Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

19.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi. Yıllardır tartışıyoruz, konuşuyoruz, toplantılar yapıyoruz, raporlar yayımlıyoruz ama sorunlarımız yerinde sayıyor. Çünkü kimse gerçeğin adını açıkça koymuyor: Biz yalnızca hayvan ithal eden bir ülke değiliz; yem hammaddesi de ithal eden bir ülkeyiz. Yani hastalıklar bir yandan, verimsiz işletme yapısı bir yandan, yem “hammaddesi” bağımlılığı diğer yandan hayvancılığınızı kemiriyor.

Bir gerçek daha var: Türkiye’de hayvan sayısı aslında sorun değildir. Sorun, hayvanın doğru yönetilememesidir. Türkiye'nin süt ineği varlığı Avrupa ülkelerinden fazladır. Ama işletme başına düşen hayvan sayısı ortalama 6 baştır. Bu sayı Avrupa’da 40–60 baş, ABD’de 357 baştır.

SORUN SAYI DEĞİL, ÖLÇEK 

Bu ülkede orta ölçekli işletmeler güçlenmeden hayvancılık düzelmez. Küçük aile işletmesi kırsalın canıdır; mutlaka korunmalıdır. Ama beş ineği olan bir aileyi, küresel yem piyasasıyla rekabet ettiremezsiniz. Orta ölçek olmadan suni tohumlama başarı oranı artmaz, buzağı kayıpları düşmez, süt verimi yükselmez, bir üretim planı yapılamaz.

Fakat bütün bunlar yetmez. Çünkü Türkiye’nin bir başka gerçeği daha var: Biz bir koyun ülkesiyiz. Türkiye’nin doğal yapısı küçükbaş hayvancılığa uygundur. Koyun, iklime dayanır; merayı değerlendirir, yem tüketimi düşük ve ekonomiktir. Et açığını kapatacak en hızlı ve en sürdürülebilir alan koyunculuktur.

Bu nedenle Türkiye’nin hayvancılık stratejisi çok nettir:

- KISA VADEDE: Koyunculuk ülke politikası haline getirilmelidir. Merayı yeniden canlandırmadan et sorununu çözülemez. Koyunu güçlendirmeden karkas ithalatı bitirilemez.

- ORTA VADEDE: Büyükbaşta orta ölçekli işletmeler arttırılmalıdır. Süt üretimi ancak bu şekilde verimli hale gelir. Kayıt sistemi, aşılama takibi, veteriner hekim kontrolü ancak bu ölçekte işler.

- UZUN VADEDE: Yem hammaddesi bağımlılığı bitirilmelidir. Türkiye Güneydoğu Anaolu Projesi’ne (GAP) 50 milyar dolar harcadı fakat projeyi bitiremedi. Sulama tünellerinin bir an önce bitirilmesi ve GAP’ın tam olarak üretime geçmesi gerekir.

YÜZDE 60’INDAN FAZLA

Mesele “hayvan yokluğu” değil, “yem yokluğu”dur. Yem bitkisi ekim alanı artırılmadan bu ülke nefes alamaz. Bugün yemin hammaddesinin yüzde 60’ından fazlasını ithal girdilerle üretiyoruz. Yem fiyatının yüksek olması hayvancılığı çökertiyor. Çözüm bellidir: Kuraklığa dayanıklı yem bitkilerine dönüş, meraların ıslahı, yem üretiminde bölgesel planlama.

Bir konu daha var ki artık ertelenemez: Şap, brusella, tüberküloz gibi hastalıkların ülke çapında kontrolü sağlanmalıdır.

Türkiye bu hastalıklarla onlarca yıldır mücadele ediyor ama hâlâ kesintisiz bir kontrol programı yok. Çünkü hastalık yönetiminde kurumlar arasındaki görev dağılımı dağınık. Avrupa Birliği ülkeleri, tek bir merkezden yönetilen, sürekli izleme yapan, veteriner hekimliği karar mekanizmasının merkezine oturtan “ulusal hastalık kontrol merkezleri” ile başarı sağlıyor. Türkiye de bunu yapmak zorundadır.

Kamu-üniversite serbest klinik zincirini birleştiren, zoonozları izleyen, tüm ülkeyi kapsayan bir Ulusal Hastalık İzleme ve Kontrol Merkezi artık zorunluluktur. Tek Sağlık yaklaşımının kâğıt üzerinde değil, kurumsal bir yapı haline gelmesi gerekmektedir.

Türkiye, Cumhuriyetin ilk yıllarında hayvancılıkta olağanüstü bir başarı yakaladı. Karantina istasyonlarını kurdu, meraları düzenledi, ıslah çalışmalarını başlattı, veteriner teşkilatını bilimsel temele oturttu.

O günün koşullarında bile başarıldıysa bugün neden başarılamasın? Sorun teknik değil, politiktir. İrade ister, planlama ister, bilime kulak vermek ister. Yapılması gereken bellidir: Koyunu güçlendir, orta ölçeği büyüt, yemi üret, hastalığı kontrol et, veteriner hekimliği merkeze koy. Bu ülke üretir. Bu ülke başarır. Sorun hayvanda değil sistemdedir.

DR. GÜLAY ERTÜRK

VETERİNER HEKİMLER DERNEĞİ GENEL BAŞKANI

Yazarın Son Yazıları

Kamusal aklın kurumları - Serhat Saatci

Türkiye’de kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları uzun süredir siyasal tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Devamını Oku
10.02.2026
Grönland iklimi - Hakan Reyhan

2015 yılından bu yana (Paris İklim Zirvesi’yle başlayan süreçte) küresel ısınma sorununun çözümü için dünya ülkeleri açısından büyük bir uyanış yaşandığı düşünülüyordu.

Devamını Oku
10.02.2026
'İktidarın kara düzeni dağılacak!'

“Reform yılı” hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, “reform ve şahlanış” yılı olacakmış.

Devamını Oku
09.02.2026
Direnenler ve pijamasıyla oturanlar - Erdal Atıcı

Dünya tarihinde, bugün olduğu gibi adalet kılıcının kırıldığı, insan özgürlüklerinin kısıtlandığı, baskının, zulmün, haksızlığın ve hukuksuzluğun topluma egemen olduğu dönemler görülmüştür...

Devamını Oku
09.02.2026
Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir.

Devamını Oku
07.02.2026
Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard’ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: “Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız.”

Devamını Oku
06.02.2026
Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz.

Devamını Oku
05.02.2026
Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden “sorunları çözememe hastalığı” artık kronikleşti.

Devamını Oku
05.02.2026
Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026
Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye’de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi.

Devamını Oku
03.02.2026
Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

Devamını Oku
02.02.2026
Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kuvvetler tek elde toplanırsa... - Mahmut Aslan

Muammer Aksoy’un evinin önünde katledilişinin üzerinden 36 yıl geçti.

Devamını Oku
31.01.2026
Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026
Suriye’de neler oluyor? - Nejat Eslen

ABD’de strateji geliştirme yöntemi öğretisinde üç ana unsurun esas alınması gerektiği ifade edilir...

Devamını Oku
28.01.2026
Üniversitelerde bitmeyen sorunlar - Kaya Özgen

Üniversitelerimizde büyük sorunlar yaşandığı biliniyor.

Devamını Oku
28.01.2026
Atatürk, üç kadın ve Hatay - Ülgen Zeki Ok

Kişisel gelişime hevesli gençler, bu amaca yönelik rehber kitaplar yerine, Atatürk’e yakın insanların yazdığı anı kitaplarını okumalılar.

Devamını Oku
28.01.2026
Çöküşü yönetenler - Doğan Sevimbike

Davos’ta bu yıl dile getirilenler, artık “gelecek vizyonu” ya da “reform çağrısı” olarak okunamaz.

Devamını Oku
27.01.2026
Trump siyasi havayı geriyor - Taner Baytok

Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti.

Devamını Oku
27.01.2026
Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu?

Devamını Oku
26.01.2026
Hukuksuzluk diz boyu… - Av. Erol Ertuğrul

Ünlü İtalyan fizikçi Galileo, “Dünya dönüyor” dediği için engizisyon mahkemesi tarafından 1632 tarihinde yargılanmış ve yaşam boyu hapis cezası ile cezalandırılmıştı.

Devamını Oku
26.01.2026
Kurtulma olasılığını da düşündüler - Mustafa Yıldırım

Tevhid, Ekim 1991’de “İslami Direniş ve Parti” başlıklı bildiriyle kendilerini, “Türkiye’deki tağuti Kemalist rejime karşı olan Müslümanlar” olarak tanıttı; “mevcut rejime karşı mücadele verecek bir hareketin” yapılanma ilkelerini, madde madde açıkladı.

Devamını Oku
25.01.2026
Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026
UMUT o duvar yıkılıncaya kadar devam edecek

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri, 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun Ankara’da evinin önünde hunharca ve kalleşçe öldürülmesiydi.

Devamını Oku
24.01.2026
Kara bir tarih: 24 Ocak - Hilmi Taşkın

24 Ocak 1993 günü Ankara’da aracına yerleştirilen bomba ile katledildi Uğur Mumcu.

Devamını Oku
24.01.2026
Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

Devamını Oku
22.01.2026
Psikolojik sermaye - Banu Özkan Tozluyurt

Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz?

Devamını Oku
22.01.2026
Stratejik akıl ve politik alan - Başar Yaltı

Generallerin sanatı olarak bilinen strateji, askeri bir terim olmakla birlikte artık yaşamın hemen her alanında, özellikle de politik alanda kullanılan bir kavram haline geldi.

Devamını Oku
21.01.2026
Gazze’ye kim çöktü? - Ufuk Saka

Her şey küresel sermaye ittifakı adına İngiliz hükümetinin, ta 1848 yılında bir genelgeyle Filistin’deki konsoloslarını Yahudilerin himayesine vermesiyle başlamıştı.

Devamını Oku
21.01.2026
İktidarın meşruiyet sorunu - Kadir Serkan Selçuk

2002 genel seçimlerinde AKP yüzde 34 oy aldı.

Devamını Oku
21.01.2026
‘Çıkmazdan kurtuluş Dil Devrimi’ - Hürriyet Yaşar

Türkçenin özleşmesinin yolunu açan Dil Devrimi’ne karşı olanlardan Atatürk’e karşı çıkmayı göze alamayanlar, onun öz Türkçeden vazgeçtiğini, üstelik özleştirmeye girişmekle yanlış yaptıklarını söylediğini öne sürerler.

Devamını Oku
20.01.2026
İşçi sendikalarına öneriler - Engin Ünsal

1968 yılında uluslararası bir sendika toplantısı için New York’taydım.

Devamını Oku
20.01.2026
Kayıtsızlığın vasatlığı - Av. Selin Bakan

Modern dünyanın siyasal dili uzun süredir aynı telkini fısıldıyor: Mesafeli ol. Tarafsız kal. Dünyayla arana güvenli bir çizgi çek.

Devamını Oku
19.01.2026