En fazla duyduğum laf ‘kendine dikkat et’
Pınar Öğünç
Son Köşe Yazıları

En fazla duyduğum laf ‘kendine dikkat et’

09.03.2016 02:53
Güncellenme:
Takip Et:

Bir Diyarbakır dönüşü havalimanına girerken az önümde, sonradan hükümete yakın bir medya kuruluşunda gazeteci olduklarını anladığım bir grup vardı. Bir kadın muhabirin bavulunda sorun çıkmıştı, güvenlik görevlisi artık ne dediyse “İsterseniz emniyet müdürünü arayayım hemen” diye karşılık verdi kadın. Bunu yapacak mıydı, yapabileceğini mi hissettirmek istemişti? Neticede kişisel bir mesele için emniyet müdürünü cepten arayabilir, sorunu böyle çözebilirdi demek. Gazeteciler ikiye ayrılıyordu.

“Namlunun ucunda baro başkanları, doktorlar, öğretmenler var. Sen de namlunun ucundasın. Bu işi yapmaya çalışıyorsun, bir şeyleri koparıp dünyaya duyurmaya çalışıyorsun.”

“Abluka alanlarını takip ettiğim sırada darp edildim. Silahlar eşliğinde ölümle tehdit edildim. Gözaltına alındığımda sözlü ve fiziki şiddete maruz kaldım

“Duygunu bastırmak, ötelemek zorunda kalıyorsun, haberi yazarken ağlıyorsun. Hepimizin bir yerden sonra psikolojik desteğe ihtiyacı olacak...”

Türkiye Gazeteciler Sendikası Kadın ve LGBTİ Komisyonu’nun hazırladığı bir rapor var elimizde. Rapor, ikiye ayrılan gazetecilerden, çatışmalı Kürt illerinde akrepe binmeden mesleklerini yapmaya çalışanlarla, onların içinde de bunları ayrıca ağır yaşayan kadın gazetecilerin çalışma koşullarıyla ilgili. Şırnak’ın Cizre, Silopi, Beytüşşebap; Mardin’in Nusaybin, Derik, Dargeçit; Muş’un Varto; Diyarbakır’ın Sur ve Bismil, Hakkâri’nin Yüksekova ilçelerinde ve Van’da yaşanan çatışmaları, abluka ve sokağa çıkma yasaklarını takip eden 10 kadın gazeteciyle görüşmeler yapılmış. İsimler haliyle gizli; başlarına gelenler haberleşerek alenileştiğinden JİNHA muhabiri Vildan Atmaca ve Beritan Canözer istisna.

‘Sen de gebereceksin'

Temel mesele can güvenliği elbette. Üzerine güvenlik güçleri tarafından kurşun yağdırılan, basın kartına rağmen işini yapması engellenen, tehdit edilen, abluka hallerinde banyo, tuvalet gibi temel ihtiyaçlardan mahrum, uykusuz, sokakta sürekli eğilerek, tetikte yürüyen kadınlar anlatıyor. “En fazla duyduğum laf ‘kendine dikkat et’” diyenler... Sosyal medyadan “Öleceksin, sen de gebereceksin’ gibi mesajlar alanlar; ‘normal’ hayatları kalmayanlar, aylardır ağız dolusu gülmediğini söyleyenler...

Bazıları şiddetin cinsiyet tanımadığını söylese de “erkek devlet”i hissettikleri anlar az değil. Operasyonlar bittikten sonra duvarların hangi yazılarla dolu olduğunu hatırlamak yeterli. “Eline silah verdiğin zaman daha da bir güven duyuyor erkekliğine” diyor bir muhabir. Duydukları cinsiyetçi küfürler, fiziki şiddetin kimi zaman doğrudan cinsel bölgelerine yönelmesi acıklı biçimde önemsizleşmiş, “can”dan konuşurken talileşmiş.

Kimi anlarda kurumlarına haber geçmek için alternatif yollar bulmak zorunda kalmışlar. 19. yüzyılda gazetecilerin telgrafı kullanması gibi, telefonlarından ikiüç kelimelik kısa mesajlarla olabiliyor bu bazen. Telefon hatları kesildiğinde buldukları bir yöntem de 110 İtfaiye’yi arayarak orada bekleyen arkadaşlarına iki üç cümelelik haberlerini geçmek.

Bir de tüm bunları Batı’dan görünmemenin verdiği yalnızlık duygusuyla yaşadıklarını anlatıyorlar: “En büyük zorluğumuz bu haberleri sadece bizim yapmak zorunda kalmamız. Yükümüz çok ağır oluyor. Ve birkaç gün önce konuştuğumuz insanların gözlerimizin önünde katledilmesi, bir daha görememek çok kötü bir duygu.”

Koşullar onları savaşın da öznesi ve hedefi yaparken yaşananları aktarmak böyle bir mesuliyet, böyle bir yük. Bazıları için.

Yazarın Son Yazıları

Bugünün ‘esası’ savunmada

Bugünün ‘esası’ savunmada

Devamını Oku
28.07.2017
Hayır rüzgârında 1 Mayıs

Hayır rüzgârında 1 Mayıs

Devamını Oku
02.05.2017
Bir tava bir kepçe

YSK’nin mühürsüz pusula kararına, şaibe iddialarına karşı Beşiktaş’ta buluşanların sayısı on bine yaklaşıyordu. Kimdi bu insanlar, ne istiyordu?

Devamını Oku
19.04.2017
‘Hayır’a baskı tarihe geçecek

.

Devamını Oku
17.04.2017
Kadınlar haykırıyor: Hayat bizim senin mi sandın?

Kadınlar birçok kentte ‘Hayır’ demek için sokaklardaydı. ‘Kadınların direnişi o sarayı mühürleyecek’ yazısı dikkat çekiyordu bir pankartta.

Devamını Oku
14.04.2017
Hitler'li iki tespit

Hitler'li iki tespit

Devamını Oku
04.04.2017
Evet ve hayır diye iki seçenek varsa, bu ne?

DİB, sahadan tecrübe paylaşıyor. Hayırcıların başına gelenler, Evet’in tasviri aslında.

Devamını Oku
01.04.2017
Aliyev’den Türkiye’ye başkanlık uyarıları: Yapmaz demeyin her şeyi yaparlar

Azerbaycan’da muhalif fikirleri yüzünden cezaevinde iki yıl tutulan insan hakları avukatı İntigam Aliyev, acısını çektikleri başkanlık sistemini anlatıyor, uyarıyor: “Başkanlıkları kendi arşınınızla ölçmeyin”

Devamını Oku
20.03.2017
Paker: Psikososyal dengemiz bozuldu

Derin bir toplumsal kriz yaşıyoruz

Devamını Oku
15.03.2017
Ahmet'inki bir tehdit değil sadece durum tespiti

Ahmet'inki bir tehdit değil sadece durum tespiti

Devamını Oku
22.02.2017
Kadın, göçmen, Müslüman ve Trump’a kafa tutuyor

Kasımda Minnesota Temsilciler Meclisi’ne seçilen ilk Müslüman olan Somali kökenli İlhan Omar İstanbul’daydı. Trump’ın başkanlığıyla Omar’ın işi zorlaştı ama koltuğu daha da manalı hale geldi.

Devamını Oku
05.02.2017
'Tek medya, tek akademi, tek hukuk'

'Tek medya, tek akademi, tek hukuk'

Devamını Oku
03.02.2017
‘Bu koşullarda meşru bir referandum olmaz’

Tarihinin en güçlü temsiliyle Türkiye’ye gelen PEN heyeti, ifade özgürlüğü çerçevesinde hem siyasilerle hem mağdurlarla görüştü, başkanlık referandumuna dair uyarılarda bulundu.

Devamını Oku
28.01.2017
‘Kutsal olan devlet değil, insandır’

‘Kutsal olan devlet değil, insandır’

Devamını Oku
20.01.2017
Savaşa, yoksulluğa ve israfa karşı sofra

Savaşa, yoksulluğa ve israfa karşı sofra

Devamını Oku
04.12.2016
‘Her yıkılmış ev bizim için mezar’

Avukat Ramazan Demir, 8 ay sonra sokağa çıkma yasağı kaldırılan Şırnak’ta evini, kardeşinin test kitabından buldu. Demir, yıkımı “Yıkımın büyüklüğü karşısında sen ufacık kalıyorsun. Şırnak’ta 92’yi yaşadık. Ama bu seferki başka bir şeydi” diye anlattı.

Devamını Oku
28.11.2016
Özgür Gündem nöbetçi yayın yönetmenleri yine adliyede... Suçları dayanışma!

Çağlayan’dak i Adalet Sarayı’nda dün Özgür Gündem’le dayanışma amacıyla bir günlük genel yayın yönetmenliğini üstlenmiş gazeteciler vardı. Necmiye Alpay, Yıldırım Türker, Hasan Cemal, Jülide Kural, Murat Uyurkulak, Faruk Balıkçı ve birçok gazeteci daha.

Devamını Oku
25.11.2016
Bertrand: Gazeteci taraf seçmek zorunda değil

Geçen cuma Gaziantep’te gözaltına alındıktan sonra sınır dışı edilen Fransız gazeteci Olivier Bertrand, ‘Kafkaesk’ dediği o üç günü anlattı.

Devamını Oku
18.11.2016
'Otoriteryanizm yükseliyor'

Trump’ın başkan seçilmesi tartışmaları devam ediyor. Doç. Dr. Evren Balta insan haklarının, özgürlüklerin baş tacı edildiği 90’lar döneminin kapandığını söylüyor. Balta “Trump lider olarak bunların hiçbiriyle ilgilenmediğini söylüyor. Trump gibi liderlerin, Türkiye’de Erdoğan’ın, Macaristan’da Orban’ın yaptığı en önemli şeylerden biri kurumsuzlaştırma” diyor.

Devamını Oku
13.11.2016
Delirmiyorsak o da inattan

Delirmiyorsak o da inattan

Devamını Oku
05.11.2016
‘OHAL hatırası’

‘OHAL hatirası’

Devamını Oku
03.11.2016
Denizde orman kanunları

Su ürünleri mühendisi Mehmet Özdinar’ın TÜİK için balıkçılardan veri toplarken ölümü, gözleri vahşi kapitalizm belgeseline benzeyen balıkçılık sektörüne, büyük balıkçıların hırsına ve rekabet arttıkça ortaya çıkan şiddete çevirdi.

Devamını Oku
31.10.2016
Devletin ‘üvey’ çocukları

Devletin ‘üvey’ çocukları

Devamını Oku
15.10.2016
'AKP, kendini OHAL’e kaptırdı'

'AKP, kendini OHAL’e kaptırdı'

Devamını Oku
01.10.2016
‘Ellerimiz yakalarında’

‘Ellerimiz yakalarında’

Devamını Oku
25.09.2016
‘İşimi bitireyim sonra öldürün’

‘Öldürün ama işimi bitireyim ondan sonra’

Devamını Oku
24.09.2016
Göbeklitepe'ye yazık

Göbeklitepe'ye yazık

Devamını Oku
28.08.2016
El yakmadan yazılmaz

El yakmadan yazılmaz

Devamını Oku
23.08.2016
Bu önlemlerle kâr özelleştiriliyor, zarar toplumsallaştırılıyor

İktisatçı Doç. Dr. Ümit Akçay, AKP’yi iktidarda tutan en önemli faktörlerden birinin her şeye rağmen ekonomik büyümenin sürmesi olduğunu söylüyor. Akçay, “Büyüme durduğunda olabilecekleri kimse bilmiyor. O nedenle “ne pahasına olursa olsun büyüme” ruhu hâkim” diyor.

Devamını Oku
19.08.2016
'Batı jetlerin sesini yeni duydu'

'Batı jetlerin sesini yeni duydu'

Devamını Oku
24.07.2016
Darbeciye işkence demokrasi getirmez

Darbecilerin cezalandırılması gerektiğini söyleyen TİHV Genel Sekreteri Bakkalcı, insanlık onurunun korunmasına yönelik değerlerin polemik konusu yapılamayacağını söyledi.

Devamını Oku
23.07.2016
Taksim'de bir 'şölen'

OHAL ilanı, Taksim Meydanı’ndaki Demokrasi Şöleni’nde canlı dinlendi. Sonra kornalarla sabaha kadar sürecek ‘olağanüstü’ bir kutlama başladı.

Devamını Oku
22.07.2016
Hepiniz aynı tanktasınız

Hepiniz aynı tanktasınız

Devamını Oku
16.07.2016
‘Kimse farklı olduğu için azap çekmesin’

‘Kimse farklı olduğu için azap çekmesin’

Devamını Oku
10.07.2016
'Taksim’in içine etmek mümkün'

Prof. Sayın’ın Bilgi Üniversitesi’yle ilişiğinin kesilmesini protesto ederek istifa eden Prof. Neumann, Batı’nın Erdoğan’ı sultan olarak göstermeyi sevdiğini, Erdoğan’ın da kendini Osmanlı motifleriyle sunduğunu söyledi

Devamını Oku
07.07.2016
‘Sadece özgürlük istiyoruz’

‘Sadece özgürlük istiyoruz’

Devamını Oku
20.06.2016
Fuarda biten umutlar

Fuarda biten umutlar

Devamını Oku
11.06.2016
Örgütlü kötülüğün davası

Kadıköy’de öldürülen Bahadır Grammeşin’in kardeşi Başak, bugünkü duruşma öncesi Cumhuriyet’e konuştu.

Devamını Oku
08.06.2016
“Asıl evlerimizin halini görünce delireceğiz”

“Asıl evlerimizin halini görünce delireceğiz”

Devamını Oku
29.05.2016
‘İnadına o evde yaşayacağım’

Yüksekova’da yatak odalarına bir özel harekâtçının “Yüksekova’da aşk başka yaşanıyor” yazdığı Uzunköprü çifti Cumhuriyet’e “Bu neyin kinidir çözemiyoruz” dedi.

Devamını Oku
27.05.2016