Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

02.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

ABD ve İsrail’e olan güvenleri konusunda düş kırıklığı yaşayan Kürtlerin aynı durumu yıllar öncesinde de yaşadıklarını unutmamak gerekir. Olayların politik taraflarının arkasında neler olduğunu, hangi devletin gerçekte hangi çıkarının peşinde koştuğunu bilmek şu an için zor ancak suçsuz, günahsız insanlara uygulanan vahşetin hiçbir gerekçesi, hiçbir açıklaması olamaz. Geçmişte yaşanan tarihsel olgulara baktığımızda aslında devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda izledikleri politikaların bedelini ne yazık ki hep suçsuz halklar ödemiştir.

IRAK’IN KUZEYİNDE DEVLET KURMA İSTEĞİ

1932’de Irak bağımsız olduktan sonra Molla Mustafa Barzani liderliğindeki Kürtler Irak’ın kuzeyinde bir Kürt devleti kurma talebinde bulunmuştur. Bölgedeki en güçlü Nakşibendi ailelerinden birinin mensubu olan Mustafa Barzani’nin ağabeyi Şeyh Ahmet Barzani -ki kendisi tarikatin lideriydi- İngiliz destekli Irak hükümeti ile çatıştıktan sonra yenilgiye uğrayınca beraberindeki aile üyeleri ve peşmerge güçleri ile birlikte Türkiye’ye sığınmıştır. Mustafa Barzani’nin kendi açıklamalarında o dönemde Türkiye, İngiltere ve Irak arasındaki iyi ilişkiler nedeniyle Türkiye’de asılmayı veya iade edilmeyi beklediklerini ancak Türkiye’de bekledikleri sonun gerçekleşmediğini ve Mustafa Kemal’in kendilerinin himaye edilmesini emrettiğini bizzat dile getirmiştir. 1933 yılında Irak’ta genel af ilan edilmesinin ardından geri dönmüşlerdir. Süleymaniye’de sürgünde bulunan Barzani 1943’te kaçarak kendi bölgesine dönmüş ve yeniden eylemlere başlamıştır.

1946’da Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) işgalindeki İran’da 11 ay sürecek bir Mahabad Cumhuriyeti kurulunca 10 bin silahlı aşiret mensubuyla birlikte Irak’ı terk ederek Mahabad’a geçti. SSCB’nin ertesi yıl İran’ın kuzeyinden çekilmesi üzerine Tahran yönetimi Kürt devletini ortadan kaldırdığı için Irak’a dönen Barzani, burada tutunamayarak 1947’de 500 peşmergeyle birlikte SSCB’ye sığındı.

AYAKLANMA, SOĞUK SAVAŞ VE REKABET

1958’de Irak’ta gerçekleşen darbe sonrası başa geçen Abdülkerim Kasım yönetimi başlangıçta Kürtlere yönelik ılımlı bir politika izlemiş ve Mustafa Barzani’nin sürgünden dönmesine izin vermiştir ancak zamanla vaat edilen özerkliğin verilmemesi ve Arap milliyetçiliğinin yükselmesi ile 1961 sonlarında silahlı çatışmaların fitili ateşlenmiştir. Çatışmalarla geçen yaklaşık on yılın ardından 11 Mart 1970’te Irak hükümeti o dönemde iktidara gelen Baas Partisi ve Saddam Hüseyin ile Kürtler arasında tarihi bir anlaşma imzalandı; bu anlaşmayla Irak’ın kuzeyinde bir özerk bölge kurulması öngörülüyordu.

Ancak bu balayı dönemi uzun sürmedi; Kerkük’ün statüsü ve petrol gelirlerinin paylaşımı konusundaki anlaşmazlıklar 1974’te savaşın yeniden başlamasına neden oldu. Bu ayaklanma yalnızca yerel bir mesele değil, Soğuk Savaş dinamikleri ile iç içeydi. Barzani hareketi bu süreçte İran şah rejimi, ABD ve İsrail’den lojistik ve askeri destek aldı. İran’ın amacı bölgesel rakibi olan Irak’ı zayıflatmaktı. 6 Mart 1975 tarihinde Irak ve İran arasında Cezayir’de bir sınır anlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya göre Irak, Şattülarab’ın tam ortasından geçen Thalweg derinlik çizgisini sınır olarak kabul etti ve su yolunun yarısını İran’a bıraktı. Bunun karşılığında İran, Irak’ın içişlerine karışmayı ve Kürtlerin ayaklanmasına verdiği tüm desteği sonlandırdı.

TARİHE GEÇEN YANIT

7 Mart’ta Bağdat ordusu, Kürtlerin üzerine yürüdü ve yeniden mülteci sorunu yaşandı. Bağdat ordusundan kaçan Kürtler Türkiye ve İran sınırına yayıldılar. 15 yıldan beri süren Irak’ın kuzeyindeki Kürt hareketi bastırıldı. ABD’den yardım isteyen ve 1972’de Washington’ın destek sözü üzerine ayaklandıklarını hatırlatan Barzani, sesini ABD yöneticilerine duyuramadı çünkü artık koşullar değişmişti.

Henry Kissinger’ın 1975’te Kürt hareketine verilen desteğin aniden kesilmesi ve ardından gelen trajedi ile ilgili tavrı siyaset biliminde reel politik yani gerçekçilik anlayışının en soğuk ve acımasız örneklerinden biri olarak kabul edilir. Olayın ardından Amerikan kongresi tarafından kurulan Pike Komisyonu CIA’nın bu operasyondaki rolünü soruştururken Kissinger’a bu durumu sormuş ve tarihe geçen şu yanıtı almıştır: “Gizli servis operasyonları hayır işi değildir.” Diğer bir deyişle Kürtler, yalnızca Sovyet müttefiki olduğu için Irak’ı istikrarsızlaştırmak ve İran şahını çıkarlarını korumak için bir araç olarak kullanılmıştır. İran ve Irak anlaştığında araç işlevini yitirmiş ve Amerika Birleşik Devletleri için onları desteklemeye devam etmenin bir çıkarı kalmamıştır.

Tüm bu görünenlerin arkasında aslında ABD ve İsrail’in Şara ile anlaşarak özerk bir Kürt yönetimi kurdurmak isteği ve niyeti gözardı edilmemelidir.

ABDULLAH KEHALE

TARİHÇİ, ÖĞRETİM ÜYESİ

Yazarın Son Yazıları

Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

Devamını Oku
02.02.2026
Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kuvvetler tek elde toplanırsa... - Mahmut Aslan

Muammer Aksoy’un evinin önünde katledilişinin üzerinden 36 yıl geçti.

Devamını Oku
31.01.2026
Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026
Suriye’de neler oluyor? - Nejat Eslen

ABD’de strateji geliştirme yöntemi öğretisinde üç ana unsurun esas alınması gerektiği ifade edilir...

Devamını Oku
28.01.2026
Üniversitelerde bitmeyen sorunlar - Kaya Özgen

Üniversitelerimizde büyük sorunlar yaşandığı biliniyor.

Devamını Oku
28.01.2026
Atatürk, üç kadın ve Hatay - Ülgen Zeki Ok

Kişisel gelişime hevesli gençler, bu amaca yönelik rehber kitaplar yerine, Atatürk’e yakın insanların yazdığı anı kitaplarını okumalılar.

Devamını Oku
28.01.2026
Çöküşü yönetenler - Doğan Sevimbike

Davos’ta bu yıl dile getirilenler, artık “gelecek vizyonu” ya da “reform çağrısı” olarak okunamaz.

Devamını Oku
27.01.2026
Trump siyasi havayı geriyor - Taner Baytok

Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti.

Devamını Oku
27.01.2026
Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu?

Devamını Oku
26.01.2026
Hukuksuzluk diz boyu… - Av. Erol Ertuğrul

Ünlü İtalyan fizikçi Galileo, “Dünya dönüyor” dediği için engizisyon mahkemesi tarafından 1632 tarihinde yargılanmış ve yaşam boyu hapis cezası ile cezalandırılmıştı.

Devamını Oku
26.01.2026
Kurtulma olasılığını da düşündüler - Mustafa Yıldırım

Tevhid, Ekim 1991’de “İslami Direniş ve Parti” başlıklı bildiriyle kendilerini, “Türkiye’deki tağuti Kemalist rejime karşı olan Müslümanlar” olarak tanıttı; “mevcut rejime karşı mücadele verecek bir hareketin” yapılanma ilkelerini, madde madde açıkladı.

Devamını Oku
25.01.2026
Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026
UMUT o duvar yıkılıncaya kadar devam edecek

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri, 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun Ankara’da evinin önünde hunharca ve kalleşçe öldürülmesiydi.

Devamını Oku
24.01.2026
Kara bir tarih: 24 Ocak - Hilmi Taşkın

24 Ocak 1993 günü Ankara’da aracına yerleştirilen bomba ile katledildi Uğur Mumcu.

Devamını Oku
24.01.2026
Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

Devamını Oku
22.01.2026
Psikolojik sermaye - Banu Özkan Tozluyurt

Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz?

Devamını Oku
22.01.2026
Stratejik akıl ve politik alan - Başar Yaltı

Generallerin sanatı olarak bilinen strateji, askeri bir terim olmakla birlikte artık yaşamın hemen her alanında, özellikle de politik alanda kullanılan bir kavram haline geldi.

Devamını Oku
21.01.2026
Gazze’ye kim çöktü? - Ufuk Saka

Her şey küresel sermaye ittifakı adına İngiliz hükümetinin, ta 1848 yılında bir genelgeyle Filistin’deki konsoloslarını Yahudilerin himayesine vermesiyle başlamıştı.

Devamını Oku
21.01.2026
İktidarın meşruiyet sorunu - Kadir Serkan Selçuk

2002 genel seçimlerinde AKP yüzde 34 oy aldı.

Devamını Oku
21.01.2026
‘Çıkmazdan kurtuluş Dil Devrimi’ - Hürriyet Yaşar

Türkçenin özleşmesinin yolunu açan Dil Devrimi’ne karşı olanlardan Atatürk’e karşı çıkmayı göze alamayanlar, onun öz Türkçeden vazgeçtiğini, üstelik özleştirmeye girişmekle yanlış yaptıklarını söylediğini öne sürerler.

Devamını Oku
20.01.2026
İşçi sendikalarına öneriler - Engin Ünsal

1968 yılında uluslararası bir sendika toplantısı için New York’taydım.

Devamını Oku
20.01.2026
Kayıtsızlığın vasatlığı - Av. Selin Bakan

Modern dünyanın siyasal dili uzun süredir aynı telkini fısıldıyor: Mesafeli ol. Tarafsız kal. Dünyayla arana güvenli bir çizgi çek.

Devamını Oku
19.01.2026
En kolay sömürülen işçi - Prof. Dr. Çağatay Güler

Belki genelden başlamak daha uygun olacak: Uluslararası kaynaklara göre 1 milyardan fazla insan çatışma, şiddet ve kırılganlıktan etkilenen ülkelerde yaşıyor. Her yıl milyonlarca insan da afetlerden etkileniyor.

Devamını Oku
19.01.2026
İnsanı insan yapan değer - Dr. Hüseyin Özkahraman

İnsan, yalnızca biyolojik bir varlık değildir; anlamını ve kimliğini toplumsal ilişkiler içinde inşa eden sosyal bir öznedir.

Devamını Oku
19.01.2026
Mektup (Kafka’ya) - Buğra Gökce

10 aydır mektup yazmak, yanıtlamak ve hatta mektup beklemek en önemli direnç ve yaşama bağlanma biçimi oldu adeta benim için.

Devamını Oku
17.01.2026
Karne kimin aynası? - HAMZA KİYE

2025-2026 eğitim öğretim yılında birinci dönem bitti, karneler dağıtılıyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir çınar daha sonsuzluğa göçtü - MUSTAFA GAZALCI

Doğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa bile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor aramızdan.

Devamını Oku
16.01.2026
Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026