Amerika’da kritik yol ayrımı
Ergin Yıldızoğlu
Son Köşe Yazıları

Amerika’da kritik yol ayrımı

29.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçtiğimiz haftalarda, faşizmin adeta pilot bölge olarak seçtiği Minneapolis kentinde yaşananlar, ABD’de “sürecin” kritik bir yol ayrımına geldiğini gösteriyor.

Trump’ın 1. döneminde, faşist hareketin henüz bütünlüklü bir programı, devlet aygıtını “kullanmayı bilen” kararlı kadroları yoktu. Demokratik güçlerin faşizme karşı önleyici adımlar atma, devlete erişmesini engelleme şansı yüksekti. Ne yazık ki bu kritik aşamada antifaşist güçler bir birleşik cephe inşa edemedi. Demokrat Parti’den Biden, başkanlık döneminde elindeki yasal araçları faşizmi geriletmek için kullanmadı.

Bugün karşımızda Project 2025 gibi kapsamlı bir yol haritası, devleti bir silah olarak kullanmak için dönüştürmeye kararlı faşist kadrolar var. İlk dönemin hazırlıksız yapısının yerini, Heritage Foundation destekli Project 2025 kadroları, devleti dönüştürme planları aldı. Şimdi, başdanışman Miller ve Project 2025 çevresi dünyayı ideolojik olarak yeniden tarif ediyor, gerçekliği sadeleştirip Trump’a hazır seçenekler sunuyorlar. Susie Wiles bu seçeneklerin hangi sırayla, hangi ruh hali içinde Trump’a ulaşacağını belirleyen bir filtre işlevi görüyor. Trump, bu daraltılmış alanda, uzun vadeli bir stratejiden çok sezgileri, duyguları ve sadakat ölçüleriyle karar veriyor. Patel (FBI) ve Noem (iç güvenlik-sınır koruma) uyguluyor, Bondi (başsavcı) uygulamalara hukuki meşruiyet kazandırıyor. Sonuçta maddi çıkarı için gidişe uyan narsisist bir liderin verdiği onay, fanatik bir kadronun politikalarını meşrulaştırıyor; faşizm de burada, adım adım işleyen bir süreç olarak şekilleniyor.

Artık hukukun üstünlüğü, yerini “sadakat” kuralına bıraktı; Trump anayasayı ciddiye almıyor ve yargıyı düşmanlarını cezalandırmak için bir silah olarak kullanıyor. ICE (göçmenler polisi) yoluyla uygulanan açık şiddet bir araç olmanın ötesinde, halkı korku içinde tutmak, hatta bir güvenlik krizi yaratarak olağanüstü hal ilan edebilmek için sergilenen bir “performans” haline geldi. Sokak ortasında infaz edilen vatandaşlar, hamile avukatların tehdit edilmesi, 5 yaşındaki çocukların gözaltına alınması; ICE eliyle uygulanan “devlet terörünün” vardığı boyutu gösteriyor. Miller’ın ICE ajanlarına “federal dokunulmazlık” vaat etmesi, bu şiddetin bir hata değil, bilinçli bir strateji olduğunu kanıtlıyor. ICE artık salt kolluk gücü değil, 170 milyar dolarlık bütçesiyle modern bir “gestapo”. Zaten şefleri Greg Bovino da Gestapo tarzı paltolu ve saçlarını Himmler tarzı kestiren bir tip.

ÖNLEYİCİ TAKTİKLER YETMEZ

Tarih bize süreç olarak faşizmin bu ileri aşamasında, önleyici taktiklerin yetmeyeceğini, normal siyasetin işlemeyeceğini, ikna döneminin kapanacağını, varoluşsal bir mücadelenin başlayacağını söylüyor. Bu aşamada, topyekun bir toplumsal direnç hattı örülmesi, vatandaşların da faşizmin tüm muhalefeti ezerek totaliter bir düzen kurmasını engellemek için seçimleri beklemenin ötesinde, aktif ve örgütlü bir sivil savunma pratiğine geçmesi gerekiyor.

Bunun için ilk olarak, adını koymak gerekiyor. Bu artık bir “yerleşik normların aşınması” değil, süreç olarak faşizm içinde yeni bir aşamadır. ABD’de Demokrat Parti saflarında bile faşizm sözcüğü artık kullanılıyor. Cumhuriyetçi Parti içinde ICE pratiklerine, Miller’ın Trump üzerindeki etkisine itirazlar yükselmeye başladı. Sivil toplum kuruluşları, demokratik-seküler hayat tarzı alanlarını dev kitle gösterileriyle aktif olarak sokaklarda ve kimi yerel yönetimler, hâlâ bağımsız mahkemeler de kurumsal olarak ICE ajanlarına direniyorlar. Minnesota’da yerleşik büyük çok uluslu şirketlerin CEO’ları, bir açık mektupla ICE ajanlarının kentten çıkarılmasını istedi. İş çevrelerinin gazetesi Wall Street Journal, Trump’ın dış politikasını, göçmenler politikasını, ICE pratiklerini eleştirmeye başladı.

Trump paniğe kapıldı, geri adımlar atmaya başladı. Greg Bovino görevinden alındı, ICE Minnesota’dan çekiliyor, “Başkan ve Stephen (Miller-EY) ne dediyse onu yaptım” diyen Noem’in gidici olduğu söyleniyor. Miller ağız değiştirdi, ICE ajanlarının konan operasyon kurallarına uymadığını iddia etti. ABD’de rejim kritik bir yol ayrımında; Trump, iş çevrelerinin güvenini kaybetmek üzere ama Demokrat Parti’nin bu fırsatı da kaçırma olasılığı yüksek!

Yazarın Son Yazıları

'Önce yavaş yavaş...'

Çağımızdaki savaşlar, egemen ekonomik model, yapay zekâ, özellikle geçen hafta açıklanan Palantir “Manifesto”su üzerine tartışmalar bana Ernest Hemingway’in Güneş de Doğar romanını anımsattı.

Devamını Oku
27.04.2026
Çin şoku 3.0

“Çin şoku 2.0 ya da kriz dinamikleri” başlıklı yazımda, Çin kapitalizminin ileri teknoloji alanındaki üretim kapasitesinin Batı merkezli dünya ekonomisinin dengelerini sarsmaya başladığını vurgulamıştım.

Devamını Oku
23.04.2026
‘Çin Şoku 2.0’ ya da kriz dinamikleri

Tarihin en büyük enerji krizine, küresel bir resesyon riskine, “geçim sıkıntısı krizinin” daha da derinleşmesine yol açan İran savaşının, gerçek nedeninin (İsrail bir yana) ABD ekonomisinin finansal yapısını ayakta tutan “petro dolar” sistemini korumak olduğuna ilişkin yorumlar var.

Devamını Oku
20.04.2026
‘Adam’ gitti! Yenisi geliyor

Pazar gecesi Budapeşte sokaklarında büyük bir coşkuyla tarihsel bir kırılma anı yaşanıyor gibiydi.

Devamını Oku
16.04.2026
Savaştan sonra

Washington-Tahran görüşmeleri bir belirsizlik içinde koptu.

Devamını Oku
13.04.2026
Orbán: ‘Madendeki kanarya’

Demokratik sistemleri öldüren “adamlar” iktidarda kalmaya devam etmek için genelde tankları değil “sandık mühendisliğini” tercih ediyorlar ama bir yere kadar! Pazar günü, Macaristan seçimleri bu bağlamda önemli bir deney olacak.

Devamını Oku
09.04.2026