Trump’ın Gazze’yi ilhak planı - Prof. Dr. Hikmet Sami Türk
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Trump’ın Gazze’yi ilhak planı - Prof. Dr. Hikmet Sami Türk

19.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

20 Ocak’ta 47. ABD Başkanı olarak ikinci dönem görevine başlayan Donald Trump, bir hafta sonra (26.1.2025) başkanlık uçağında yaptığı bir açıklamada 1 buçuk milyon Filistinlinin Mısır ve Ürdün gibi komşu Arap ülkelerine yerleştirilmesi gerektiğini, yerleştirmenin kısa veya uzun vadeli olabileceğini, ABD’nin tam anlamıyla yıkım alanı hâline gelen Gazze’nin yeniden inşasına destek verebileceğini, deniz kenarında muhteşem bir konumu ve harika bir havası olan Gazze’de çok güzel şeyler yapılabileceğini söyledi.

4 Şubat’ta Washington’da kendisini ziyaret eden ilk resmi yabancı lider İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile birlikte düzenlediği basın toplantısında savaştan sonra İsrail’in Gazze’yi ABD’ye devredeceğini, Gazze’nin yeni baştan imar edilerek Ortadoğu’nun Riviera’sı hâline getirileceğini, binlerce istihdam alanı yaratılacağını, Filistin halkına inşaatlarda iş verilebileceğini, başka ülkelere gönderilecek Filistinlilere Gazze’ye dönüş hakkı tanınmayacağını belirten Trump, Gazze’de kimlerin yaşayacağı sorusuna oranın dünya insanlarına ev sahipliği yapacağı yanıtını verdi.

TRUMP PLANININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Trump’ın yeni planı, Filistinlilere kendi vatanlarına sahip olma, orada yaşama konusunda hiçbir hak tanımıyor. Bu Plân, İsrail’in Amerikan silah desteğiyle yürüttüğü savaştan sonra kendilerine devredeceği Gazze’yi ABD’ye ilhak planıdır. Halen İsrail ablukası altında bulunan Gazze, Akdeniz sahilinden 4 km içeride, 363 km2 yüzölçümü ve 2 milyon 375 bin nüfusu olan Gazze Şeridi’nin 650 bin nüfuslu en büyük şehridir. ABD’nin doğrudan silah kullanmadığı savaş, bu bağlamda Filistin halkına karşı İsrail tarafından vekâleten yürütülmektedir.

ABD Başkanı Trump, 4 Şubat’ta yaptığı konuşmada açıkça Gazze’ye sahip olacaklarını, Filistinlilerin Gazze’yi terk etmekten başka seçenekleri olmadığını söyledi. Bu yönüyle Trump planı, başka ülkelere gönderilecek Filistin halkı için bir tehcir (zorunlu göç), sürgün planı niteliğindedir. Filistinlileri öz vatanlarından uzaklaştıracak, evlerini barklarını, topraklarını terk etmek, işlerinden ayrılmak, başka ülkelerde yeni bir hayat kurmak zorunda bırakacak; Gazze’yi bir etnik temizlik merkezi haline getirecektir. Emperyalizmin yeni bir saldırısı niteliğindeki bu plan, Trump’ın ABD’yi yeniden büyütme projesinin Ortadoğu versiyonudur.

Trump’ın ABD’nin süper güç konumunu kullanarak diğer devletlere kabul ettirmek istediği plan uluslararası hukuka aykırıdır. Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 2. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, “Tüm üyeler, uluslararası ilişkilerinde gerek herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne ya da siyasal bağımsızlığına karşı, gerek Birleşmiş Milletler’in Amaçları ile bağdaşmayacak herhangi bir biçimde kuvvet kullanma tehdidine ya da kuvvete kullanılmasına başvurmaktan kaçınırlar.”

Plâna göre İsrail’in kazanacağı varsayılan savaştan sonra Gazze’yi ABD’ye devretmesi, Trump için emlâk devrinden farklı bir işlem olmasa da; Gazze’nin İsrail tarafından ele geçirilmesi ve ABD’ye devri, açıkça Birleşmiş Milletler Antlaşması’na aykırı olacaktır.

CENEVRE SÖZLEŞMESİ’NE AYKIRI

2 milyon 375 bin Filistinlinin öz vatanlarından alınıp komşu Arap ülkelerine yerleştirilmesi, tehcir niteliği taşıyacağı için insan haklarına ve 12 Ağustos 1949 tarihli Harp Zamanında Sivillerin Korunmasına İlişkin Cenevre Sözleşmesi’ne aykırı olacaktır.

Altında Türkiye’nin de imzası bulunan, 21.1.1953 tarih ve 6020 sayılı Kanun’la onaylanan; ABD ve İsrail tarafından çekince konularak imzalanan bu Sözleşme’nin “Himaye Edilecek Şahısların Tarifi” kenar başlıklı 4. maddesinin I. fıkrası şöyledir: “Bir ihtilâf veya işgal hâlinde, ihtilâfa dahil bir tarafın işgal devletinin her ne zaman ve her ne tarzda olursa olsun, eline düşen ve onların tabiiyetinden olmayan şahıslar işbu Sözleşmenin himayesi altındadır.”

Aynı Sözleşme’nin “Tehcir, Kitle Hâlinde Cebren Nakil ve Tahliye” kenar başlıklı 49. maddesinin I. fıkrası şöyledir: “Himaye gören şahısların, işgali altındaki topraklardan şagil (işgal eden) devletin kendi topraklarına veya işgal edilmiş olsun olmasın başka bir devletin topraklarına ferdî olarak veya kitle hâlinde cebren nakilleri veya tehcirleri, her ne sebeple olursa olsun yasaktır.”

Trump Plânı gereğince Filistinlilerin Mısır ve Ürdün gibi Arap ülkelerine dönüşü olmayacak biçimde gönderilmesi, Cenevre Sözleşmesi ile yasaklanan “kitle hâlinde cebren nakil ve tehcir” niteliğindedir.

I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti’nin eski Arap vilâyetlerine İngiliz mandası sırasında yerleşmeye başlayan Yahudilerin Filistin topraklarını işgal ve orada yaşayan 750 bin Filistinliyi tehcir ederek, komşu Arap ülkelerine sığınmaya zorlayarak 1948’de kurdukları İsrail’in onlara yaşattığı, Filistinlilerin Arapça “nakba” veya “nekbe” olarak adlandırdıkları “büyük felâket”, 77 yıl sonra ABD’nin devreye girmesiyle ikinci kez yaşatılmamalıdır.

BARIŞ İÇİN ADIM

Filistinlilerin öz vatanlarını ellerinden almayı, ceza olarak onları sürgüne göndermeyi amaçlayan, her yönüyle hukuka aykırı Trump Plânı hiçbir şekilde uygulanamaz. Gazze’nin ABD’ye devri söz konusu olamaz.

İsrail-Filistin Savaşında enkaz hâline getirilen Gazze’nin yeniden imarı, Filistin’in uğradığı zararların karşılanması mutlaka sağlanmalıdır. Tazminat olarak gerekli kaynak, Gazze’deki yıkımı 15 Ocak 2025’e kadar geçen 15 ay içinde attığı tonlarca (ilk 13 ayda 85 bin tondan fazla) bomba ile gerçekleştiren İsrail ve destekleyicisi ABD tarafından karşılanmalıdır.

42 günlük ateşkesin uzatılması ve kalıcı hâle gelmesi, İsrail ve Filistin arasında barışın gerçekleşmesi yolunda önemli bir adım olabilir. Arabulucuların yardımıyla da olsa, temeldeki sorunun çözümü için savaşın durdurulması, taraflar arasında görüşmelere başlanması, İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarından çekilmesi, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da kurulan bağımsız Filistin Devletinin İsrail tarafından tanınması şarttır. Uyuşmazlığın sona ermesi ve barışın gerçekleşmesi buna bağlıdır.

Yazarın Son Yazıları

Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Programda işçinin adı yok - Engin Ünsal

CHP 39. Olağan Kurultayı’nda tüzük değişikliği yaptı ve iktidar programını kabul etti.

Devamını Oku
17.12.2025
Yargı öyküleri - Ziya Yergök

Yıllar önce, 5 Ocak 1982’de Çetin Altan’ın Milliyet gazetesindeki “Şeytanın gör dediği” adlı köşesinde “Eski (Mahkeme Koridorları) sütununa özlem” başlıklı yazısında yer alan, bir ceza avukatının “Oturum” adlı anı kitabından alıntılanmış ilginç bir yargı öyküsüne değinmek istiyorum.

Devamını Oku
17.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025
Bu çığlığı duyun! - Mustafa Gazalcı

MESEM, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sözde mesleki teknik eğitim merkezleri uygulaması.

Devamını Oku
16.12.2025
ABD’nin esnek realist stratejisi - Nejat Eslen

11 Eylül’ün hemen sonrasında ABD, tek kutuplu dünya düzeninin verdiği cesaretle küresel egemen güç olmanın hayallerini kuruyordu.

Devamını Oku
16.12.2025
Çağdaşlık yolunda bir ömür - Hüseyin Karataş

Çağdaşlık eksikliğine ve dokunulmazlara dokunan sevgili hocam Prof. Dr. Türkan Saylan...

Devamını Oku
13.12.2025
Geleceğin savaş alanı, Türkiye ve Karadeniz - Doğu Silahçıoğlu

“Erken Cumhuriyet dönemi”nde (1923-1938) savunma sanayisindeki gelişmeler Türkiye’yi; başta uçak olmak üzere harp silah araç gereçlerinde dış satım yapan bir ülke konumuna getirmişti.

Devamını Oku
12.12.2025
Gençlik MESEM’den büyüktür - Kaan Eroğuz

AKP iktidarı tarafından 2016 yılında örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınan mesleki eğitim merkezleri (MESEM), çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasında ve “kurumsallaşmasında” kritik bir rol oynuyor

Devamını Oku
12.12.2025
İnsan onuru ve demokrasi - Ayşe Atalay

TDK sözlüğünde “onur” kavramı insanın kendisine karşı duyduğu saygı olarak tanımlanıyor.

Devamını Oku
11.12.2025
Komisyonda emekçinin adı yok - Şükrü Karaman

Milyonlarca emekçinin yeni ücrete ilişkin alacağı kararı merakla beklediği Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına yarın başlayacak.

Devamını Oku
11.12.2025
Karadeniz’de neler oluyor? - Can Erenoğlu

Dünyanın en güvenli ve istikrarlı denizi Karadeniz dünyanın en tehlikeli deniz alanına mı dönüştürülüyor?

Devamını Oku
10.12.2025
Gelir adaletsizliği tırmanıyor! - Devrim Onur Erdağ

Türkiye'de emeğin değeri uzun zamandır siyaset meydanında sıkça dile getirilen bir konu.

Devamını Oku
10.12.2025
Erdoğan’ın 2005’teki hayalleri - Kadir Serkan Selçuk

Yıl 2005. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, o dönem henüz el konmamış olan Sabah gazetesinin 20. kuruluş yıldönümü için gazeteye bir yazı yazmıştı.

Devamını Oku
09.12.2025
Yeni feodal çağ ve dijital baronluk - Doğan Sevimbike

Yanis Varoufakis’in No Kings Means No Barons başlıklı yazısı, çağımızın ekonomik ve siyasal düzenini “yeni bir feodalizm” olarak niteliyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Terörist başının ayağına gitmek... - Hatice Topçu

Ulus devletler; tarih bilinci, ortak coğrafya ve dil birliğine dayanır.

Devamını Oku
08.12.2025
‘Kırkyama’ siyaset… - Prof. Dr. Utku Yapıcı

Türk siyasetinde son yıllardaki en ilginç gelişme siyasi kimlikler düzleminde yaşanıyor.

Devamını Oku
08.12.2025
Çocuklarımız artık kimsesiz mi? - Özgür Hüseyin Akış

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında söylenmiş bir cümle hâlâ kulaklarımızda çınlar:

Devamını Oku
07.12.2025
Çözüm mü, çözülme mi? - Ülgen Zeki Ok

Emperyalist güçlerin Ortadoğu’daki kirli emellerinin önündeki en büyük engel olan Atatürk’ü Türk halkının yüreğinden söküp atmak, yani öldürebilmek için bir gri propaganda yöntemi uyguluyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Tek Çin ilkesi - Wei Xiaodong

Türkiye’de Çin’in Tayvan bölgesi yaygın olarak bilinse de bu bölgeye ilişkin tarihi ve siyasi bilgiler genellikle sınırlı kalmaktadır.

Devamını Oku
05.12.2025