İktidarın kara düzeni dağılacak! - Ekrem İmamoğlu
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

İktidarın kara düzeni dağılacak! - Ekrem İmamoğlu

09.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Reform yılı” hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, “reform ve şahlanış” yılı olacakmış. Haberleri var mı bilmiyorum, fakat açlık sınırının altında yaşayan emekliler, geçimini borçlarını döndürerek sağlayan asgari ücretliler ve varlık sahibi olmayı hayal bile edemeyen gençler onların iddia ettiği gibi “şahlanmayı” değil, bu boğucu ekonomik krizde en azından bir nefes alabilmeyi istiyor. Ülkemiz, sahte gündemlere ve milleti aldatarak söylenen “reform yılı” hikâyelerine değil, erken seçime ve sıçrayarak kalkınmaya gereksinim duyuyor. 

Seçimlerden sonra gelen yeni ekonomi yönetimi “reformlar” yaparak ekonomik krizi bitirecekti, hatırlıyor musunuz? Üç yıl olmak üzere, enflasyon, büyüme, ihracat hedefleri konuldu, fakat geldiğimiz noktada gördüğümüz tek gerçek milletimizin giderek daha boğucu hale gelen bir ekonomik krizi yaşaması. 

“Reform yılı” ilan ettikleri 2026’nın ocak ayı enflasyonu yüzde 5. Yalnızca bir aylık enflasyonumuz birçok ülkenin yıllık enflasyonuna denk. Fakat ülkeyi yöneten insanlar, televizyonlara çıkıp, gazetelere yazılar yazıp “Şahlanıyoruz” şeklinde yalanlarla milletimizin aklını hafife almaktan hiç çekinmiyorlar. 

Milletimize karşı yalan siyaseti yapmaya öylesine alışmışlar ki “Memurların, çalışanların ve emeklilerin alım gücünü büyümeden aldığımız pay ile artıracağız” diyebiliyorlar. Türkiye büyüyor, fakat bu millet büyümeden hak ettiği payı alıyor mu? Emekliler almıyor, asgari ücretliler almıyor, çalışanlar ve memurlar bu büyümeden hak ettiği payı alamıyor. Nedenini herkes biliyor: Bu iktidar yıllardır planlı bir şekilde zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul hale getiriyor. 

MİLLETİN İKTİDARI BAŞARACAK 

Türkiye muazzam bir potansiyele, zengin kaynaklara, bereketli topraklara ve çalışkan insanlara sahip. Hızla toparlanacak ve ayağa kalkacak güce sahibiz. Fakat yönetme kabiliyetini yitirmiş, hatalardan kurtulamayan, milleti geren, şiddeti besleyen ve ancak devlet gücünü istismar ederek siyaset yapabilen anlayış, bu cennet vatanın geleceğine zarar vermeye devam ediyor. 

Ülkemizde üretim, kalkınma, işsizlik konuşulmuyor; Türkiye’de artık yoksulluk, umutsuzluk, güvencesizlik ve milletimize yaşatılan sefalet konuşuluyor. 

Milletimizin bir nefes almasını, ekonomik krizden de siyasetin boğucu gündeminden de kurtulmasını büyük bir hevesle isteriz. Fakat bunlar bugünün iktidarında değil, milletin iktidarında yaşanacaktır. 

Türkiye’nin güçlenmesini, doğru bir reform programının uygulanmasını ve ülkemizin sıçrayışla kalkınma evresine geçmesini bu milletin her ferdi ister. Ancak bunu bugünün iktidarı değil, milletin iktidarı yapacak. 

‘REFORM YILI’ DEĞİL, ‘SEÇİM YILI’ 

Bu millete yalan söyleyerek, verilerde “sahtecilik” yaparak siyaset yapabileceğini zannedenler iyi duysunlar: 2026 “reform yılı” değil, inşallah “seçim yılı” olacak. 

Milletimizin önüne sandığı ya getireceksiniz ya da getireceksiniz. Kazanan ise elbet bu aziz millet olacak. Milletin iktidarının başa geldiği gün, “silkinecek”, kendimize gelecek ve büyük bir sıçrayışı milletçe başlatacağız. 

Milletin iktidarında; 

- Yeni sanayileşme planı ile sanayimiz kalkınmanın ve istihdamın omurgası olacak. 

- Yerli tarım güçlenecek, topraklarımızın bereketini tüm yurdumuz tadacak. 

- Bilim ve teknoloji odaklı bir kalkınma ile Türkiye geleceğe güçlü bir biçimde hazırlanacak. 

- Savunma sanayisi alanında ülkemizin yaşadığı atılım korunacak ve geliştirilecek. 

- Yeni sanayi şehirleri ve teknoloji kentleri ile ülkemizin her bölgesi büyük bir ekonomik ve sosyal kalkınma yaşayacak. 

- Kaliteli ve ücretsiz eğitim evlatlarımız için için ulaşılabilir olacak. Devlet okulları eskisinden daha güçlü hale gelecek. 

Ve en önemlisi; Türkiye büyürken milletin ekmeği küçülmeyecek. İnsanlarımız, ülkemizin kalkınmasından ve büyümesinden hak ettiği payı alacak. Asgari ücretliler, emekliler, memurlar ve çalışanlar artık “sabretmek zorunda kalan” değil, hak ettiği değere kavuşanlar olacak. 

Çalışacağız, üreteceğiz, kazanacağız ve milletçe paylaşacağız. 

Fakat önce, her gün milletimizi korkutmaya çalışan, siyasetin sahibi olduğunu zanneden zihniyet gidecek. 

Rakiplerini güçle sindirmeye çalışan, her gün muhalefete tehditler savuran, kendisini savcı ve hâkim yerine koyup herkesi suçlu ilan eden zihniyet gidecek. Medyayı, iş dünyasını, siyaseti, akademisyenleri, öğretmenleri, memurları, işçileri, gençleri, sanatçıyı, işsizi, çaresizi bile korkutmaya çalışan bu zihniyetin “kara düzeni” dağılacak. 

TÜRK MİLLETİNİN SEVGİSİ KAZANACAK 

Bu millet, bu zihniyetten ve yarattığı düzenden korkmadı, korkmuyor ve asla korkmayacak. 

İktidarın “sahte” gündemleri ve “sahtecilik” marifetiyle organize ettikleri soruşturmalar, davalar, kimsenin umurunda değil. “Diploma”, “casusluk”, “çirkin”, “ahmak” gibi davalarla milleti aldatamayacaklar. Yüce Türk yargısına utanç verici sayfalarla yazılan bir avuç muhterisin büyük ülkeme ve Türk milletine zarar vermesine fırsat vermeyeceğiz. 

Aziz milletim; sandık önünüze geldiğinde, büyük bir aldatma kampanyası ile daha karşınıza dikilecekler. Sizi hamasetle kandırmaya çalışacaklar. 

Millet olarak kanmayacağımızı ve korkmayacağımızı da göstereceğiz. Vatanını, milletini, toprağını, yurdunu, ailesini çok seven bu milletin ülkemize nasıl sahip çıktığını göstereceğiz. 

Nefret, şiddet ve hamaset değil, bu milletin yüreğindeki kocaman sevgi kazanacak!

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu 

Yazarın Son Yazıları

Medeni Kanun’a bakış... - Mehmet Emin Elmacı

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılındayız.

Devamını Oku
26.03.2026
Savaş ve ekonomi - Aydın Öncel

İkinci Dünya Savaşı’nda, fabrikaları devletin yönetimine alarak güdümlü bir ekonomi modeli uygulamak zorunda kalan vahşi kapitalizmin kalesi ABD ancak Hollywood platolarında zafer kazanabildiği Vietnam savaşının yarattığı bunalımı henüz atlatmaya çalışırken karşılaştığı “1973 büyük petrol krizi” ile bir kez daha sarsılmıştı.

Devamını Oku
25.03.2026
Şevket Süreyya Aydemir’i anarken - Remzi Koçöz

Şevket Süreyya Aydemir’in gençlik günleri askeri öğrencilikten cepheye, savaştan öğretmenliğe, Kafkaslar’dan Moskova’da ekonomi eğitimine, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanıp hapis yatmaya uzanan gençlik günleri fikirsel/eylemsel açıdan oldukça hareketli geçmiştir.

Devamını Oku
25.03.2026
Gençlerimizin spordan kopuşu... - Demirhan Şerefhan

Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.

Devamını Oku
25.03.2026
Bir savcının portresi: Doğan Öz - Mahmut Aslan

Doğan Öz, 1934’te Afyon’da doğdu.

Devamını Oku
24.03.2026
19 Mart'tan sonra Türkiye - Av. Mustafa Köroğlu

19 Mart'tan sonra Türkiye

Devamını Oku
23.03.2026
Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Devamını Oku
23.03.2026
Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026