Babadan Oğula Ne Geçer?

20 Aralık 2013 Cuma

Öğrenmenin yaşı yok.
DNA gerçeklerini de Tayyip Bey’den öğreniyoruz:
O günlerde pek dikkat çekmemiş:
Belediye başkanı iken bir meydan konuşmasında
haykırıyor...
“Hırsızlık babadan oğula geçer!”

***

Ve öğrenmek çift taraflı..
Yaşı başı da yok.
“Empati”yi de şimdi onlar öğreniyor.
Sabahın köründe ev basılmasını..
İlhan Abi’nin..
Terörist damgası vurulan Genelkurmay Başkanı’nın...
Balbay’ın duygularını öğreniyor.
Empatiye sözlükler, “duygu bulaşması” da diyorlar.
“İleri yaşlarda duyguların daha iyi bulaşacağını” yazıyorlar.
Oğullar daha genç.
Onlara “duygu bulaşması” zor.
Ama başta Başbakan, hepsi 60’ına merdiven dayamış..
Tam zamanı.
İstanbul polisi, savcıları belli ki bunu da hesapladı.
Zamanlama süper.
4+4+4 asıl bakanlara yarayacak.
Seneye 12 yılları doluyor.
Tasdikname tutuşturulup yolcu edilme vakti.
3 dönem kuralını kendileri getirdi..
Rüşveti de sandığa bulaştırmazlarsa elbette.
Mesela, “ayakkabı kutusu” stoklamak için kömüre, mercimeğe ek ayakkabı da dağıtırlarsa..
Vatandaş da alır giyerse..
Bu vatandaşa değil duygu..
Grip bile bulaşmaz!
Çifte 12 Eylül anayasası
“3 oğullu -1 oğulsuz bakan istifa etti!- azledildi”
İki haberde “an itibarıyla” gerçekleşmedi.
Kurban olduğumuz Allah, bu çifte 12 Eylül mahsülü anayasa ile Başbakan’a her şeyi vermiş..
“Azil yetkisi” vermemiş.
Anayasaya bağlanmak için ilk 4 maddeyle birlikte tek neden bu.
Başkanlık sevdası bundan.
Bakanını azledemiyor!
Eğer bir kenara sıkıştırıp kafa mafa atmazsa tabii.
Bir de görev verirken elinden imzalı boş kâğıt almamışsa.
Aldığı tahmin ediliyor.
Kâğıt üzerinde “Azil” imkânsız yani.
İstifa çıkar tek yol.
Halka ve hukuka saygı göstermek için atacakları tek “şeref “ sayısı!
Ayrıca istifa ederlerse Yüce Divan’a gitmekten de kurtulacaklar.
Ana muhalefet partisi 4’üne de enfes bir pas verdi:
Gensoru!
Gensorudan da kurtulmanın iki yolu var.
Ya oylamada ret çıkacak.
Ya da istifa edecekler.
İstifa bir tür kurtuluş.
Çünkü gensoru milletvekilleri için değil, sadece bakanlar için veriliyor.
Bakanlıktan istifa ederlerse bol bol baba oğul, hasret muhabbet.
Ayrıca milletvekili olmak da özgürlük.
Hele kendinin ve ailenin onuruna düşkünsen daha da büyük özgürlük.
Bir de muhalefetteysen ve sırtını da halka ve örgütüne dayamışşan.
Çünkü kimse elinde ayakkabı kutusuyla kapına dayanmıyor.
Tabuta çakılan son çivi
Bakanlardan çok, gensorudan Başbakan korkuyor.
AKP grubunun fire vereceğinden korkuyor.
En güvendiği dağlara kar yağdı.
Balkona çıkardığı Hakan Şükür bile kazık attıysa..
“Gizli oylama”da kimlerin ne yapacağı belli mi olur?
Gensoru kritik.
Gündeme almazlarsa yolsuzluk yargıya gitmeden siyaseten belgelenecek!
CHP lideri Kılıçdaroğlu dün öğle yemeğini ABD büyükelçisiyle yedi.
Kılıçdaroğul vatansever adam. Yabancı diplomatla konuşurken Türkiye hükümetine elbette ömür biçmez.
Biz bizeyiz.
Bu “ayakkabı kutusu” işi iktidarın “tabutuna çakılan son çividir!”  

Kutuları Hazırlayan Kanun Fabrikamız 
Gecen gün belirttik. Bu iktidar “modüler devlet” modeli oluşturdu. 
İhtiyaca, adamına, oğluna, örgütüne, eşine dostuna göre yasa çıkarılıyor. 
CHP’li Oktay Ekşi’nin “Kanun Fabrikası” diye kitap yazması boşuna değil. 
11 yıldır yasa çıkarmaya da doymadılar. 
Kanun koyucu olduklarını böyle hissediyorlar zahir. 
Koydukları yasayı bir daha tezgâha koyuyorlar. 
Bir yıl geçmeden yenisini koyuyorlar. 
Koyuyorlar koyular bitmiyor. 
Sonra bir daha.. 
Bir daha.. 
Koyuyarlar. İhale yasasını tam 57 (elli yedi) defa değiştirdiler. 
Aslında rakamın “yedi” ile bitmesi bile sinyal. Uyanana! 
Körfez şeyhleri, İranlı kardaşlarımız, Azeri dildaşlarımız asrın lideri olmak kolay değil. 
Bölge liderliği için de ihtiyaca göre uyumlu yasa şart. 
Aslında ayakkabı kutusu operasyonu için altyapıyı hazırlayan (sessiz kalmakla) tüm bakanlar. 
Kutulu soygun 3 alanda odaklanıyor: 
İhale, bankacılık, inşaat! 
Soygun için uygun mevzuatı hazırlayıp TBMM’ye gönderen kim? 
Erdoğan ve tüm bakanlar. 
El kaldırıp yasalaştıranlar da tüm Ak Parti milletvekilleri. 
Bankacınını ayakkabı kutusuna giren, oğullardan birinin para sayma makinesinden geçirilen o paralarda tüm iktidarın parmak izi var. 
Tayyip Bey’in 30 Mart’la meydan okuması bir tür kabul. 
Umudu halkın affında! 
Kutu rezaletinin arkasındaki yasa da Resmi Gazete’de: 
“Borsa kazançları, faiz ve repo gelirleri, tutarı ne olursa olsun beyan edilmiyor.” 
Örnek mi? 
Borsadan 10 milyon lira kazanan veya 50 milyon lira mevduat faizi veya repo geliri elde eden veya bir banka veya şirket hissesini satan kişi bir iki milyar TL bile kazansa bir allah kuruş vergi ödemiyor! 
Böyle yasa mı olur demeyin. 
Şimdilik kutulara razı olun. 
Adı Ak ya. 
Uyanmazsa milletin milyarları Ak yoluna devam.. 
Not: AKP’yi ilk kez “Ak Parti” diye yazıyoruz. Başbakan’a teselli olsun ve Ak demekle AK olunmuyor diye!. 
Bengal atasözüymüş galiba: 
“Ziftin adı değişmekle, rengi değişmez!” 
Millet TV karşısında çekirdek çitleterek “kutu operasyonu” izliyor. 
Ve “zift yiyesiler!” diye beddua ediyor. 
Dediğiniz gibi 30 Mart’ı bekliyor.  


Yazarın Son Yazıları

Kıssalı... Hisseli 11 Ekim 2020
Fıstıki yeşil hak... 27 Eylül 2020
Anıtkabir korkusu 30 Ağustos 2020
Tespih 23 Ağustos 2020
Huzur mu, mutluluk mu? 16 Ağustos 2020
Hutbe... Ama kimin için? 26 Temmuz 2020
Artık Fatih’in halefi! 12 Temmuz 2020
Şeytanıracim* 5 Temmuz 2020