Ayrılmak zor!
Ergin Yıldızoğlu
Son Köşe Yazıları

Ayrılmak zor!

02.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Trump’ın Grönland’ı ilhak etme arzusu Atlantik’in iki yakası arasında radikal bir güven bunalımı yaratarak Amerika’nın eski NATO Büyükelçisi Ivo Daalder’e göre “77 yıllık NATO tarihinde en derin krize yol açtı”.

Le Monde, Wall Street Journal ve Financial Times geçtiğimiz günlerde bu krizi “karşılıklı bağımlılık” ve “kopuş” bağlamında değerlendirdiler; Atlantik bağlarının yapısal özelliklerini, bir “kopuşun” gerçekte ne kadar zor olduğunu vurguladılar.

KARŞILIKLI BAĞIMLILIK

Savunma: Avrupa’nın savunma kapasitesi Amerikan savaş endüstrisine ileri derecede bağımlı. İstihbarat sistemleri, hava savunması, uzun menzilli füzeler, nükleer şemsiye... Amerika ile bu bağlar koparsa açılacak boşluğu doldurmak Avrupa’ya 1+ trilyon dolara mal olacak. Bazı kapasitelerin geliştirilmesi yıllarca sürecek. Buna karşılık, Amerikan silah sanayisi de Avrupa’ya bağımlı. F-35 savaş uçaklarının fuzelaj merkezi Almanya’da üretiliyor, son montajı İtalya’da yapılıyor. Amerikan savunma sanayisi, Avrupa tedarik zinciri olmadan işleyemez. Daha kritik olanı: Ramstein, Aviano, İncirlik... ABD’nin Avrupa’daki 40 askeri üssü ve 80 bin+ personeli olmadan Ortadoğu’da, Afrika’da, hatta Hint-Pasifik alanlarında operasyon yürütmesi neredeyse olanaksız.

NATO, Amerika’nın küresel askeri projeksiyonunun can damarı. Dahası Avrupa, ABD savunma sanayisi için, ihracatı içinde yüzde 50 payı ile yaşamsal öneme sahip bir pazar.

Teknoloji: Avrupa’nın bulut ve yazılım harcamalarının yüzde 83’ü (yılda 265 milyar Avro) Amerikan şirketlerine gidiyor. Google, Microsoft, Amazon, Meta... Bunlar Avrupa’nın dijital altyapısının omurgasını oluşturuyor. Bunların veri bankaları ve dolar sisteminin ödeme işlemleri ağı Swift’in merkezi ABD’de. Bir dijital ambargo olasılığı bir kıyamet senaryosu. Buna karşılık Apple, Google, Microsoft gibi dijital devler Avrupa’nın 450 milyonluk zengin pazarına hayati derecede bağımlı: Örneğin, Amazon’un küresel gelirinin üçte biri Avrupa’dan geliyor. Meta’nın kullanıcı tabanının üçte biri Avrupa’da. AB pazarını kaybetmek Silikon Vadisi devlerini çökertir.

Enerji: Rus gazından kopan Avrupa, artık Amerikan gazına dayanıyor. Bağımlılık 2030’da AB ithalatının yüzde 80’ine ulaşabilecek. Buna karşılık, Amerika’nın gaz (LNG) ihracatının en büyük alıcısı yüzde 67 ile Avrupa. Texas ve Louisiana’nın doğalgaz endüstrisi Amerikan enerji şirketlerinin yaptığı trilyonlarca dolarlık LNG terminali yatırımı Avrupa’dan gelen talebe bağımlı.

Ekonomi: AB, Amerika’ya yılda 640 milyar dolar mal ihraç ediyor. Amerika da AB’ye 550 milyar dolar ihraç ediyor. Visa ve MasterCard Avro bölgesindeki kartla ödemelerin yüzde 61’ini kontrol ediyor - ama Avrupa pazarı olmadan bu şirketler gelirlerinin üçte birini kaybeder. Boeing, Caterpillar, John Deere gibi Amerikan endüstri devlerinin Avrupa’da milyarlarca dolarlık satışları var.

300 YILLIK DÜZENİN SONU

Transatlantik bağları koparsa iki taraf da zayıflamakla kalmaz, 300+ yıllık Batı egemenliği de sönümlenir.

Avrupa, Amerika olmadan Rusya karşısında zayıflar. Avrupa olmadan Çin ve Rusya karşısında yalnız kalan bir Amerika, bugünkü konumunu koruyamaz. Batı’nın hâlâ yaşayan kültürel hegemonyası, 300 yıllık tarihin sonunda Atlantik ittifakının üzerinde duruyor. Kopuşun kültürel sonuçları, ekonomik ve güvenlik sonuçları kadar önemli. Üçü birlikte bir varoluş sorununa işaret ediyorlar.

Eski İtalyan NATO Büyükelçisi Stefano Stefanini’nin uyarısı net: “Amerikan varlığını kaldırırsanız sadece NATO değil, Avrupa da dağılır. Ama eklemek lazım: Amerika da küresel bir güç olmaktan çıkar.”

Fransa’nın önerdiği “gönüllüler koalisyonu” üç-dört yılda ulaşılabilir esnek bir alternatif sunuyor. Ama Avrupa birlik olabilir mi? AB üyeleri “Grönland, Ukrayna” “cephelerinde” aynı safta durabilecek mi? Ve... Wall Street Journal’ın, kaygıyla sorduğu gibi “Trump yönetimi, Pentagon stratejistlerinin, vurguladığı ‘Avrupa olmadan küresel güç olmak imkânsız’ gerçeğini görebilecek mi?”

Cevap basit ama tarihsel: Batı, 21. yüzyılda, dünya sisteminde başlayan dönüşüme ya birlikte uyum sağlamaya çalışacak ya da bölünürse birlikte çökecek. Trump’ın “çok kutuplu denge senaryosu” aslında bir fantezi! Tarih, bu fantezinin arkasındaki gerçek “Her zaman bir ‘büyük savaşa’ ilişkindir” diyor!

İlgili Konular: #ekonomi #Trump

Yazarın Son Yazıları

Caligula, Trump, Musk üzerine spekülatif düşünceler

Amerikan toplumunda Roma İmparatorluğu’nun çürüme, çöküş aşamasını anımsatan bir dönüşüm yaşanıyor.

Devamını Oku
25.06.2026
Versay’dan sonra yeni jeopolitik

7 Haziran 2026’da Versay Sarayı’nda ve Tahran’da eşzamanlı imzalanan 14 maddelik İslamabad Mutabakatı, İran-ABD savaşını resmen durdurdu

Devamını Oku
22.06.2026
Apartheid şimdi küresel

Sonuçta yeni Apartheid, duvarlarla değil, yaşamın dolaşımını düzenleyen görünmez mekanizmalarla kuruluyor. Bir tarafta sermaye, veri, mineraller ve su için sınırsız hareket; diğer tarafta insan için sınırlı hareket, sınırlı hak, sınırlı nefes. Küresel düzenin hakikati şu: Artık-değer çevrede üretiliyor, fakat yaşamın güvenliği merkezde korunuyor. Bu yüzden Apartheid artık küresel; sermayenin düzeni ise hem ekonomik hem biyopolitik hem de biyo-ırkçı.

Devamını Oku
18.06.2026
Buradan nereye?

Tren bu istasyona, Gezi Parkı, gar katliamı, “darbe”, mühürsüz oy pusulaları, İstanbul Belediye seçimleri hezimeti, tutuklamalar, gizli tanıklar, uydurma kanıtlar, büyük kitlesel mitinglerin yarattığı korku duraklarından geçerek geldi.

Devamını Oku
15.06.2026
Yaklaşan fırtınaya hazır mıyız?

Türkiye’de ağaçlar kesilmeye, ormanlar yakılmaya, su havzaları kurutulmaya gıda krizi derinleşmeye devam ediyor; toplumsal dokusunun örüntüsü çözülüyor. Bir yanda iklim sistemi çökerken öte yanda uluslararası düzen sarsılıyor. İki kriz aynı anda, aynı hızda derinleşiyor. Önümüzdeki 2-3 yol çok ama çok kritik! Bu gidiş içinde iyimser olmak olanaksız. Ülke adeta intihar ediyor!

Devamını Oku
11.06.2026
Süper El Nino’ya hazır mıyız?

İklim krizini hâlâ “gelecek kuşakların sorunu” sananları acı bir sürpriz bekliyor.

Devamını Oku
08.06.2026