Köşe Yazısı

A+ A-

Suçişleri Bakanlığı!

12 Şubat 2015 Perşembe

İç Güvenlik Paketi’nin (İGP) bir hafta daha ertelenmesi ilk bakışta “acaba bir sağduyu mu belirdi, yasayı gözden mi geçirecekler” beklentisi oluşturmuştu ama, işin aslı öyle değildi. AKP’liler Meclis’i yönetecek başkanvekilinin kendi partilerinden olduğu gün işe başlamak istediler. Geçen hafta CHP’li, bu hafta da MHP’li Başkanvekili Meclis’i yönetince ertelemeyi tercih ettiler.
Salt bu durum bile, pakette savunulması kolay olmayan hükümler bulunduğunu gösteriyor.
Paketin genellikle telefon dinlemeleriyle, toplumsal gösterilere müdahalelerle ilgili bölümleri öne çıktı. Bunun da ötesinde, güvenlik güçlerine “can alma” yetkisi veriliyor. 2007 yılında değişen Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu (PVSK) polisin ateş açma yetkisini bir adım ileri götürmüştü. Ateş etmek için uyarı, izin alma mekanizmalarının daha güçlü olduğu yasa değişmiş, polisin “elini tetiğe götürme hızını” artırmıştı. 2007’den bu yana polisin ateş açması sonucu yaşamını yitirenlerin saptanabilmiş sayısı 183. Bunca ölüme neden olan polislerin hemen tümü ertelenebilir hafif cezalar aldılar, hapis yatmadılar. Görevlerine devam ediyorlar.

***

İşte böyle bir Türkiye’de, İGP ile polisin yetkileri bir doz daha genişletiliyor. Başbakan yasayı savunurken, polisin bu yetkileri sadece terör faaliyetinde bulunan kişilere karşı kullanacağını söylüyor. Ancak 2007’den bu yana öldürülenlerin hemen hiçbiri polise Başbakan’ın iddia ettiği yönde bir davranış içinde olmamış.
İki gündür, 25 Kasım 2007’de arkadaşlarıyla doğum günü kutlamasından dönerken İzmir Bayraklı-Karşıyaka yolunda polis kurşunuyla öldürülen Baran Tursun’un babası Mehmet Tursun ile birlikteyiz. Oğlunun ölümünden sonra Baran Tursun Vakfı’nı kurarak yaşamını, bu şekilde canı yanan ailelere adayan Mehmet Tursun’un 8 yıldır yaşadıkları, sürdürmekte olduğu hukuk mücadelesi bir belgesel olur.
Oğlunu öldüren polis, o an “kaza süsü” veriyor. Durum anlaşılınca mahkeme başlıyor. Yargılama polise silah kullanma yetkisinin arttığı süreçte olunca verilen 2 yıl hapis erteleniyor. Duruşma sırasında oğlunun katiline karşı içinden geçenlerin bir bölümünü söyleyen anne mahkemeye veriliyor. Anne 1700 lira ödemeye mahkûm ediliyor. Bunun için Baran Tursun Vakfı’na haciz geliyor.
Baba Mehmet Tursun, bir daha bu tür acılar yaşanmasın diye mücadele ederken İGP ile endişe daha da büyüyor.

***

Önümüzdeki hafta hukuk devleti mücadelesi yeni bir sınavdan geçecek.
Paketin Meclis’e gelmesi halinde barolar üzerlerine düşeni yapacaklarını bu haftadan gösterdiler.
Muhalefet partileri de farklı tümcelerle aynı hedefe dönük olarak duruşlarını netleştirdiler.
Başbakan buna karşılık “bu yasa çıkacak, çıkacak, çıkacak” diyerek sayıklamaya devam etti.
21 yasada değişiklik öngören 132 maddelik paketin yasalaşması halinde “güvenlik” daha büyük bir sorun haline gelecek.
İçişleri Bakanlığı adeta Suçişleri Bakanlığı’na dönüşecek.
İnsanlar kendilerini hükümete karşı daha güvensiz hissetmeye başlayacak.
Hükümet ve ondan sorumlu cumhurbaşkanı güvenlik sorunu haline gelecek.
AKP’lilere son bir sözümüz var:
Bu yasayı içinizden birilerinin bir gün size karşı uygulayabileceğini düşünün!

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

‘İzin’deyim! 8 Kasım 2015 Paz
Umut, gerçeklerden büyüktür! 5 Kasım 2015 Per
AKP’nin sırları! 4 Kasım 2015 Çar