Ayşegül Yüksel

Tuvaldeki ‘Romeo ve Juliet’

05 Aralık 2023 Salı

Çok geç farkına vardığım bir sergiyi henüz kapanmadan gündeme getirmek istiyorum. Birsen Salahi’nin, çoğunlukla Shakespeare’in “Romeo ve Juliet” adlı yapıtında yer alan başlıca karakterlerin portrelerini içeren resim sergisi CerModern’de 16 Kasım’dan bu yana izleyicilerle buluşuyor. Bugüne dek 3 bini aşkın resim meraklısının ziyaret ettiği sergi ne yazık ki 6 Aralık’ta noktalanacak. Ankara’da yaşıyorsanız, özellikle Shakespeare’in ve “Romeo ve Juliet” sevdalılarının kaçırmaması gereken bu çarpıcı etkinliğe son iki gününde katılabilirsiniz.

Sanatçı Birsen Salahi daha önce çeşitli kişisel sergilerde imzası olan deneyimli bir ressam. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi mezunu. Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nde dört yıl boyunca eğitim gören Salahi, emekli olana dek Devlet Tiyatroları dekor ressamlığı görevini yürütmüş. Dolayısıyla tiyatro yapıtlarının, özellikle de Shakespeare oyunlarının gündemde olduğu bir kurumun insanı.

‘ROMEO VE JULIET’IN KARAKTERLERİNDEN PORTRELER

“Romeo ve Juliet”, “toplumsal nefret”in “bireysel aşk”ların yaşanmasına şans vermediği bir ortamın trajedisidir. Verona kentini anarşiye ve şiddete boğan düşmanlık, kentin iki güçlü ailesi olan Montague’ler ve Capulet’ler arasındadır. Ortaçağ İtalya’sında geçen oyunda Montague ailesinin tek çocuğu Romeo’nun, Capulet ailesinin tek çocuğu Juliet’e âşık olmasıyla, düşmanlık düzeninin kuralları altüst olur. Bu nedenle, ilişki gizlenmek zorundadır. Gözlerden uzak biçimde evlenen ve yalnızca bir gece birlikte olabilen genç âşıklar, Verona’yı kasıp kavuran toplumsal nefretin etkisinden kaçamayacak, ne ki sevgilerine sahip çıkmak için ölümü göze alacaktır. Yapıt, iki gencin ölümü pahasına da olsa, “sevgi”nin “nefret” karşısında kazandığı yengiyle noktalanır.

Birsen Salahi, sergisinin önemli bir bölümünü, bu trajedinin yaratıcıları olan karakterlerin portreleri ile oluşturmuş. Sergide yer alan portreler arasında on ikisi Shakespeare’in oyun kişileri arasından seçilmiş. Anne Capulet ve Baba Capulet, Anne Mantague ve Baba Montague, gençlere destek olan rahipler, en önemlisi de Juliet ve Romeo, tuval üstüne karışık tekniklerle yapılmış portrelerle bizi ünlü oyuna ve ortaçağın feodal atmosferine götürüyor. Bir de Romeo ve Juliet oyununa birçok karakterle ışık tutan bir yağlıboya tablo var ki sergide hemen alıcı bulmuş. 

Bu yapıtlar ve sergide yer alan -tuval üstüne yağlı boya ya da değişik teknikler kullanılarak yapılmış- başka kompozisyonlar ilk bakışta taşbaskı ve/ya da fresko izlenimi veriyor. Ressamımızın her iki sanatın da hayranı olduğunu öğreniyoruz.

Beklenenin üstünde ilgi gören serginin İstanbul’da da açılma olasılığı varmış. Ancak, o durumda Romeo ve Juliet izlekli yapıtlar sayıca azalmamalı. Birsen Hanım, hazır ortaçağ ortamını ve giysilerini yoğun biçimde çalışmışken henüz portresini çizmediği/çizebileceği başka oyun kişilerine de el atmalı. Söz gelimi, Juliet’in sırdaşı Dadı, Juliet ile evlenmek isteyen Paris, Romeo’nun kuzeni sağduyulu Benvolio ve can arkadaşı kavgacı Mercutio...

Birsen Salahi belki de tiyatrosunda çalışmalarını izlediği başka oyunları da tuval üstüne taşır. Keşke gündemine Çehov’un dört büyük oyununu da alsa...

CAN GÜRZAP’IN ARDINDAN

Devlet Tiyatroları’nın ışıltılı yıllarına emek vermiş bir ustayı daha yitirdik. Can Gürzap, görüntüsü ve sesiyle sahneyi parlatan, Türk dilini kusursuz kullanmasıyla ve yorumladığı oyun kişileriyle yıllarca seyircisine nitelikli tiyatro yaşantıları sunmuş bir oyuncu, tiyatro metinlerini soluklandırmış bir yönetmendi. Tiyatroya hizmeti, öğrenci yetiştirmedeki eğitmenlik kariyeriyle de taçlanmıştır. Benim belleğimdeki yeri, Yücel Erten’in DT’de sahnelediği “Amadeus” oyunundaki incelikli Salieri yorumu ve DT’de rejisini yaptığı, Memet Baydur’un “Yangın Yerinde Orkideler” oyunundaki kusursuz çalışmasıdır. Başımız sağ olsun.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Halkevlerinde tiyatro 13 Şubat 2024

Günün Köşe Yazıları