Medeni Kanun’un 100. yılı
Alev Coşkun
Son Köşe Yazıları

Medeni Kanun’un 100. yılı

17.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Image

Türk Medeni Kanunu (MK) 17 Şubat 1926’da kabul edildi ve bugün bu çok önemli yasanın 100. yılını kutluyoruz.

Hukuk temelde, kamu hukuku ve özel hukuk diye ikiye ayrılır. Medeni hukuk (yurttaşlık hukuku), özel hukukun en önemli dalıdır ve medeni hakları düzenler.

Medeni hukuk bir ülkedeki tüm vatandaşların cinsiyet, etnik köken ve dinsel inanç ayrımı yapılmadan sahip oldukları doğum, nişan, evlilik, mal sahibi olmak, miras hakları gibi özel hakları kapsar ve bunların kurallarını koyar.

Medeni hukukun temel ilkeleri, yurttaşın özlük hakları, kadın hakları, kişisel haklar açısından o ülkenin uygarlık düzeyini gösterir. Medeni hukuk, kişinin özel haklarının düzenlenmesini içerdiği için laiklik ilkesinin de temel taşıdır.

Bu girişten sonra, Medeni Kanun’un kabul ediliş sürecine kısaca bakmalıyız.

Türk Devrimi’nde 3 Mart 1924 tarihi halifeliğin kaldırılış günü olup din kurallarına dayalı toplum ve hukuk düzeninin de tarihin derinliklerine gönderilişidir. Bu karar, toplumsal yaşam ve hukuksal açıdan din ekseninden uzaklaşmanın dönüm noktasıdır.

LAİK DEVRİM NEDİR?

5 Kasım 1925’te Ankara Hukuk Mektebi’nin açılışında konuşan Atatürk; “Türk Devrimi nedir?” konusuna değiniyordu. Konuşmasında bu soruyu soran Atatürk şöyle devam ediyordu: “Bu devrim sözcüğün ilk anda işaret ettiği ‘ihtilal’ anlamından başka, ondan daha geniş bir değişiklik ifade etmektedir.”

Atatürk devrimden ne anladığını da şöyle belirtiyor:

“Devrim (inkılap) mevcut kurumları zorla değiştirmek demektir. Türk ulusunun son yüz yılda geri bırakmış olan kurumları yıkarak yerlerine ulusun en yüksek uygarlık gereklerine göre ilerlemesini sağlayacak yeni kurumları koymuş olmaktır.”(1)

Atatürk yeni Cumhuriyetin hukuk devrimini de şöyle belirtiyordu: “Ulusun ateşli devrim atılımları sırasında sinmek zorunda kalan eski yasa hükümleri, eski hukukçular, iyilik yolunda gidenlerin etkisi ve ateşi yavaşlamaya başlar başlamaz, derhal canlanarak devrim esaslarını ve onun izleyicilerini ve değerli ülkülerini mahkûm etmek için fırsat beklerler.”

“... Büsbütün yeni yasalar yaparak eski hukuk esaslarını temelinden ortadan kaldırma girişimindeyiz. Ve yeni hukukun esasları ile alfabesinden öğrenime başlayacak bir yeni hukuk kuşağını yetiştirmek için bu kurumları açıyoruz. Bütün bu uygulamada dayanağımız ulusun işe yatkınlığı ve yeteneği ve kesin istencidir.”(2)

Atatürk, eski hukukun temelden değişeceğini ve yepyeni, çağdaş bir hukuk sistemine girileceğini belirtiyordu.

Ankara Hukuk Mektebi’nin açılışında Atatürk’ün ortaya koyduğu bu karar ve tavırdan 15 gün sonra 20 Kasım 1925’te tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması, tarikat şeyhliği, dervişlik, müritlik düzeninin “ilgasına” (kaldırılması) ilişkin kanun kabul edildi.(3)

Hemen ardından Meclis’te Medeni Kanun (Yurttaşlık Yasası) için çalışmalar başladı. İsviçre Medeni Yasası Türkçeye çevrilerek üzerinde çalışılmaya başlandı.

Bu yasalaşma hareketini, Atatürk Devrimlerinin yılmaz savunucusu, İsviçre’de hukuk eğitimi alan Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt yürütülüyordu.

Yeni Medeni Yasa’nın gerekçesini bizzat yazan devrimci Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, gerekçede hukuk, din ve örfler arasındaki farkı ele alıyor; “din kurallarının değişmez olduğunu oysa hukukun, toplumsal gelişmeler içinde dinamik ve değişken olması gerektiğini” belirtiyordu.

Bozkurt bu gerekçede, “dinsel kuralların ve dine dayalı fıkhın toplumun değişen gereksinimlerini karşılamasının olanaksız olduğunu” açıkça belirtmiştir. Bu gerekçe dine dayalı hukuk ve laik hukuk arasındaki farkları ortaya koyan çok önemli ve bilimsel bir belgedir.

Ankara Hukuk Mektebi’nin açılışından sadece bir ay sonra, Aralık 1925’te Meclis’e sunulan, Medeni Kanun tasarısı komisyonlarda incelenmiş daha sonra Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmüş ve 17 Şubat 1926’da TBMM’de oylanarak kabul edilmiştir.

LAİK DÜZENLEME 

Türk Medeni Yasası, toplumun ve yurttaşların özel hukukla ilgili konularında şeriata dayalı hükümler yerine çağdaş ve laik ilkelere dayalı düzenlemeler getirmiştir.

Türk toplumunun “şeri hukuk”la olan ilişkisi kesilmiş ve çok önemli toplumsal bir devrim gerçekleştirilmiştir.

Yasa, zamanın değişimine uyum sağlayacak olanakları yaratmıştır. Medeni Yasa tamamen laiklik ilkesine dayanmaktadır ve Türk toplumunda yüzyıllar süren uygulamalara son verecek önemli yenilikler getirmiştir.

Buna göre:

- Evlenme sözleşmesi olan nikâh, kamu otoritesi önünde yapılacaktır.

- Çok kadınla evliliğe son verilmiş, erkeklerin tek kadınla evlenmesi ilkesi kabul edilmiştir.

- Ailede kadın ile erkek hakları eşit düzeye getirilmiştir. Miras hukukunda kadın-erkek eşitliği sağlanmıştır.

Medeni Kanun’dan sonra kabul edilen Borçlar Yasası, Türk Ceza Yasası, Ticaret Yasası, Hukuk ve Ceza Mahkemeleri Usul Yasaları ile hukuk sisteminin laikleşmesi tamamlanmıştır.

Böylece İslam dünyasında bir başka örneği olmayan gerçek bir devrim, çok büyük bir toplumsal dönüşüm yaratılmıştır. 1930 yılı Meclis açılış konuşmasında Atatürk bu durumu şöyle vurguluyor:

“Adliyemizin emin olduğumuz yüksek iktidarı sayesindedir ki Cumhuriyet kaçınılmaz olan gelişmeyi izleyebilecek ve her türlü biçim ve kisvedeki saldırılara karşı yurttaşın hukukunu ve memleketin düzenini dokunulmaz tutabilecektir.” (4)

SON DURUM 

Açıkça belirtmeliyiz ki son yıllarda Medeni Yasa dahil, laik Cumhuriyete karşı bir hareket hatta halifeliğin yeniden kurulması için girişimler vardır. Ancak şu unutulmasın ki Medeni Kanun 100 yıldan beri uygulanıyor. Bu yurttaş hakları; özellikle kadın hakları geriye döndürülemez.

Unutmayalım, Atatürk 1925 yılında şöyle diyordu:

“Uygarlığın coşkun seli karşısında direnme boşunadır... Ortaçağa ait düşüncelerle, ilkel hurafelerle yürümeye çalışan milletler yok olmaya tutsak ve aşağı olmaya mahkûmdurlar... Türkiye Cumhuriyeti halkı, yenileşen ve olgun bir kitle olarak sonsuza dek yaşamaya karar vermiştir.” (5)

Atatürk’ün Aydınlanma devrimlerini yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.

DİPNOTLAR: 

(1) Afet İnan, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, TTK, 1959, s. 469- 470.

(2) Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri (ASD) C.II. s.236-240.

(3) Turgut Özakman, 1881-1938 Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi, Bilgi Yayınevi, s.179. (Kanun No: 667. Tarih: 20 Kasım 1925)

(4) Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C.I. s. 365 vd.

(5) Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, 3. Baskı, Atatürk Araştırma Merkezi, 2007, s.195.

Yazarın Son Yazıları

Medeni Kanun’un 100. yılı

Türk Medeni Kanunu (MK) 17 Şubat 1926’da kabul edildi ve bugün bu çok önemli yasanın 100. yılını kutluyoruz.

Devamını Oku
17.02.2026
Kalpaksız Kuvayı Milliyeci Mumcu

Uğur Mumcu, gazetecilik kariyerinin en üst düzeyindeyken 24 Ocak 1993 tarihinde, kahpece hazırlanmış bir düzenekle arabası havaya uçurularak öldürüldü.

Devamını Oku
24.01.2026
Birinci İnönü Zaferi ve Atatürk’ün değerlendirmesi

Kuvayı Milliye’nin ilk zaferi Birinci İnönü Savaşı’nın 105. yıldönümünü kutluyoruz.

Devamını Oku
11.01.2026
2025’ten 2026’ya iç ve dış politikada gelişmeler

Bu topraklarda Cumhuriyet ilkelerini yüz yıldır yaşatan Türkiye Cumhuriyeti, hukuk devleti ilkelerini titizlikle uygulamalıdır. Siyasal iktidar dinsel ve mezhepsel tercihlere dayalı dış politikasını terk etmelidir. Türkiye çağdaşlaşma yolundan vazgeçmemelidir.

Devamını Oku
07.01.2026
2025’ten 2026’ya iç ve dış politikada gelişmeler

Türkiye’de özellikle “hukuk devleti” ciddi sarsıntı geçiriyor. Hukuk devleti nasıl sağlanır? Bu “anayasanın üstünlüğü”nü ve “hukukun normlar hiyerarşisi”ni kabul eden sistemin ödün vermeden yürütülmesi ve tereddütsüz uygulanması ile mümkün olur.

Devamını Oku
06.01.2026
Kürt sorunu ve Atatürk’ün görüşü

“Şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem Kürtlerin ve hem de Türklerin yetki sahibi vekillerinden meydana gelmiştir ve bu iki unsur bütün çıkarlarını ve geleceklerini birleştirmiştir. Yani onlar bilirler ki bu, ortak bir şeydir. Ayrı bir sınır çizmeye kalkışmak doğru olamaz.” Atatürk, Kürt sorununu, çok açık olarak bu sözlerle yanıtlamış oluyordu.

Devamını Oku
25.12.2025
Hukukun üstünlüğü ve hukukta karmaşa...

Hukuk devleti öncelikle yargı organlarının hukuk kurallarına uymasıyla gerçekleşir.

Devamını Oku
04.12.2025
Atatürk ve Vahdettin üzerine

Osmanlıcı, halifeci, ikinci cumhuriyetçi yazarlar zaman zaman “Atatürk’ü Anadolu’ya Padişah Vahdettin”in gönderdiğini ileriye sürerler.

Devamını Oku
14.11.2025
Cumhuriyet ve karşıdevrim

Milli Mücadele’de Kuvayı Milliyeciler Mustafa Kemal liderliğinde üç cephede birden savaştılar.

Devamını Oku
29.10.2025
CHP Meclis’e girmiyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yeni dönem toplantısı bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması ile açılacak.

Devamını Oku
01.10.2025
CHP’ye karşı savaş ve son durum

19 Mart 2025 bir dönüm noktasıdır.

Devamını Oku
20.09.2025
30 Ağustos Zaferi'ni kutluyoruz

30 Ağustos 1922’de kazanılan zafer, tarih sahnesinden silindiği düşünülen bir ulusun şahlanması ve modern bir devletin kuruluşunun müjdesidir.

Devamını Oku
30.08.2025
Yeni bir devlet kurma projesi mi?

ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack yaptığı konuşmalarla gündemi belirlemeye çalışıyor.

Devamını Oku
17.07.2025
Cetvelle çizilen sınırlar... Vatandaş kanıyla çizilen sınırlar...

ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack aynı zamanda ABD’nin Suriye özel temsilcisi ve ABD Başkanı Trump’ın yakın arkadaşıdır.

Devamını Oku
11.07.2025
Tarihten bir yaprak: Kumpaslar halk gücü ile yenilir

Genel başkan İnönü, genel başkanlıktan, ardından CHP’den istifa ediyor. CHP’nin içinde yıllarca siyaset yapmış önemli siyasi liderler CHP’den ayrılmışlar ve yeni bir siyasi parti kurmuşlar... Askeri vesayet CHP’nin karşısında, muhafazakâr iktidar ve yandaş basın her gün CHP aleyhine propaganda yapıyor ama CHP’yi sıfırlayamıyorlar. İşte CHP böyle köklü bir siyasal partidir.

Devamını Oku
01.07.2025
İsmet İnönü’nün cevapları

Geçen günlerde CHP’nin ikinci genel başkanı İsmet İnönü’yü hedef alan konuşmalar yapıldı.

Devamını Oku
29.05.2025
27 Mayıs ve 1961 Anayasası

1960-1980 tarihleri arasında ülkemizde üç askeri darbe oldu.

Devamını Oku
27.05.2025
19 Mayıs ve Atatürk

19 Mayıs 1919 Türk İstiklal Savaşı’nın başlangıcı ve dönüm günüdür.

Devamını Oku
19.05.2025
Cumhuriyet gazetesi 101 yaşında: Mücadeleye devam

Cumhuriyet gazetesi 101 yaşında: Mücadeleye devam

Devamını Oku
07.05.2025
23 Nisan 1920’nin önemi

23 Nisan 1920’nin önemi

Devamını Oku
23.04.2025
CHP ve Cuntacılık

CHP ve Cuntacılık

Devamını Oku
10.04.2025
Alev Coşkun yazdı

3 Mart Devrim Yasaları Din Devletinin Yıkılışı

Devamını Oku
03.03.2025
Alev Coşkun yazdı...

Yakın tarihten bir yaprak...

Devamını Oku
21.02.2025
'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' ve siyasal tarih

'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' ve siyasal tarih

Devamını Oku
20.01.2025
2024’ten 2025’e bakış

2024’ten 2025’e bakış

Devamını Oku
02.01.2025
Alev Coşkun yazdı...

Aydınlanma Devrimleri ve emperyalist kurgular- Alev Coşkun

Devamını Oku
29.11.2024
Alev Coşkun yazdı...

Atatürk ve karşıdevrim

Devamını Oku
10.11.2024
Atatürk ve Cumhuriyet (Bir özet)

Atatürk ve Cumhuriyet (Bir özet)

Devamını Oku
29.10.2024
Alev Coşkun yazdı...

İş Bankası ve Atatürk

Devamını Oku
12.09.2024
Alev Coşkun yazdı...

CHP 105 YAŞINDA

Devamını Oku
05.09.2024
30 Ağustos Zaferi ve anlamı...

30 Ağustos Zaferi ve anlamı...

Devamını Oku
30.08.2024
Alev Coşkun yazdı...

Anayasaya aykırı mıydı? Ali Fuat Başgil ve Tahkikat Komisyonu

Devamını Oku
03.06.2024
Alev Coşkun yazdı...

27 Mayıs Devrimi ve 1961 Anayasası

Devamını Oku
27.05.2024
Alev Coşkun yazdı...

19 Mayıs ve Kuvayı Milliye Destanı

Devamını Oku
19.05.2024
74 yıl önce: Demokrasi zaferi

74 yıl önce: Demokrasi zaferi

Devamını Oku
14.05.2024
Alev Coşkun yazdı...

23 Nisan 1920 Millet egemenliğinin başlangıcı

Devamını Oku
23.04.2024
Alev Coşkun'un yazısı...

Cumhuriyet, halk iradesi ile kuruldu

Devamını Oku
15.04.2024
Alev Coşkun yazdı...

Halifeliğin Kaldırılışı - Din Devletinin Yıkılışı

Devamını Oku
03.03.2024
Alev Coşkun yazdı...

İsmet İnönü

Devamını Oku
25.12.2023
Alev Coşkun yazdı...

Kissinger, darbeler ve örtülü dış operasyonlar

Devamını Oku
02.12.2023