Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

04.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Image

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz. Yavaş ilerler. Sessizce yerleşir. Tıpkı bir diş çürüğü gibi. Başlangıçta yalnızca hafif bir sızı hissedilir, “Üstüne gitmesek de olur” denir. Zamanla alışılır. Alışıldıkça ihmal edilir. Böylece çürüme derine iner.

İhmal edildikçe derinleşir. Türkiye bugün tam olarak böyle bir sürecin içindedir. Demokrasi, hukuk devleti, kurumlar... Uzun süredir bu sinsi çürükle yaşıyoruz. Önce “istisnai” denen uygulamalar gündelik hale geldi. Ardından geçici olduğu söylenen yetkiler kalıcılaştı. Bugün ise pek çok sorun “Başka türlüsü mümkün değil” denerek meşrulaştırılıyor. Oysa çürük de hep böyle ilerler: Önce mine gider, sonra dişin özü, en sonunda sinir.

Sorun görünür olduğunda ülkemizde yapılan müdahale ise çoğu zaman gerçek bir tedavi değil; üstünü kapatma çabasıdır. Çürüğü temizlemek yerine dolgu yapılır. Üstelik bu dolgu da modern ve sağlıklı değildir; eski, ağır ve tartışmalı bir yöntemdir: Cıva dolgu.

Çürük temizlenmeden yapılan her dolgu yalnızca görüntüyü düzeltir. Alttaki enfeksiyon sürer. Cıva dolgu zamanla genleşir, dişi zorlar, çatlatır. Bugün “istikrar” adına yapılan pek çok düzenleme de böyledir. Sorunu çözmez; onu daha derin daha karmaşık ve daha tehlikeli duruma getirir.

SADAKAT, LİYAKATİN ÖNÜNE GEÇİNCE 

Her kriz sonrası çıkarılan yasalar, her olağanüstü durumdan sonra kalıcılaştırılan uygulamalar, aynı gerekçeyle savunulur:

“Şimdi sırası değil.”

“Koşullar bunu gerektiriyor.”

“Sonra bakarız.”

Oysa bilinen bir gerçek vardır: “Sonra”, çürüklerin en sevdiği zamandır.

Bu noktada asıl mesele ortaya çıkar: Liyakat. Çünkü bir diş çürüğünü iyileştirmenin ilk koşulu, işi bilen bir hekimin müdahalesidir. El yordamıyla, sadakatle, talimatla yapılan her işlem çürüğü büyütür. Bugün Türkiye’de yaşanan tam olarak budur: Sadakatin liyakatin önüne geçmesi. Hava cıva.

Liyakat, öylesine bir erdem değildir; son derece mühim ve gereklidir. İşi bilene işi vermektir. İşi bilenle bilmeyeni ayırabilmektir. Röntgen okumadan dolgu yapmaya kalkmamaktır. Ancak uzun süredir uzmanlık değil yakınlık, deneyim değil bağlılık tercih ediliyor. Müthiş sadakatler ülkesi!

Sonuç kaçınılmazdır: Yanlış teşhis, yanlış tedavi. Kamuda, yargıda, eğitimde, ekonomide alınan pek çok karar, sorunun sınırlarını görmeden atılan adımlar gibidir. Teşhis yapılmadan çözüm dayatılır. Uyarılar susturulur, eleştiriler “olumsuzluk” sayılır. Böylece sistem, kendini düzeltme yeteneğini kaybeder.

Daha kötüsü, liyakatsizliğin yalnızca yanlış kişileri göreve getirmekle sınırlı kalmamasıdır. Asıl yıkım, doğru kişilerin sistemin dışına itilmesiyle yaşanır. Bilgili olan susar, dürüst olan uzaklaşır, işini ciddiye alan yorulur. Çünkü yıpranır. Geriye, ihmalle dolgu yapmayı tedavi sananlar kalır. O noktadan sonra çürük gizlenmez bile. Normalleşir. “Zaten böyle” denir. Toplum, diş ağrısıyla yaşamayı öğrenir.

HÂLÂ BİR SEÇENEK VAR

Gerçek onarım farklıdır. Önce olanı kabul eder: “Burada çürük var.” Ardından acı pahasına temizlik yapar. Bazı alışkanlıklar terk edilir, bazı yapılar sökülür, bazı yetkiler sınırlandırılır. Bu süreç sancılıdır ama kalıcıdır. Çünkü amaç, günü kurtarmak değil; sağlığı geri kazanmaktır.

Bugün tercih edilen yol ise daha kolaydır: Ağrı kesici. Geçici rahatlama. Yeni bir dolgu. Ama her cıva dolgu, dişi biraz daha zayıflatır. Çatlaklar önce görünmez. Kırılma anı gelene kadar fark edilmez bile.

Türkiye’nin hâlâ bir seçeneği var. Yeni dolgularda ısrar etmek, çürüğü temizlemeyi göze almak. Bunun yolu da liyakatten geçiyor. Bilgisiyle, deneyimiyle, etik duruşuyla sorumluluk alacak kadrolardan. Türkiye’nin bugün yaşadığı yönetim ve kurum sorunları bu tercihin sonucudur. Bilinmesi gereken son gerçek şudur: Liyakat yoksa yapılan her müdahale, zehirli bir dolgudan ibarettir.

ROŞAN ORHAN

YAZAR 

Yazarın Son Yazıları

Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye’de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi.

Devamını Oku
03.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026
Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

Devamını Oku
02.02.2026
Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kuvvetler tek elde toplanırsa... - Mahmut Aslan

Muammer Aksoy’un evinin önünde katledilişinin üzerinden 36 yıl geçti.

Devamını Oku
31.01.2026
Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026
Suriye’de neler oluyor? - Nejat Eslen

ABD’de strateji geliştirme yöntemi öğretisinde üç ana unsurun esas alınması gerektiği ifade edilir...

Devamını Oku
28.01.2026
Üniversitelerde bitmeyen sorunlar - Kaya Özgen

Üniversitelerimizde büyük sorunlar yaşandığı biliniyor.

Devamını Oku
28.01.2026
Atatürk, üç kadın ve Hatay - Ülgen Zeki Ok

Kişisel gelişime hevesli gençler, bu amaca yönelik rehber kitaplar yerine, Atatürk’e yakın insanların yazdığı anı kitaplarını okumalılar.

Devamını Oku
28.01.2026
Çöküşü yönetenler - Doğan Sevimbike

Davos’ta bu yıl dile getirilenler, artık “gelecek vizyonu” ya da “reform çağrısı” olarak okunamaz.

Devamını Oku
27.01.2026
Trump siyasi havayı geriyor - Taner Baytok

Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti.

Devamını Oku
27.01.2026
Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu?

Devamını Oku
26.01.2026
Hukuksuzluk diz boyu… - Av. Erol Ertuğrul

Ünlü İtalyan fizikçi Galileo, “Dünya dönüyor” dediği için engizisyon mahkemesi tarafından 1632 tarihinde yargılanmış ve yaşam boyu hapis cezası ile cezalandırılmıştı.

Devamını Oku
26.01.2026
Kurtulma olasılığını da düşündüler - Mustafa Yıldırım

Tevhid, Ekim 1991’de “İslami Direniş ve Parti” başlıklı bildiriyle kendilerini, “Türkiye’deki tağuti Kemalist rejime karşı olan Müslümanlar” olarak tanıttı; “mevcut rejime karşı mücadele verecek bir hareketin” yapılanma ilkelerini, madde madde açıkladı.

Devamını Oku
25.01.2026
Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026
UMUT o duvar yıkılıncaya kadar devam edecek

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri, 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun Ankara’da evinin önünde hunharca ve kalleşçe öldürülmesiydi.

Devamını Oku
24.01.2026
Kara bir tarih: 24 Ocak - Hilmi Taşkın

24 Ocak 1993 günü Ankara’da aracına yerleştirilen bomba ile katledildi Uğur Mumcu.

Devamını Oku
24.01.2026
Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

Devamını Oku
22.01.2026
Psikolojik sermaye - Banu Özkan Tozluyurt

Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz?

Devamını Oku
22.01.2026
Stratejik akıl ve politik alan - Başar Yaltı

Generallerin sanatı olarak bilinen strateji, askeri bir terim olmakla birlikte artık yaşamın hemen her alanında, özellikle de politik alanda kullanılan bir kavram haline geldi.

Devamını Oku
21.01.2026
Gazze’ye kim çöktü? - Ufuk Saka

Her şey küresel sermaye ittifakı adına İngiliz hükümetinin, ta 1848 yılında bir genelgeyle Filistin’deki konsoloslarını Yahudilerin himayesine vermesiyle başlamıştı.

Devamını Oku
21.01.2026
İktidarın meşruiyet sorunu - Kadir Serkan Selçuk

2002 genel seçimlerinde AKP yüzde 34 oy aldı.

Devamını Oku
21.01.2026
‘Çıkmazdan kurtuluş Dil Devrimi’ - Hürriyet Yaşar

Türkçenin özleşmesinin yolunu açan Dil Devrimi’ne karşı olanlardan Atatürk’e karşı çıkmayı göze alamayanlar, onun öz Türkçeden vazgeçtiğini, üstelik özleştirmeye girişmekle yanlış yaptıklarını söylediğini öne sürerler.

Devamını Oku
20.01.2026
İşçi sendikalarına öneriler - Engin Ünsal

1968 yılında uluslararası bir sendika toplantısı için New York’taydım.

Devamını Oku
20.01.2026
İnsanı insan yapan değer - Dr. Hüseyin Özkahraman

İnsan, yalnızca biyolojik bir varlık değildir; anlamını ve kimliğini toplumsal ilişkiler içinde inşa eden sosyal bir öznedir.

Devamını Oku
19.01.2026
Kayıtsızlığın vasatlığı - Av. Selin Bakan

Modern dünyanın siyasal dili uzun süredir aynı telkini fısıldıyor: Mesafeli ol. Tarafsız kal. Dünyayla arana güvenli bir çizgi çek.

Devamını Oku
19.01.2026
En kolay sömürülen işçi - Prof. Dr. Çağatay Güler

Belki genelden başlamak daha uygun olacak: Uluslararası kaynaklara göre 1 milyardan fazla insan çatışma, şiddet ve kırılganlıktan etkilenen ülkelerde yaşıyor. Her yıl milyonlarca insan da afetlerden etkileniyor.

Devamını Oku
19.01.2026
Mektup (Kafka’ya) - Buğra Gökce

10 aydır mektup yazmak, yanıtlamak ve hatta mektup beklemek en önemli direnç ve yaşama bağlanma biçimi oldu adeta benim için.

Devamını Oku
17.01.2026
Karne kimin aynası? - HAMZA KİYE

2025-2026 eğitim öğretim yılında birinci dönem bitti, karneler dağıtılıyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir çınar daha sonsuzluğa göçtü - MUSTAFA GAZALCI

Doğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa bile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor aramızdan.

Devamını Oku
16.01.2026
Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026