İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

19.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Bunun için “Ulus Devlet” anlayışına uygun davranan Saddam’ı ve Esad’ı düşürdü.

Hatta başına, ABD tarafından 10.000.000 (yazıyla on milyon) dolar ödül konmuş olan Radikal İslamcı Terörist Colani ile anlaştı; hem adını hem de giyim kuşam tarzını değiştirerek onu Suriye Cumhurbaşkanı olarak tanıdı ve övgülerle Beyaz Saray’da ağırlayarak “meşruiyet” kazandırdı.

(Bu noktada, ABD Başkanı Trump’ın, işbirliği istediği siyasal liderlere “meşruiyet” kazandırdığını iddia ettiği de anımsanmalıdır.)

Türkiye, sadece Ortadoğu bölgesinde değil, Balkanlar’da ve Kafkaslar’da da en güçlü ülke olduğu için, bu “şeytan üçgeninde” at oynatmak isteyen Emperyalizm elbette onun desteğine muhtaçtır.

Bu coğrafi konum ve hem “Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti” rejimi ile sahip olduğu siyasal, ahlaki ve moral güç hem de askeri üstünlük Türkiye’ye, dünya egemenliği için birbirleriyle rekabet eden devletler karşısında çok büyük bir pazarlık gücü kazandırmıştır.

Ülkenin bu çok özel konumu ve bu özellikleri, iktidarlara, ülke çıkarlarının halk yararına kullanılmaları için hem ekonomik hem kültürel hem de siyasal olarak büyük olanaklar vermektedir.

Siyasal iktidarlar, ülkenin bu gücünü ve önündeki olanakları, dış ilişkilerde, Atatürk döneminde olduğu gibi, halk yararına kazanımlar elde etmek için kullansalardı Türkiye bugün Avrupa Birliği standartlarında istikrar ve refah sahibi olabilirdi.

Ama ne yazık ki, İktidarın, Emekli Büyük Elçi Süha Umar’ın geçen Çarşamba günü 17 Aralık tarihli “Amerika Meydan Okuyor” başlıklı yazısındaki önerisine uygun davrandığını iddia etmek pek olanaklı değildir:

“Bugünkü ekonomik, siyasi, askeri gücü ve yönetimi ile Türkiye, Abdülhamit’in Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasına varan ‘büyük devletleri birbirine karşı kullanmak’ politikasından uzak durmalıdır.”

Tam tersine, hem Rusya ve ABD’yi birbirine karşı dengelemek politikası izlemiş, milyarlarca doları bu uğurda füze alımlarında toprağa gömmüş hem de ABD’nin Ortadoğu bölgesindeki savaşına ve hedeflerini gerçekleştirmesine destek olmuş, bunun karşılığında, halkın yararına olan herhangi bir siyasal ve ekonomik kazanç elde edemediği gibi, tam tersine toplumun siyasal, kültürel ve ekonomik dengelerini bozacak olan büyük bir “sığınmacı” göçüne maruz kalmak ve depo olmak gibi bir bedel ödemiştir.

***

23 yıllık yönetimin sonunda, basiretsiz kararlardan dolayı ortaya çıkan olumsuz sonuçları dengelemek için sürekli olarak egemenliği kişiselleştirme yöntemine başvuran ve bu nedenle, “Parlamenter Demokrasiyi rafa kaldıran” İktidar artık seçmen desteğini yitirmiş görünmektedir.

Seçmen desteğini yitirmiş olmasına rağmen, yönetimini sürdürmek isteyen İktidar, bu hedefini gerçekleştirmek için, bütün yönetimi boyunca, kendi oyunu artırabilmek ve rakiplerinin oyunu düşürebilmek için kullandığı “PKK Terörü” kozunu, ABD’nin de istediği biçimde, tersine çevirmeye, “şeytan” muamelesi yaptığı PKK ve DEM ile ittifak kurarak, siyaseten bitmiş görünen ömrünü uzatmaya çalışıyor.

Ama hem Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine aykırı olması hem de bizzat kendisinin sadece kültürel olarak değil, siyasal olarak da bir koz olarak kullandığı “Terörist PKK ve onunla ilişkili DEM” dediği grup ile müzakereye girişmesi, ittifak kurması, kaybetmiş olduğu seçmen desteğini telafi etmesine değil, bu desteği daha da çok yitirmesine yol açmaktadır.

İşte İktidarın PKK ve DEM “açmazı”, daha doğru bir deyişle “çıkmazı” tam da burada yatmaktadır:

Geçmişte, PKK ile müzakere ederken, bu gerçek medyaya yansıdığında, seçmen tepkisinden korktuğu için, “PKK ile görüştüğümüzü iddia eden şerefsizdir” diyen İktidarın büyük ortağının bu tepkisi, küçük ortağın, “Şerefsiz olan PKK ile pazarlık yapandır. Şehide kelle, hain Öcalan’a sayın diyendir. Zavallı olan PKK’ye kucak açandır” demesi ile birlikte, aslında bugünkü çıkmazı da vurgulamaktadır.

Yazarın Son Yazıları

İktidar hırsı ‘insanlığı’ tehdit ediyor

İktidar hırsı, ‘insanlığı’ tehdit ediyor” derken “insanlık” kelimesini iki ayrı anlamda kullandım: 1) Liderlerin iktidarda kalmak uğruna yaptıkları işler, “insanlığın” sonunu getirecek boyutlara ulaşabilir. 2) Liderlerin iktidarda kalmak için yaptıkları girişimler, onların “insanlığını” yok edebilir.

Devamını Oku
20.03.2026
CHP davası: Bir 'anayasa darbesi!'

Salı günü Özgür Özel’in yaptığı konuşma haklı olarak gündemin başına oturdu. “Haklı olarak” diyorum çünkü bu konuşma aslında bir “Anayasa Darbesi” açıklamasıydı: İktidarın yargı eliyle yaptığı bir “Anayasa Darbesi!”

Devamını Oku
19.03.2026
İddialar abartılı: Ya savunmalar?

Dün, Silivri’de, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu “Suç örgütü lideri” olarak suçlayan iddianameyle açılan davanın, ikinci hafta başındaki ilk (sözde) duruşması yapıldı ve medyaya yansıyan haberlere göre yaklaşık 7 dakika sürdü.

Devamını Oku
17.03.2026
CIA ajanı başkan olduğunda...

Bay N’nin gerçek yaşamöyküsü Brecht’in Hitler’i eleştirmek için yarattığı kurgusal tiyatro karakteri Arturo Ui’yi bile gölgede bırakır...

Devamını Oku
15.03.2026
İç cepheyi güçlendiren destan

İran’a da sıçrayan sıcak savaş, Türkiye’nin “Ortadoğu Bataklığı”na girmesinin ne denli sakıncalı olduğunu, İktidara bir kez daha anımsatmış görünüyor.

Devamını Oku
13.03.2026
Üçüncü darbe: 12 Mart

Bugün, ülkemizi bu karanlık döneme taşıyan “12 Mart 1971 Darbesi”nin 55. yıldönümü.

Devamını Oku
12.03.2026
Dava: İktidarın iletişim felaketi

Bir halk, bir iktidardan ne bekler?

Devamını Oku
10.03.2026
En korkunç yalan ve yalancı

Sizce en korkunç yalan hangisidir?

Devamını Oku
08.03.2026
Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026