Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi:
Goldman Sachs 2023’te en çok bilinen ve hâlâ referans alınan raporunda, YZ’lerin 300 milyon tam zamanlı işe eşdeğer çalışmayı otomatikleştireceğini ve değiştirebileceğini açıkladı.
Orada diyor ki bu sayı, dünya çapındaki işlerin yüzde 18’ine denk geliyor.
ABD ve Avrupa’da işlerin yüzde 25- 30’u etkilenebilir; iki ülkenin işgücünün yaklaşık üçte ikisi bir dereceye kadar YZ otomasyonuna açık.
En yüksek riskli sektörler, beyaz yakalı ofis/idari destek: Yüzde 46’ya varan otomasyon potansiyeline sahip.
Hukuk: yüzde 44-Mimari/mühendislik: yüzde 37. Finans, medya, pazarlama gibi yaratıcı ve analitik roller de yüksek riskte. Manuel işler (inşaat, bakım gibi) ise çok daha az etkileniyor (yüzde 6 civarı).
Buradaki oranlar bu mesleklerde tutunabilenlerin bir kısmının işlerini sürdürebileceklerini gösteriyor.
***
Goldman Sachs’ın 2025 Ağustos raporu (“How Will AI Affect the Global Workforce?”) diyor ki: YZ işgücünün yüzde 6-7’sini yerinden edecek. 2026’da YZ kaynaklı iş kayıpları sürecek. YZ’nin etkileyeceği sektörlerde aylık net 20 bin kişi olabilir. Hemen “kitlesel işsizlik”ten bahsetmek zor, etki daha çok yavaş işe alım, verimlilik odaklı küçülmeler şeklinde görülüyor.
Özetle, 300 milyon işsiz sayısı 10+ yıl sonrasına işaret ediyor.
DÜŞÜNÜP TASARLIYOR
Fakat yapay zekâ o derece hızlı gelişiyor ki bu gelişmenin toplumsal etkilenmelerini şimdiden kestirmek zor.
Mesela son yıllarda çok hızlı yükselen ve NASA’nın Mars programında inceleme araştırma amaçlı olarak ilk kez kullandığı anthropic yapay zekâ (programın adı Claude) şirketinin CEO’su Dario Amodei, son röportajlarından birinde; YZ modellerinin eskiden salt okuma yaptığı zamanların çoktan geride kaldığını, şimdi ise düşündüğünü, yaptığı hataları düzeltiğini ve bunlardan öğrendiğini söylüyor.
Evet YZ’nin iyi modellerini kullananlar bunu net görüyor. İşin ilginci kullanıcı aktifse, soru soruyorsa, öyle düşünüyorsun ama böylesi de var gibi farklı yönlerden YZ’yı sıkıştırır ve yol gösterirse seninle bayağı diyalog kuruyor ve karşılıklı etkileşimler için de teşekkür ediyor.
ÜST SINIRA AZ ZAMAN KALDI
Amodei çok önemli bir açıklama yapıyor: Kamu farkında değil ama üstel büyümenin son safhasına en erken 2026-2027’de ulaşacağız, en geç 10 yıl içinde gerçekleşecek... Müthiş bir yayılım hızı yakaladık.
Bunun için de hepsi yüz milyarlarca dolar teknik altyapıya yatırım yapıyor. daha fazla işlem gücü, daha fazla veri ve artık güçlü biçimde ölçeklenen pekiştirmeli öğrenme. Modeller sadece okumuyor; düşünüyor, hata yapıyor, düzeltiyor, öğreniyor. Ama asıl kırılma teknoloji değil, yayılım hızı. Bireysel geliştiriciler anında adapte olurken regülasyon, bürokrasi ve kurumsal hantallık etkisini yıllara yayıyor. Yine de gelirler her yıl yaklaşık 10 kat büyüyor.
ZAMAN ÇOK DARALDI
Veri merkezlerine yapılan yatırım trilyon doları bulacak yakında. Buna hepsi mecbur, Amodei “Yatırımı yapmayan iddiasını kaybeder” diyor.
Evet, dünyayı yönetecek süper beyinin ortaya çıkmasına fazla zaman yok. AGI testi diye bir yapı var. Bu süper YZ’lerin bilgisayarları tıpkı insan gibi kullanımına ne kadar yakın veya uzaklar, bunu ölçüyor. https://x.com/AngnMurat
Sefa M. Angın, sosyal medya hesabında bu muazzam gelişmeyi şemalaştırmış: @ AngnMurat
***
Dünkü yazımda Nobel ödüllü bilim insanı Dr. Geoffrey Hinton’ın “Yakın zamanda yapay zekânın insanlardan daha zeki hale gelmesi sadece bir zaman meselesi” dediğini yazmıştım. Fazlasını da diyorlar: İçinde bulunduğumuz yol bir intihar yarışı...
İnsan beyninin kapasitesini aşan bir YZ kapasitesi yaratıldı ve bu kapasite trilyon dolarlık yatırımlarla daha da artırılıyor.
İNSAN BEYNİ ZATEN GEÇİLDİ
İstinye Üniversitesi’nden Prof. Aydın Özbek, Herkese Bilim Teknoloji dergisinin 509. ve 510. sayılarında beyin ve bilgisayar analojisini konu alan Akıl Nedir başlıklı iki yazı yayımladı.
“Beyinde evrensel şeyleri bilgiye dönüştürme işini, farklı işlevler için bir araya gelmiş sinir hücresi yaparken bilgisayarda ise bu işlevi çipler içindeki transistör ağları yapar... İnsan tırnağı kadar küçük bir çipe elli milyar transistör sığdırmak mümkün. Tüm sinir sisteminde yüz milyar, sinir sisteminin en önemli parçası beyin kabuğunda yirmi milyar nöron var. Her bir transistörü bir nöron olarak düşünürsek, teorik olarak süper bilgisayarlara katrilyonlarcasını yerleştirmek mümkün. Dolayısıyla beyin-bilgisayar karşılaştırmasında, bilgisayarlar insan beyninden çok daha güçlü olabilecekler.”
Yani diyor ki, bilgi işleme açısından insan beyni geçilmiş durumda. Yukarıda yazdıklarımla birlikte düşünürsek, YZ’nin insan gibi düşünme, çıkarsama ve değerlendirme sürecinin ortasındayız denebilir.
Yani yakında süper zekâlar bilgisayarların başına geçip çalışmaya, yönetmeye başlayacaklar!
Başka bir yazıyla sonra devam edeceğim.