuksuzluğun topluma egemen olduğu dönemler görülmüştür...

Devamını Oku
09.02.2026
Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir.

Devamını Oku
07.02.2026
Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard’ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: “Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız.”

Devamını Oku
06.02.2026
Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden “sorunları çözememe hastalığı” artık kronikleşti.

Devamını Oku
05.02.2026
Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz.

Devamını Oku
05.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026
Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye’de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi.

Devamını Oku
03.02.2026
Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır.

Devamını Oku
02.02.2026
Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

Devamını Oku
02.02.2026
Kuvvetler tek elde toplanırsa... - Mahmut Aslan

Muammer Aksoy’un evinin önünde katledilişinin üzerinden 36 yıl geçti.

Devamını Oku
31.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026
Suriye’de neler oluyor? - Nejat Eslen

ABD’de strateji geliştirme yöntemi öğretisinde üç ana unsurun esas alınması gerektiği ifade edilir...

Devamını Oku
28.01.2026
Üniversitelerde bitmeyen sorunlar - Kaya Özgen

Üniversitelerimizde büyük sorunlar yaşandığı biliniyor.

Devamını Oku
28.01.2026
Atatürk, üç kadın ve Hatay - Ülgen Zeki Ok

Kişisel gelişime hevesli gençler, bu amaca yönelik rehber kitaplar yerine, Atatürk’e yakın insanların yazdığı anı kitaplarını okumalılar.

Devamını Oku
28.01.2026
Çöküşü yönetenler - Doğan Sevimbike

Davos’ta bu yıl dile getirilenler, artık “gelecek vizyonu” ya da “reform çağrısı” olarak okunamaz.

Devamını Oku
27.01.2026
Trump siyasi havayı geriyor - Taner Baytok

Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti.

Devamını Oku
27.01.2026
Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu?

Devamını Oku
26.01.2026
Hukuksuzluk diz boyu… - Av. Erol Ertuğrul

Ünlü İtalyan fizikçi Galileo, “Dünya dönüyor” dediği için engizisyon mahkemesi tarafından 1632 tarihinde yargılanmış ve yaşam boyu hapis cezası ile cezalandırılmıştı.

Devamını Oku
26.01.2026
Kurtulma olasılığını da düşündüler - Mustafa Yıldırım

Tevhid, Ekim 1991’de “İslami Direniş ve Parti” başlıklı bildiriyle kendilerini, “Türkiye’deki tağuti Kemalist rejime karşı olan Müslümanlar” olarak tanıttı; “mevcut rejime karşı mücadele verecek bir hareketin” yapılanma ilkelerini, madde madde açıkladı.

Devamını Oku
25.01.2026
Kara bir tarih: 24 Ocak - Hilmi Taşkın

24 Ocak 1993 günü Ankara’da aracına yerleştirilen bomba ile katledildi Uğur Mumcu.

Devamını Oku
24.01.2026
Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026
UMUT o duvar yıkılıncaya kadar devam edecek

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri, 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun Ankara’da evinin önünde hunharca ve kalleşçe öldürülmesiydi.

Devamını Oku
24.01.2026
Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

Devamını Oku
22.01.2026
Psikolojik sermaye - Banu Özkan Tozluyurt

Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz?

Devamını Oku
22.01.2026
İktidarın meşruiyet sorunu - Kadir Serkan Selçuk

2002 genel seçimlerinde AKP yüzde 34 oy aldı.

Devamını Oku
21.01.2026
Stratejik akıl ve politik alan - Başar Yaltı

Generallerin sanatı olarak bilinen strateji, askeri bir terim olmakla birlikte artık yaşamın hemen her alanında, özellikle de politik alanda kullanılan bir kavram haline geldi.

Devamını Oku
21.01.2026
Gazze’ye kim çöktü? - Ufuk Saka

Her şey küresel sermaye ittifakı adına İngiliz hükümetinin, ta 1848 yılında bir genelgeyle Filistin’deki konsoloslarını Yahudilerin himayesine vermesiyle başlamıştı.

Devamını Oku
21.01.2026
‘Çıkmazdan kurtuluş Dil Devrimi’ - Hürriyet Yaşar

Türkçenin özleşmesinin yolunu açan Dil Devrimi’ne karşı olanlardan Atatürk’e karşı çıkmayı göze alamayanlar, onun öz Türkçeden vazgeçtiğini, üstelik özleştirmeye girişmekle yanlış yaptıklarını söylediğini öne sürerler.

Devamını Oku
20.01.2026
İşçi sendikalarına öneriler - Engin Ünsal

1968 yılında uluslararası bir sendika toplantısı için New York’taydım.

Devamını Oku
20.01.2026
Kayıtsızlığın vasatlığı - Av. Selin Bakan

Modern dünyanın siyasal dili uzun süredir aynı telkini fısıldıyor: Mesafeli ol. Tarafsız kal. Dünyayla arana güvenli bir çizgi çek.

Devamını Oku
19.01.2026
En kolay sömürülen işçi - Prof. Dr. Çağatay Güler

Belki genelden başlamak daha uygun olacak: Uluslararası kaynaklara göre 1 milyardan fazla insan çatışma, şiddet ve kırılganlıktan etkilenen ülkelerde yaşıyor. Her yıl milyonlarca insan da afetlerden etkileniyor.

Devamını Oku
19.01.2026
İnsanı insan yapan değer - Dr. Hüseyin Özkahraman

İnsan, yalnızca biyolojik bir varlık değildir; anlamını ve kimliğini toplumsal ilişkiler içinde inşa eden sosyal bir öznedir.

Devamını Oku
19.01.2026