Ben korku filmlerinden çok korkarım. “Kötünün” ya da “kötülüğün” cismen göründüğü filmlerden değil de, varlığının hissedildiği, ama somut olarak görünmediği filmlerden.
Geçenlerde, tüm gazeteler ve ajanslar IŞİD’in yeni bir vahşetini duyurdu: Ellerindeki üç tutsağı, Suriye’nin Palmira antik kentindeki Baalşamin tapınağının sütunlarına bağlayıp havaya uçurmuşlardı.
Bu habere ilişkin bir fotoğraf yoktu. Olsa da büyük olasılıkla yayımlanmayacaktı. Habere, Palmira’nın yıkıntıları üstünde yükselen bir mantar bulutunun görüldüğü, geçen haziranda yayımlanmış bir fotoğraf eşlik ediyordu.
Gerçi dün Russia Today kaynaklı bir haberde, IŞİD’in bombalamaları sonucunda yıkıntıya dönüşen Palmira’nın fotoğrafları yayımlandı; ama bunlar arasında sözünü ettiğim görüntü yoktu.
Şimdiye kadar, IŞİD’in, bir yandan kâfir saydıkları insanlara, bir yandan da İslamiyet öncesi kültür varlıklarına karşı giriştiği gözü dönük saldırılara tanık olmuştuk.
Tanık olmuştuk ne söz, kısa bir süre önce ilkin Suruç’ta, ardından Diyarbakır’da, daha sonra da Ankara’da Barış eylemcilerine karşı düzenlenen kıyımlar karşısında kanımız donmuştu.
Ama şimdi, tapınak sütunlarına bağlanmış insanların havaya uçurulmasıyla, insanoğluna uygulanan şiddetle onun yaratmış olduğu uygarlığa yöneltilen şiddet ilk kez tek bir eylemde bir araya geliyordu.
Ortaya çıkan, ama göremediğimiz görüntü, bağnazlığın, dizginsiz nefretin en somut göstergesiydi. Son yıllarda insanlığın ortak belleğine musallat olan yeni dinsel faşizmin benzersiz suretiydi.
İnsan eti ile tapınak mermerini harman edip birlikte ortadan kaldırmak, şeytanın bile aklına gelmezdi.
Evet, haberlerde bu görüntü yoktu, ama görüntünün olmaması yapılanı daha da ürkünç kılıyordu.
Peki, bundan daha ürkünç ne olabilirdi?
Bu insanlık düşmanlarının soluk alıp vereceği iklimi oluşturanların; bunlara karşı önlem almaya elleri bir türlü varmayanların görünmeyen görüntüleri...
Görünmeyen görüntünün dehşeti...
Yazarın Son Yazıları
Bir ‘Ali Gevgilili ironisi’
Irgat’ın Türküsü
‘Tüm iktidar hayalgücüne!’
Milos Forman: Mizah ve eleştirinin formeni
Kâr ve kapital
Hücrede bir ‘Kuyucaklı’
İyi ki varsın edebiyat...
Dünya Kupası’nda hangi gruptan elendik?
Orwell yaşasaydı...
Kitapla 1 dakika!
Konuş, belleğim!
‘Hayır’ diyen insan...
‘Cahil’den ‘Korkuyorum’…
Heybeliada’nın belleği
Edebiyatın kurduğu kardeşlik
Kaleci Yevtuşenko
Hayır de!
2017’de ‘1984’...
‘El pueblo, unido…’
Behey gafil...
Dans ve müzik Lorca için sevişti…
Şimdi uzak yakın...
Tek başına kalsan da...
Yaşar Kemal’i özlerken...
‘Ne gündüz biter, ne gece...’
‘Hadi, Cumhuriyet’e gidiyoruz...’
Hangisi?..
Aklımıza dolanan ‘Ağ’...
Wajda: Insanlığın sesi
Yazarları da yarıştırırlar…
Bayram ‘kurban’ı
Homo Sapiens ikilemleri...
Sanat her şeye iyi gelir
Darbe-i mesel...
Futbol topunun dayanılmaz hafifliği
Futbol bahane, şovenizm şahane…
Abidin Dino’nun attığı ‘Gol!’
Tam bir cehalet...
Ha asker, ha sivil...
Cinayetin müzayedesi…