Celal Üster

Kapitalizmden dönenin kalemi kırılsın...

07 Şubat 2015 Cumartesi

‘Kraliçe’, Charlie Hebdo katliamına çok üzülmüş, yakasına kalem takmış diyeler...

Helen Mirren en beğendiğim oyunculardan biridir. Çok farklı rollerin üstesinden gelebilen bir oyuncudur. Oscar, Emmy, Altın Küre... Almadığı ödül kalmamıştır. Kraliçelere bayılır... Elizabeth’lerin birincisini de, ikincisini de oynamıştır...
Luchino Visconti en sevdiğim yönetmenlerden biridir. En baba beş yönetmenini say deseler, hiç düşünmeden vereceğim adlardan biri Visconti’dir. “Leopar”ı, “Venedik’te Ölüm”ü fırsat buldukça hâlâ seyrederim...
Can Yücel’in Shakespeare tarifinden çalacak olursam, Michelangelo’yu tarife ne hacet, Sistine Şapeli’nin tavan resimleri ile Davut, Musa heykellerine bereket!” derim.
Şimdi, diyeceksiniz ki, “Helen Mirren, Visconti, Michelangelo da nereden çıktı durup dururken?”
Ben de diyeceğim ki, “Bir bültenden çıktı!”

‘Kurbanlara saygı!’
Efendim, Visconti marka meşhur kalemlerle ilgili bir bültende denir ki: “Los Angeles’ta düzenlenen 72. Altın Küre ödül törenine katılan ünlü aktris Helen Mirren, Charlie Hebdo saldırısı kurbanlarına saygısını, elbisesine broş olarak taktığı Visconti Michelangelo dolmakalemiyle gösterdi...”
Evet, anımsıyoruz: Geçenlerde düzenlenen törene Diane Kruger, Kathy Bates, George Clooney, Joshua Jackson gibi ünlüler, ellerinde “Je suis Charlie” yazılı pankartlarla katılmışlardı.
Meğer, “Ben Charlie’yim!” demek, Helen Mirren’ı kesmemiş!
Mirren, Charlie Hebdo saldırısına tepkisini, herkesleri büyüleyen kırmızı Dolce&Gabbana giysisine, “basın özgürlüğünün simgesi” olarak mavi Visconti Michelangelo dolmakalem takarak göstermeyi yeğlemiş...
Floransa’nın namlı yazı gereçleri markası Visconti de, Helen Mirren’a bu “duyarlı yaklaşımı” için teşekkürlerini sunmuş...

‘Kalemin gücü!’
Bültenin başlığı da “Kalemin gücü”... Bence yanlış. “Sermayenin gücü” olmalıydı...
Kapitalizmin, doğası gereği, önüne gelen, eline geçen her şeyi, duyguları, aşkı, sevgiyi bile metaya çevirmeden, kâra dönüştürmeden edemediğini biliyorduk...
Anlı şanlı bestecilerin aşk şarkılarının, televizyon reklamlarında nasıl “araba sevdası”na, “buzdolabı tutkusu”na dönüşüverdiğini izliyorduk...
Ama son yılların en vahşi cinayetlerinden birinden bile çöplenip nasiplenmek kimin aklına gelirdi ki! Ancak vahşi kapitalizmin...
Sanat yazarımız Evrim Altuğ, “iletişim âlemi”nden kendisine iletilen kimi bültenleri bana da gönderir. Her zamanki nüktedanlığıyla da bazı notlar düşen yanlarına. Bu kez şu notu düşmüş: “Kapitalizmden dönenin kalemi kırılsın!”
Evet, Charlie Hebdo’cular gibi mizaha sığınmaktan başka çare yok galiba...  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Irgat’ın Türküsü 14 Mayıs 2018

Günün Köşe Yazıları