İktidar toplumla ters düştüğünde

İktidar toplumla ters düştüğünde

02.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır:

Lider, lideri olduğu grubun değerleriyle ve amacıyla ters düştüğünde liderliğini yitirir.

Peki siyaset bilimi bu konuda ne diyor?

Bir iktidar, yönetmesi için seçildiği toplumun değerleriyle ve amacıyla ters düştüğünde ne olur?

Elbette iktidar da yönetmesi için seçildiği toplumun değerleriyle ve amacıyla ters düştüğünde iktidarını yitirir.

***

Bugünkü İktidar dört ana konuda toplumun değerleri ve amacıyla ters düşmüş durumda.

Zaten bu nedenle seçmen nezdinde ikinci sıraya düşmüş görünüyor.

1) Toplum, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” dedikleri, kişiye bağlı ve bağımlı “Şahsım Devleti Rejimini” beğenmedi ve benimsemedi.

Parlamenter Demokrasi’ye geri dönmek istiyor.

2) Toplum, “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti” olan ve ulusal devlet niteliği taşıyan Cumhuriyet Rejimi’ni eleştiren ve onun altını oyan eylem ve söylemleri gündeme getiren “Açılım sürecini” beğenmedi ve benimsemedi.

“Ulusal Cumhuriyet Rejimi”ni “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ni korumak istiyor.

3) Toplum, bu iktidarın, baskı yoluyla insanları susturmaya yönelik olan ama yolsuzluk, dolandırıcılık ve uyuşturucu sorunlarını çözmeyen, “Adalet” ve “Yargı” konusundaki uygulamalarını beğenmiyor, benimsemiyor ve eleştiriyor.

Adil ve siyasetin emrinde olmayan, bağımsız bir yargı erki istiyor.

4) Toplum, kendisinin geçim sıkıntısına mahkûm edilmesinden rahatsız, bu mali ve ekonomik uygulamaları beğenmiyor, benimsemiyor ve geçim sıkıntısı çekmek istemiyor.

İnsanlar hayatlarını sürdürebilmek, ailelerini geçindirebilmek ve geleceğe umutla bakmak olanağı istiyor.

***

İktidar, her biri insanları isyan ettiren ayrı ayrı birçok başka sorun doğuran bu dört konuda, toplumun rahatsızlıklarını dikkate almadan, ülkeyi bu noktalara taşıyan iç ve dış politikalarını inatla sürdürüyor.

Bu sıkıntılar, çelişkiler, öngörülmeyen, beklenmeyen sonuçlar değil...

Tam tersine, İktidarın bilinçli tercihlerinin kaçınılmaz sonuçları.

Bu durum, hem İktidarla toplum arasında, hem iktidarın kendi içinde, hem de toplum içinde, büyük sıkıntılar, gerilimler, bunalımlar ve kavgalar yaratıyor.

***

İktidarla toplum arasındaki bu çelişki ve gerilimlerin çözüm yöntemi belli:

Seçim! Ama baskı altında, çalınan oylarla filan yapılan “sözde” bir seçim değil...

Adil, şeffaf ve güvenilir bir seçim.

Böyle bir seçim ne kadar çabuk yapılırsa, İktidar da toplum da o kadar az zarar görmüş, o kadar az maliyet ödemiş olur!

Yazarın Son Yazıları

Aydın ihaneti: Kronoloji (2)

Türkiye’yi bugünlere taşıyan, Emperyalizmin güdümündeki dincietnikçi politikaların doruk noktalarında, bunlara destek verenler, (“Aydın” olduklarını iddia etseler ve toplum tarafından öyle görünseler bile) “Aydın” olarak kabul edilemezler!

Devamını Oku
02.04.2026
Aydın ihaneti nedir? (1)

Ben “İhanet” ve “Hain” sözcüklerini sevmem...

Devamını Oku
31.03.2026
Dincilik, etnikçilik ve emperyalizm

DİNCİ VE ETNİKÇİ POLİTİKALAR, DEMOKRATİK CUMHURİYETİ TEMELİNDEN YOK EDERLER...

Devamını Oku
29.03.2026
İktidarın altını oyan üç süreç

İ ktidarın ilk ve esas hedefinin, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini değiştirmek olduğu, hem kendi söylemlerinden ve eylemlerinden hem de AYM kararından öğrenilmişti.

Devamını Oku
27.03.2026
Kanalizasyondaki tuğla!

Aslında bir ülkeye yapılabilecek en büyük ihanet o ülke halkını cahil bırakmak, daha kötüsü de iyi eğitilmiş olanları da cahilleştirerek tüm halkı cahillerin yönetimine mahkûm etmektir.

Devamını Oku
26.03.2026
‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

İran’a saldırı ile iyice tırmandırılmış olan Ortadoğu Savaşı 7 Ekim 2023’de Hamas’ın İsrail’e yaptığı saldırı ile başlamadı: Ortadoğu Savaşı 11 Eylül 2001’de Usame Bin Ladin liderliğindeki El Kaide’nin ABD’ye yaptığı İkiz Kuleler saldırısı ile başladı!

Devamını Oku
24.03.2026