Son dönemde, büyük alışveriş merkezlerinde çalışan ya da oralara hizmet üreten depo işçisi, kurye ve benzeri kesimlerin hareketlenmesi dikkatinizi çekiyor mu? Aslında bu ve benzeri toplumsal kıpırdanmalar, ekonomi-politik alandaki yeni sınıfsal konumlanmaların da işaretlerini içinde taşıyor.
Bu bağlamda dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmeler, yeni bir ekonomi-politik değerlendirmeyi zorunlu kılıyor. Çünkü zamanın ruhunu anlayabilmenin, toplumsal ve siyasal gelişmeleri doğru yorumlayıp analiz edebilmenin yolu buradan geçiyor.
SINIFSAL ÇÖZÜLME
Türkiye’de üretim ilişkileri değişiyor. Ücretli emeğin konumu farklılaşıyor. Kırsal kesimde çözülme yaşanırken özellikle genç nüfus kentlerde ve kent çeperlerinde yoğunlaşıyor. Toplumsal ve siyasal hareketlilik artıyor. Emek dünyasına yeni katılan kurye, AVM ve çağrı merkezi çalışanı, taşeron işçisi vb. toplumsal gruplar; “prekaryalaşma” olgusuna örnek oluşturuyorlar.
Öte yandan kırsaldaki ekonomik çöküş nedeniyle genç nüfus kentlere göçüp, yeni arayışlara yönelirken, tarımdaki nüfusun yaş düzeyi yükselmekte ve aynı zamanda tarımsal üretimden kopanlar birer “prekarya” haline gelmektedir. İngiliz iktisatçı Guy Standing’in ortaya attığı “prekarya” kavramı, belirsizliği ve güvencesizliği ifade etmektedir.
YENİ SINIFSAL KESİMLER
Ekonomik yaşama yeni katılan toplumsal kesimler içinde, ekonomideki konumları hızla büyüyüp yaygınlaşan hizmet sektörü emekçileri önemli bir yer tutuyor. Ekonomide yaşanan gelişmelere koşut olarak, bu kesimler hızla büyüyor ve toplumsal mücadelede çok daha etkin bir konum kazanıyorlar. Bu gelişmeyi de kısaca “yeni ücretlilerin-emekçilerin prekaryalaşması” olarak ifade etmek doğru olacaktır.
Bütün bu gelişmeler, toplumsal ve siyasal mücadele açısından yepyeni sorunları ama aynı zamanda yeni olanakları da beraberinde getiriyor. Emek ve demokrasi mücadelesinde saflar sıklaşıyor. Sol ve sosyal demokrat siyasetin, bütün bu yeni gelişmeleri derinliğine irdelemesi ve buradan yeni sonuçlar çıkarıp, yeni yol haritaları hazırlaması gerekiyor.
DİJİTAL İŞLİKLER
Bir başka dikkat çekmek istediğimiz konu, bilişimde-iletişimde-teknolojide ve üretimde yaşanan yeni gelişmelerdir. Bilimsel-teknolojik yenilikler ve değişimler, çalışma hayatını da doğrudan etkiliyor. Toplumsal yaşamda ve doğal olarak ekonomide yapay zekâ, robot teknolojisi, dijitalleşme gibi yeni olgular ortaya çıkıyor. Biz, yeni teknolojik-dijital gelişmelerin ortaya çıkardığı üretim alanlarını, kısaca “dijital işlikler” olarak tanımlıyoruz.
Bu meslekler ve işlikler, geleneksel üretim ilişkilerini de derinden sarsıyor. Geleneksel sanayi üretim ilişkilerinin gücü-ağırlığı giderek kayboluyor. Genel olarak emek dünyasında ve emeğin örgütlenme mücadelesinde “beyaz yakalılar” önem kazanıyor.
GÜNÜMÜZÜN PROLETERLERİ
Bir yandan orta sınıfların çöküşü, diğer yandan iş hayatında yaşanan teknolojik yenilikler ve değişimler nedeniyle, “beyaz yakalılar”ın hem niceliği ve hem de ağırlığı giderek artıyor. Bunlara yine bir başka büyüyen ve genişleyen kesimi hizmet sektörü çalışanlarını da eklemek gerekiyor. Bütün bu toplumsal kesimler emek dünyasının yeni güç ve ağırlık merkezlerini oluşturuyor.
Çalışma hayatının “mavi yakalılar”ı ile “beyaz yakalılar”ının sorunları da mücadeleleri de hayatın içinde ortaklaşıyor. Bu toplumsal kesimler, bir anlamda “günümüzün proleterleri” haline geliyorlar. Buna koşut olarak elbette ortak mücadeleleri, örgütlenmeleri ve dayanışmaları da önem kazanıyor.
TOPLUMCU YAKLAŞIM
Bu gelişmelerin ışığında, öncelikle toplumsal gelişmelere emek/sınıf temelli bir bakışla ve halkçı bir anlayışla yaklaşılması gerektiğini düşünüyoruz. Hayatın ve sosyal gelişmelerin ortaya çıkardığı yeni durumları, aklın ve bilimin gerçekleri ışığında çok yönlü irdelemek; ekonomik, toplumsal ve siyasal gelişmeleri yeni bir yaklaşımla analiz etmek, temel zorunluluktur.
Ekonominin ve siyasetin yeniden harmanladığı günümüz koşullarında; değişen üretim ilişkilerini doğru biçimde çözümlemek ve buna uygun yeni mücadele yöntemleri geliştirip hayata geçirmek gerekiyor. Ülkemizin emekten ve demokrasiden yana ilerici yurtsever güçlerinin önünde, böylesi anlamlı, önemli ve güncel bir görev bulunuyor.