Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.
Çağdaş Demokratik Toplum, kültürel kimlikleri ne olursa olsun, vatandaşlarına eşit davranan devlete sahip olan ve bu farklı kimlik sahiplerinin barış içinde birlikte yaşadıkları toplumdur.
***
Gerek Çağdaş Demokratik Devlet’lerin gerekse Çağdaş Demokratik Toplum’ların güvenceleri Laiklik ilkesidir.
Tarih boyunca, ister çağdaş olsun ister çağ gerisi, bütün toplumlarda, insanların devlette aradıkları temel ilke ise Adalettir.
Bunun Çağdaş Demokratik Devlet’lerdeki ve Çağdaş Demokratik Toplum’lardaki güvencesi de siyasal iktidardan “Bağımsız Yargı”dır!
***
Demek ki neymiş:
Laiklik, farklı kültürel kimlik sahiplerinin barış içinde birlikte yaşamaları için gerekli ilkeymiş!
Adalet ise tarih boyunca bütün toplumlarda ve devletlerde insanların aradığı ilkeymiş!
Çağdaş ve Demokratik bir toplumda ya da devlette, Laikliği ve Adaleti sağlayan mekanizma ise siyasal iktidardan Bağımsız Yargıdır!
***
YARGI ARACILIĞIYLA LAİKLİĞE DARBE YAPILMASINDA ÖRNEK BİR SAVCI VE YARGIÇ:
“Cellat Yargıç” ve “İslami Devrimin Kasabı” Lakaplı Mohammed Sadeq Givi Khalkhali İran’da, Humeyni döneminde, aynı anda hem savcı hem yargıç hem de jüri olarak görev aldığı İran Şeriat Mahkemeleri’nde aralarında yüzlerce diplomat, akademisyen ve siyasetçinin de olduğu binlerce kişiyi (1999’da yazdığı anılarında da itiraf ettiği gibi, sadece 1979 yılında 2000 kişi) idam etti.
İran’ın “Kasap lakaplı” şeriat yargıcı Khalkhali, basınla yaptığı söyleşilerde, yaptıklarından pişman olmadığını belirtmiş, katlettiği İslami Rejim muhalifleri için “Hepsini öldürün, suçlularsa cezalarını çekmiş olurlar, masumlarsa zaten Allah affeder, Cennete giderler” demişti.
Kaçtığı Fransa’da öldü.
***
Çağdaş Demokratik Devlet’te, Bağımsız Yargı’yı yok ederseniz Laiklik de Adalet de biter!
Zaten Laiklik olmadan Adalet, Adalet olmadan da Laiklik olamaz!
Demek ki Bağımsız Yargı’yı yok ederseniz Çağdaş Demokratik Devlet de çöker!
***
Çağdaş Demokratik Devletlerde, yasama ve yürütme görevlileri, görevlerine başlayabilmek için, Çağdaş Demokratik Rejim’i, Laikliğe ve Adalete dayalı Devlet Düzeni’ni koruyacaklarına namusları ve şerefleri üzerine yemin eder, ant içerler.
Dolayısıyla, yönettikleri toplum da onlardan görevlerini, namusları ve şerefleri üzerine ettikleri yeminlerine uygun olarak Laiklik ve Adalet ilkelerine uygun biçimde yerine getirmelerini bekler!
Bunu tersine davranış, o görevlileri, tarih, toplum, yasalar ve vicdanlar önünde sorumlu kılar!