Uygarlık intihar ederken...
Ergin Yıldızoğlu
Son Köşe Yazıları

Uygarlık intihar ederken...

26.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün State of the Global Climate 2025 (Küresel İklimin Durumu) raporuna göre küresel ısınma öngörülenden daha hızlı ilerliyor. Küresel iklim sisteminin neredeyse tüm göstergelerinde 2025 yılında, rekor aşırılıklar yaşanmış. Raporun yayımlandığı günlerde Financial Times, küresel otomobil üreticilerinin elektrikli araç planlarından vazgeçmeye başladıklarını aktarıyordu.

Otomobil şirketleri geri adım atarken, devletler fosil yakıtlar için savaşırken, bu savaşlar atmosferi daha da kirletirken, oluşan tablo akla “Tanrılar, yok etmek istediklerini önce delirtirmiş” sözleri getiriyor. Bu sözler artık salt mitolojik bir uyarı değil. Bu yıkım tablosunu, dışsal trajik bir irade değil, sistemin kendi diyalektiği üretiyor.

SON BULGULAR, ÖLÇÜMLER 

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün raporu, atmosfer, okyanuslar, buzullar ve deniz seviyesindeki değişimlerin birbirini besleyen zincirleme etkiler yarattığını vurguluyor.

Atmosferdeki CO2 yoğunluğu en az iki milyon yılın en yüksek seviyesine ulaşmış. Küresel sıcaklık, sanayi öncesi döneme göre 1.43°C’nin üstüne çıkarak, 2025’in tarihteki en sıcak ikinci veya üçüncü yıl olmasına yol açmış. Son 11 yıl, kayıtlardaki en sıcak yıllar arasındaymış.

Aşırı sıcaklık artışının yüzde 91’ini emen okyanuslarda ısınma hızı son 20 yılın ortalamasının iki katını aşmış. Küresel ortalama deniz seviyesi 1993’ten bu yana 11 cm yükselmiş, 2012-2025 arasındaki yükseliş hızı önceki dönemin neredeyse iki katına çıkmıştır. Kriyolojik (donmuş sulara ilişkin) sistemde ciddi bozulmalar görülmüş; 2016’dan beri en kötü 10 buzul kaybı yılının 8’i bu dönemde yaşanmış. 2025 yılında Arktik deniz buzullarında erime rekor düzeylere ulaşmış okyanus yüzey pH’ı son 40 yılda sürekli düşerek 26 bin yılın en düşük seviyelerine inmişti (asit oranı, on yıldır hiç toparlanma fırsatı bulamadan artmış). Bu durum mercanlar ve kabuklu canlılar için ağır bir tehdit oluşturuyor.

Sağlık, ekonomi ve gıda güvenliği üzerinde doğrudan etki yapan sıcak hava dalgaları, seller, tropikal fırtınalar gibi aşırı hava olayları artık daha sık, yoğun yaşanıyor. Rapor, sisteme giren enerjinin çıkan enerjiden daha fazla olduğunu, böylece Dünya’nın “enerji dengesinin bozulduğunu”, bu dengesizliğin giderek hızlandığını vurguluyor. Bu enerji fazlası dinamiği iklim sisteminin uzun dönemli, geri döndürmesi zor bir trende kilitlendiğini gösteriyor.

VE KAPİTALİZM

Kısacası dünya iklim sistemi dengeden çıkmış, mevcut göstergeler, ısınmanın ve etkilerinin hızlanarak devam edeceğini yadsınamaz biçimde gösteriyor. Uzun dönemli veriler bu ekolojik krizin sanayi kapitalizmiyle başladığını, 1980’lerden itibaren, egemen sermayeye (uluslararası finans kapital) yeni “avlanma alanları” açan, kaynak tüketimini, CO2 ve metan gazı salınımını, sanayi atıkları ve çevre kirlenmesini sürdürülemez düzeylere sıçratan neoliberal küreselleşme altında ölümcül bir hıza ulaştığını gösteriyor.

Bu arada, en az bir düzine küresel üretici, benzin ve dizel motorlu araçlara olan sürekli talep ve ABD ve Avrupa’da hükümetlerin destekleyici politikaları geri çekmesi nedeniyle elektrikli araç üretme hedeflerini düşürüyorlar.

Elektrikli taşıt araçları üretimine yönelik yatırım projelerinden geri çekilme eğiliminin, piyasanın lüks araç segmentinde özellikle güçlü olduğu -yüzde 1’in, yüzde 99’u etkileyen ekolojik krizi takmadığı- görülüyor. Stratejik değişikliklerin, iptal edilen lansmanların, revize edilmiş yatırım planlarının, geçen yıl küresel otomotiv endüstrisine en az 75 milyar dolara mal olması benzinli motorlardan uzaklaşmanın karmaşık, maliyetli doğasını vurguluyor.

Bu gelişmelerin arkasında ABD ve AB’de hükümet politikalarının teşvikleri azaltırken emisyon hedefleri sınırını yükseltmesi, hatta “0” emisyon hedefini terk etmesi piyasanın, diğer bir deyişle kapitalizmin insanının, hâlâ petrole dayalı yakıtları tercih ediyor olması yatıyor. Küresel ısınma hızlanırken kapitalist üretim tarzının egemen ekonomik ve siyasi aktörleri ve devletler küresel ısınmayı hızlandıracak adımlar atmaya devam ediyorlar: Uygarlık bir yıkıma doğru giderken önce çıldırıyor.

Yazarın Son Yazıları

Caligula, Trump, Musk üzerine spekülatif düşünceler

Amerikan toplumunda Roma İmparatorluğu’nun çürüme, çöküş aşamasını anımsatan bir dönüşüm yaşanıyor.

Devamını Oku
25.06.2026
Versay’dan sonra yeni jeopolitik

7 Haziran 2026’da Versay Sarayı’nda ve Tahran’da eşzamanlı imzalanan 14 maddelik İslamabad Mutabakatı, İran-ABD savaşını resmen durdurdu

Devamını Oku
22.06.2026
Apartheid şimdi küresel

Sonuçta yeni Apartheid, duvarlarla değil, yaşamın dolaşımını düzenleyen görünmez mekanizmalarla kuruluyor. Bir tarafta sermaye, veri, mineraller ve su için sınırsız hareket; diğer tarafta insan için sınırlı hareket, sınırlı hak, sınırlı nefes. Küresel düzenin hakikati şu: Artık-değer çevrede üretiliyor, fakat yaşamın güvenliği merkezde korunuyor. Bu yüzden Apartheid artık küresel; sermayenin düzeni ise hem ekonomik hem biyopolitik hem de biyo-ırkçı.

Devamını Oku
18.06.2026
Buradan nereye?

Tren bu istasyona, Gezi Parkı, gar katliamı, “darbe”, mühürsüz oy pusulaları, İstanbul Belediye seçimleri hezimeti, tutuklamalar, gizli tanıklar, uydurma kanıtlar, büyük kitlesel mitinglerin yarattığı korku duraklarından geçerek geldi.

Devamını Oku
15.06.2026
Yaklaşan fırtınaya hazır mıyız?

Türkiye’de ağaçlar kesilmeye, ormanlar yakılmaya, su havzaları kurutulmaya gıda krizi derinleşmeye devam ediyor; toplumsal dokusunun örüntüsü çözülüyor. Bir yanda iklim sistemi çökerken öte yanda uluslararası düzen sarsılıyor. İki kriz aynı anda, aynı hızda derinleşiyor. Önümüzdeki 2-3 yol çok ama çok kritik! Bu gidiş içinde iyimser olmak olanaksız. Ülke adeta intihar ediyor!

Devamını Oku
11.06.2026
Süper El Nino’ya hazır mıyız?

İklim krizini hâlâ “gelecek kuşakların sorunu” sananları acı bir sürpriz bekliyor.

Devamını Oku
08.06.2026