Anayasal haklar, demokratik düzen arayışlarını kırma savaşları...
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Anayasal haklar, demokratik düzen arayışlarını kırma savaşları...

24.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Günümüz kuşakları, en sevilen müziklerin taş plaklarının dinlendiği yıllarda kasetin iğnesinin takılarak plağın kullanılamaz hale düşürmesinin acısını bilemezler. Ucundan yetişmiş kuşaklardan olarak nasıl üzülüp çaresiz kaldığımızı da bilemeyecekler. İktidarlarının, Cumhurbaşkanlığı kadroları içlerinde, kendileri için panik atak haline dönüştürülmüş korkuların ürünü, yüz yüze kalınan her kaygılı gelişme üzerinden hak arama çabalarına karşı duydukları öfke ile acımasız önlemler peşinden koşmalarının isteriye dönüşmesi kaçınılmaz hallerine, kimi zaman öfkeden çok şaşkınlık içinde karşı çıkıyorlar.

Örneğin başından sonuna hukuksuzluk içinde evinden alınan gazetecinin, sabahın köründe çocuğunun gözleri önünde polis gücü ile yaka paça götürülmesini sorgulamaya kalkışıyorlar. Haksız, hukuksuz tutuklamaya karşı duruş koyabilme yerine, “Çağırsalar zaten ifade vermeye giderdi” anlamında kimi yakınmalara öncelik veriyorlar. İktidarlarının saplantı boyutunda yükselmiş; “Anayasal haklar, demokratik düzen arayışlarını kırma savaşlarının” eleştirisini yapmak, hak savaşımını güçlendirme sorumluluklarını öne çıkarmayı unutuveriyorlar.

Örnekleri saymanın, tek tek anımsatmanın ne karşılığı var ne de saymaya kalktığımız an bir köşe yazısına sığdırılamayacak, hepsi de evrensel, ulusal hukukumuz, üst yargı kararlarının, çöp sepetine atılabilmeleri söz konusu olabilirmiş gibi, bir kenara atılmalarına karşı, daha güçlü geniş katılımlı toplumsal direnişlerin kaçınılmaz olduğu gerçeğinden sıkılıp susmak lüksümüz yok.

***

Ortada suç, vicdansız kararlılıkta yıllardır yürütülen hukuksuz uygulamalar varsa yorulup susmak, sıkılmak gibi bir lüksümüz de söz konusu olamayacağına göre, direnmekten yorulmayanları örnek alıp güçlerine güç katmak dışında bir çıkış yolu olabilir mi? Akıl var mantık var. Sil baştan haksızlık, hukuksuzluklarda yaşatılan sınırsız öfkenin gerçeğinde, özünde, yaşatılan hukuksuzluklarda sınır tanımazlığının yükseltilmesi ile doğru orantılı olarak sonuç alamamaktan yükselen paniği de doğru okumak gerekmiyor mu?

Yıllar önce yaşatılmış Gezi Parkı travması, can yakan ölümler, cezalar üzerine çırçıplak ortalığa saçılmış yalanların, kaldırılmayan cezaların da doğru okunması gerekmiyor mu? Sona erdirme operasyonlarından bunca yıl sonra hukuksuz cezaların, ortalığa saçılmış kirli yalanlar da içlerinde yaşatılma çabaları kendi korkuları, kabuslarının yansımaları değil mi?

Yenilgiye düştükleri yerel yönetimler, yöneticilere dönük içten içe besledikleri kin ve öfkenin yansıması sonu gelmeyen yeni hukuksuzluklar, yeni tutukluluklar, yeni operasyonların kendi suçlarına kaygılarına dönük korkularının giderek ağırlaşan paniği değil mi?

Yakın dönemlerin bir tek adil, hukuka uygun uygulamasına tanıklık edebiliyor muyuz? Korkuları, kendi geleceklerine, işledikleri hukuksuzluklara yönelik iç dünyalarında gizli kapaklı yaşanmaması olanaksız paniğin yükselişinin yansımaları hukuksuzluk icraatlarınn, patlamasına bakar mısınız? Haksızlık, hukuksuzluklara karşı duruşun tam da zamanı değil mi?...

Yazarın Son Yazıları

AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026
Ülkemizin geleceği çılgın Trump’ın tuzaklarına bağlı olamaz...

Cumhurbaşkanlığı rejiminde yıllardır sorgulamasız sürdürülebildiği, yapılanların yanlarına kâr kaldığı varsayılan haksızlık hukuksuzlukların yarattığı olumsuzlukların dayanılmaz yükselişi ile içeriden yaratılan çürümüşlüğün saklanamayacağı günler geldi de geçti.

Devamını Oku
07.04.2026
Yerel, küresel kıskacına karşı başkaldırılar yükselişte

Şimdilik bir yılı geçmiş bir süreç içinde, ülkeye yayılmış, kazanılmış belediye yönetimlerine el konması, kayyım atanması uygulamalarıyla, tümü sol kimlikli, ağırlıklı CHP’ye bağlı belediye yönetimlerinin operasyonları ile amaçlanan moral yıkımı, iktidarları adına fiyasko sonuçlar verdi.

Devamını Oku
04.04.2026
Savaş karşıtlığının önlenemez yükselişi

Hafta sonunu, başta Amerika’nın başkenti, önemli bütün merkezlerinde, savaş karşıtlarının çok etkin eylemleriyle aynı merkez içinde on binler, ülke çapında yüz binlerin katıldıkları protesto eylemlerine tanıklık ederek geçirdik.

Devamını Oku
31.03.2026
Savaşın bedelinin en ağırını tarafı olmayanlar ödüyor

Hindistan, Japonya...

Devamını Oku
28.03.2026