Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

26.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu? Tabii ki biliyoruz, o yıllarda Doç. Dr. Türkan Saylan. Onu tanıyanlar bilir ne kadar kararlı olduğunu. Tıp öğrencisi iken uzaktan gördüğü cüzzam hastaları, “Onlara sakın dokunmayın” diyen hocaları hiç unutmamış, daha o zaman karar verdiği gibi, 1976 yılında henüz genç bir akademisyen iken Cüzzamla Savaş Derneği’ni kurmuştur. Amaç, cüzzam hastalarının tedavisinin yanında sosyal rehabilitasyonlarını da sağlamaktır. 

Bugünü değerlendirip geçmişe yolculuk yapmak isterim. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkemizde lepradan etkilenmiş 485 kişi vardır. İstanbul Lepra Hastanesi kesin tanı koyan özel dal hastanesidir. 2011-2025 yılları arasında 15’i kadın, 28’i erkek olmak üzere toplam 43 kişiye lepra tanısı konmuştur. Tedavi en fazla iki yıl sürdüğüne göre çoğunun tedavisi bitti, takipleri yapılıyor. 

BİRLİKTE BAŞARMAK 

Cüzzamla Savaş Derneği ile 1980 yılında tanıştım, dernek üyeliğimde ilk deneyimimdi ama örneğimiz Dr. Türkan Saylan idi. Onun önerilerini gerçekleştirmeye çalışıyor, kendi fikirlerimi paylaşıyor, birlikte doğruyu buluyorduk. Türkan Hoca, içinizdeki gizil gücü ortaya çıkarmakta çok başarılı idi. Sizi destekliyor, güçlendiriyor, başarmanızı sağlıyordu. 

O yıllardan aklımda kalan Divan Oteli Harbiye’de dernek yararına gerçekleştirdiğimiz kermesler idi. Satışa sunulan ürünler hem nitelik hem de nicelik açısından o kadar çoktu ki kermes mekânının görüntüsüne hayran olmamak mümkün değildi. Ben de bir standın başında durur, akşama kadar bana teslim edilen ürünlerin satışını yapar, fişlerini verir, akşam da kasaya teslim ederdim. Bu benim ilk ticari deneyimimdi. 1980 sonrası sokağa çıkma yasağı olduğu günler, ürünleri cuma akşamı otele götürür, sokağa çıkma yasağı başlayana kadar hızlı hızlı yerleştirir, evimize dönerdik. Cumartesi-pazar günleri de gelen giden, satışlar ile çok verimli geçerdi. 

Bir başka dernek faaliyeti ise ünlü ressamlardan resim bağışı istemek, resim sergisi açmak idi. Türkan Hocam bana da bir arkadaşımla, hafta sonu resim galerilerini dolaşıp bağış resim bulma görevi vermişti. Bir gün Vali Konağı Caddesi’nde bir galeriye girdik, dışarıda “Avni Lifij Resim Sergisi” yazıyordu. Görevli kadına kendimizi tanıttık, bizi Türkan Saylan’ın gönderdiğini söyledik ve Avni Lifij ile görüşmek istediğimizi belirttik. “Görüşemezsiniz” yanıtını aldık, epey ısrarın sonucunda Avni Lifij’in çoktan ölmüş olduğunu öğrendik. Çok ama çok utanmıştık. Bu değerli ressamı tanımıyorduk. O gün bugün tanıyorum. 

SÖZÜNÜ TUTTU, ÖRNEK OLDU 

Cüzzamla Savaş Derneği, cüzzamlı birinin çocuğu olduğu için okula alınmayan öğrencilere eğitim bursu vermeye başladı. 40 yıldır binlerce çocuk okuttu, okutmaya devam ediyor. Bu sayede doktor, hemşire, öğretmen, mühendis, avukat oldular. Çocukluklarında cüzzamlı çocuğu diye horlanırken onlar meslek sahibi olunca anne ve babalarının, “doktor beyin annesi”, “öğretmen hanımın babası” diye anılmalarını sağladılar. Bugün genç bir avukat kadın, ”İyi ki annem cüzzam hastası olmuş, Türkan Hoca ile tanışmış, beni okutmuşlar” diyor. 

80’li yılların hastaları hep anlatır; Türkan Hoca hep “2000 yılında bu hastalığı bitireceğim” derdi. Gerçekten de bitirdi, onun vefatı sonrası Dünya Sağlık Örgütü yazdığı mektup ile Türkan Saylan’ın cüzzam hastalığı ile mücadelesini övdü, dünyaya örnek olduğunu belirtti. 

Cüzzamla Savaş Derneği 50. yaşında, kurulduğu yıllarda önemli bir sağlık sorunu olan cüzzam hastalığı ile mücadele etmiyor. Yeni vakalar azaldı, eskiler yaşlandı, doğal ölümler derken ülkemizde lepradan etkilenmiş kişi sayısı çok çok azaldı. Türkan Hoca, çocuklarını okuttu, bizler ise torunlarını okutuyoruz. 

Ülkemizin coğrafik olarak kışı zor geçen bölgelerde yaşayanlara odunkömür almaya çalışıyoruz, sahip oldukları sakatlık-yaşlılık maaşları çok düşük kaldığı için maddi destek sağlıyoruz. Çünkü Türkan Hocamız tek bir hastanın bile üzülmesini, zor durumda kalmasını istemezdi. Biz de, onun kurmuş olduğu bu derneği, ondan bize emanet diye yaşatmaya çalışıyoruz. Bağışlar dışında gelirimiz yok, bağışlar azaldı. Türkan Saylan’ın değeri yaşamalı, yaşatılmalı.

Cüzzamla Savaş Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel 

İlgili Konular: #Cüzzam

Yazarın Son Yazıları

Mutlak butlan hukuksuzluğu - Doğan Soyaslan

Cumhuriyet Halk Partisi, 8 Ekim 2023’te İstanbul il kongresini düzenledi.

Devamını Oku
25.05.2026
Türkiye’de siyaset oyunları - Dr. Engin Ünsal

AKP 2002’de iktidar olduktan sonra iktidar olmanın nimetlerinden fazlası ile yararlandı ve bu nedenle iktidar olmayı çok sevdi.

Devamını Oku
23.05.2026
Uluslararası eşkıyalık… - Av. Erol Ertuğrul

Emperyalizm bağımsızlık savaşlarını sevmez.

Devamını Oku
23.05.2026
Yargıya anayasal blokaj - Başar Yaltı

Ulusal egemenliğin bir parçası olan yargı, yasama ve yürütmenin denetimini sağlamak ve kişiler arasındaki anlaşmazlıkları adaletli bir çözüme kavuşturmak için vardır.

Devamını Oku
22.05.2026
Bir Cumhuriyet kadınına veda... - Gönül Pultar

Bir Cumhuriyet kadınını, değerli bir öğretim üyesini yitirdik.

Devamını Oku
21.05.2026
Bir memleket gençlerini kaç kez yitirir? - Cengiz Kuday

Türkiye’de 19 Mayıs dendiğinde çoğu insanın aklına doğal olarak Samsun’a çıkan Mustafa Kemal ve Milli Mücadele gelir.

Devamını Oku
21.05.2026
Görünmezleri görünür kılmak - Utku Yapıcı

Brezilyalı ünlü şair ve yazar Thiago de Mello, ABD güdümlü 1964 Brezilya Darbesi’nin ardından kaleme aldığı İnsan Yasası’nın son maddesinde yeryüzünün temel sorununu ve bu soruna dair çözüm yolunu ne güzel dile getirir...

Devamını Oku
20.05.2026
Filizlenen Çin-Türkiye dostluk ağacı gençliğin gücüyle büyüsün

Ankara’dan İstanbul’a, sahil kasabalarından Anadolu’nun iç bölgelerine kadar genç arkadaşlarla görüş alışverişinde bulundum.

Devamını Oku
19.05.2026
Samsun hâlâ bir ufuktur - Onursal Adıgüzel

Aradan tam 107 yıl geçti.

Devamını Oku
19.05.2026
Tam bağımsızlığın ilk adımı - Hüner Tuncer

1919 Mayıs’ında Anadolu’ya ayak bastığında Mustafa Kemal’in kararı şuydu: Ulusal egemenliğe dayalı tam bağımsız bir Türk devletinin kurulması.

Devamını Oku
19.05.2026
Kış güneşi Türkan Saylan- Gülseren Delibaş

Yaşam, bazen dondurucu bir ayazın tam ortasında açan o zayıf ama inatçı kardelene benzer.

Devamını Oku
18.05.2026
'Ateş çemberinden başarıyla çıkmanın yolu'

Toplumların ve devletlerin tarihi, yaşamın ve süreçlerin tıkandığı anlarda atılan ya da atılmayan adımlarda saklıdır; tıpkı şimdi bizim karşı karşıya olduğumuz durum gibi.

Devamını Oku
18.05.2026
Andımız erdemli nesiller yetiştirdi - Fikret Şahin

Son zamanlarda meydana gelen okul saldırıları hepimizi derinden üzdü.

Devamını Oku
16.05.2026
Demokratik Türkiye özlemi - Hüseyin Özkahraman

Tarihiyle, kültürüyle ve milyonları aşan nüfusuyla yalnızca ülkemizin değil, dünyanın en önemli şehirlerinden İstanbul’u yönetme sorumluluğunu taşıyan; tüm baskılara rağmen üç kez seçim kazanmış bir belediye başkanı aylardır Silivri’de, 15 metrekarelik bir odada özgürlüğünden mahrum bırakılmış durumdadır.

Devamını Oku
16.05.2026
MHRS çözüm mü, sorun mu? - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

TC Anayasası 56. maddesine göre, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”

Devamını Oku
15.05.2026
Türk Eczacılık Günü - Avni Kurtuldu

14 Mayıs 1839 tarihinde “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” bünyesinde açılan eczacılık sınıfı, bilimsel eczacılık eğitiminin başlangıcı olarak kabul görmüş ve 14 Mayıs Türk Eczacılık Günü ilan edilmiştir.

Devamını Oku
14.05.2026
Karanlığa doğan yıldızlar - Gani Işık

Dinler tarihi ve kutsal kitaplar halkların zor dönemlerinde onları sahiplenen ve kendilerine yol gösteren peygamber gönderildiğini anlatır, örnek de verir.

Devamını Oku
13.05.2026
Milletvekili ara seçimleri - Erol Tuncer

Milletvekili ara seçimler; istifa, ölüm ya da başka nedenlerle milletvekilliklerin boşalması durumunda boşalan sandalyelere yeni üyelerin seçilebilmesi için yapılmaktadır.

Devamını Oku
13.05.2026
Aileden algoritmaya - Altan Kar

Bu metin, günümüzün “büyük öteki”sine dönüşen o görünmez ama her yerde olan algoritmik düzenin, yaşamımızı nasıl sessizce dönüştürdüğünü anlamaya yönelik bir çabadır.

Devamını Oku
12.05.2026
Amatör tiyatronun gücü - Serkan Fırtına

Bugün ülkemizin neredeyse her kentinde, kiminde onlarca kiminde ise belki bir tane de olsa perde açmaya çalışan amatör tiyatrolar vardır.

Devamını Oku
12.05.2026
Atatürk, Jonathan, İran ve Macaristan - Ülgen Zeki Ok

Richard Bach’ın bir döneme damga vuran “Martı” kitabının kahramanı Jonathan ile tanışıp felsefesini benimsediğimde 20 yaşlarındaydım.

Devamını Oku
09.05.2026
Atalay, Demirtaş, Kavala ve anayasa - Ziya Yergök

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) 1954’te onaylamış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bireysel başvuru hakkını 1987’de tanımıştır

Devamını Oku
08.05.2026
Jeopolitik armağan - Nejat Eslen

1990’lı yılların sonlarında, tek kutuplu dünya düzeni içinde ABD, küresel üstünlüğünü sürdürmenin planlarını yapıyordu.

Devamını Oku
07.05.2026
Engizisyondan bugüne: Değirmenci MenocchIo’nun öyküsü - Okan Toygar

Asıl adı Domenico Scandella’ydı ancak Menocchio olarak bilinirdi.

Devamını Oku
07.05.2026
Emperyalizmin değişmeyen hedefi - Hamdi Yaver Aktan

“1970 yılının nisan ayında, Türkiye’de eylem içinde bulunan ve gençlik önderi durumunda olan gençlerle bir toplantı yapmıştık.

Devamını Oku
06.05.2026
Şafağın getirdiği acı - Abdullah Yüksel

Mayıs ayının başlarında, şafağın erken söktüğü sessiz ve açık bir geceydi.

Devamını Oku
06.05.2026
Sisyphos’un bacağındaki el - Metin Devrim

18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.

Devamını Oku
06.05.2026
Petrodolar sistemi bitiyor mu? - Fikret Bayır

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını duyurdu.

Devamını Oku
05.05.2026
Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur.

Devamını Oku
05.05.2026
Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026
Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa’da bir okulda silah patladı.

Devamını Oku
04.05.2026
Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026
İşçi sınıfı yeniden - Doğan Ergenç

20. yüzyılda işçi sınıfının önemli kazanımlar elde ettiğini söyleyebiliriz.

Devamını Oku
01.05.2026
1 Mayıs 137 yaşında - Engin Ünsal

Bugün İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs aslında kanla yazılmış bir emek hareketinin anılma ve sömürüye karşı evrensel dayanışmanın sergilendiği gündür.

Devamını Oku
01.05.2026
Sine-i millete dönmek - Şule Özsoy Boyunsuz

Türkiye’de kamuoyunca zaman zaman gündeme getirilen ve sine-i millete dönmek olarak ifade edilen “topluca istifa”, aslında anayasal olarak var olmayan bir beklentiye dayanıyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Uçak gemileri - Hakan Ercan

Uçak gemileri, modern askeri gücün görkemli ve fakat tartışmalı unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Maden işçilerinin zaferi üzerine - Cuma Gürsoy

“Onlar ki toprakta karınca, suda balık kadar çokturlar / Mücadelemizde sadece onların destanı vardır.”

Devamını Oku
30.04.2026
Denge ve denetim krizi - Mahmut Aslan

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından, özellikle muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik adli ve idari süreçlerde belirgin bir yoğunlaşma gözlenmektedir.

Devamını Oku
29.04.2026
Yanlarına kâr kaldı... - Berna Özgül

Türkiye'de motokuryeler yalnızca ağır çalışma koşullarıyla değil, cezasızlıkla da mücadele ediyor.

Devamını Oku
29.04.2026