Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

07.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir. Her ne kadar 6 Şubat depremi kamuoyunda “Kahramanmaraş depremi” olarak adlandırılsa da bu deprem yarattığı hasar nedeniyle esasen “Hatay depremi” olarak adlandırılmalıydı.

Babamı Hatay depreminden tam 1 yıl önce ve ilginç bir tesadüfle aynı saatte yitirdim. Babamın ölümünün birinci yıldönümü nedeniyle Hatay’daydım. Bu nedenle, coğrafyamızın son yüzyılda yaşadığı en büyük felaketine, bir Hataylı olarak Hatay’ da yakalandım. Depremden en çok etkilenen ilçeler sırasıyla Antakya, Defne, Samandağ ve Kırıkhan ilçeleriydi. Hatay’daki diğer ilçelerin tamamında da hasar vardı ama bu ilçeler adeta yerle bir olmuştu. Saydığım ilçelerdeki binaların yüzde 80’ine yakını ya yıkılmıştı ya da ağır hasarlıydı. 15-20 dakikada bir artçı sarsıntılar oluyordu.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hatay’da olduğum için bana ulaşmaya çalışmış, telefon hatları çekmediği için ulaşamayınca başıma bir iş geldiğini düşünmüşlerdi. Diğer taraftan depremden saatler sonra Hatay’ın depremden en fazla etkilenen il olduğu anlaşılmıştı. Bir ara hattım çekince özel kalem müdürüne mesaj çekerek depremin Hatay’daki tahribatını aktardım. Böylece benim sağ olduğum bilgisi İstanbul’a ulaştı.

İBB genel sekreteri, Ekrem İmamoğlu’nun verdiği talimat ile çok güçlü bir ekip ve kadronun Hatay’a gelmek üzere hazırlandıklarını ifade etmişti. Ben de özel kalem müdürünü arayarak ekibi Hatay’da beklemek; bir Hataylı olarak gelecek ekibe yardım ve destek sağlamak, ekibin koordinasyonunda görev almak istediğimi söyledim. Bunun üzerine Ekrem İmamoğlu, beni aradı; bu teklifimden duyduğu memnuniyeti dile getirerek İBB’nin ekiplerinin ve faaliyetlerinin koordinasyonunda etkin görev almamı ve ekipleri karşılamamı söyledi. Bu şekilde İBB’nin Hatay’da kurduğu Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM)’ne genel koordinatör oldum.

SESLERİ DUYAN OLMADI 

İlk arama kurtarma ekibimiz depremin ilk günü 2 bin 500 kişi ile Hatay’da enkaz alanına ulaştı ve İBB arama kurtarma çalışmalarına başladı. Gelen ekibi Antakya girişinde karşıladım. Depremin ilk üç gününde, dönemin Hatay Büyükşehir Belediye başkanına, belediye genel sekreteri, genel sekreter yardımcıları, daire başkanları veya belediyenin herhangi bir çalışanına ulaşamadık. İnsanların yardım çığlıkları ve feryatları sokaklarda yankılanırken etrafta tek bir kamu görevlisi, yerel yönetim temsilcisi veya herhangi bir sivil inisiyatif yoktu. İlk üç gün, diğer illerden gelen belediyeler dışında hiçbir yardım ve destek gelmedi.

İBB ekipleri olarak, otogarın yanındaki Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yaklaşık 200 dönümlük arazisine İBB Hatay Afet Koordinasyon Merkezi (İBB Hatay AKOM)’ni kurduk. İlk günden 30 daire başkanlığı ve iştirak şirketleri ile hızlı bir şekilde Hatay’da hizmet vermeye başladık. Aynı şekilde sivil toplum kuruluşları ve gönüllü gelenler ile birlikte, zabıta, itfaiye, yol bakım, fen işleri, İSTAÇ, İSKİ, İETT, destek hizmetleri, lojistik merkez müdürlüğü, işletmeler müdürlüğü ve diğer birimleri ile birlikte ilk beş gün arama kurtarma çalışmalarına ağırlık verdik, gıda ve su dağıtımına ise ilk günden başladık.

Depremin ilk günü yapılan yardımların ihtiyaç sahibi depremzedelere ulaştırılmasında görev alacak kimse yoktu. Bu nedenle ilk etapta; ilkokul, ortaokul ve lise müdürleri ve öğrencileri ile iletişime geçilip okullara yardım malzemeleri gönderilmesi sağlandı ve gençler sayesinde dağıtım yaptık.

Depremin 2. günü ise daha hızlı harekete geçmek için muhtarları ve gençleri devreye soktuk. 3. günden sonra; bizim koordinasyonumuzda, muhtarlar ve belediye başkanları aracılığı ile bazı destekler verilmeye başlandı. Askeri personel ise depremin 4. günü sahada görev yapmaya başladı.

Yaralar sarılırken...

Depremin ilk günü de dahil olmak üzere, Ekrem İmamoğlu Hatay merkez ve ilçelerini depremden sonraki 1 yıl içerisinde toplam 12 kez ziyaret etti, depremden etkilenen yurttaşlarla bir araya geldi. Hatay’ın yaşadığı felaketi bizzat yerinde gördü. Yaraların sarılması ile ilgili yaptığımız faaliyet ve hizmetleri bizzat deprem bölgesinde takip etti ve bizleri, yaraların sarılması ile ilgili gerekli bütün tedbirlerin alınması konusunda talimatlandırdı.

Yaklaşık 1 yıl kesintisiz hizmet verdiğimiz bu süreçte dönüşümlü olarak yaklaşık 25 bin personelimiz ile 2 bin araç ve iş makinemiz bölgede görev aldı.

İBB, Hatay’da; arama kurtarma, yangın söndürme ve acil durumlara müdahale hizmeti, altyapı hasar tespit, iyileştirme, bakım ve onarım çalışmaları, iletişim, aydınlatma, akaryakıt desteği hizmeti, sağlık ve vektörle mücadele hizmeti, geçici barınma, beslenme hizmeti, çadır tedariki, sosyal yardım ve sosyal hizmet çalışmaları, kreşler ve oyun alanları, lise ve üniversite adaylarına kurslar, tarımsal hizmetler, veterinerlik hizmeti, yem, mama dağıtımı, ulaşım, tahliye, nakliye, vinç, çekici hizmeti, kent temizliği hizmeti, defin hizmeti ve Hatay planlama merkezi imar çalışmaları alanlarında hizmet vermiştir.

Bunlara ek olarak Antakya’da 201’i konut ve 21’i ticari olmak üzere toplam 222 birimden oluşan, yaklaşık bin kişinin yaşayacağı alan “KİPTAŞ Antakya Geçici Barınma Alanı” hizmete açıldı ve Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne devri yapıldı. Hatay Kırıkhan’da depremde hasar gören Kırıkhan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin yerine depremin yıldönümünde temeli atılan ve KİPTAŞ tarafından inşa edilen İBB Emekçileri Lisesi’nin açılışı ile Samandağ Sahil Parkı, 9 Kasım 2024’te açıldı.

VİCDANLAR YARALANDI 

İBB olarak Hatay’da yaklaşık 1 yıllık süre boyunca bütün belediyecilik hizmetlerini sağladık. İBB Hatay’a nakdi ve maddi olarak 1.5 milyar TL, ayni olarak da 1 milyar TL olmak üzere toplam 2.5 milyar liralık destek sağlamıştır.

Bu zorlu süreçte, İBB ailesi olarak depremin olduğu ilk günden itibaren Hatay’ın yanında olup yaralarını sarmaya çalıştık. Biz Hataylılar, kentimizi ayağa kaldırıp yeniden var edeceğiz. Depremin ilk gününden itibaren İBB ekipleri, bütün imkânları ve gücü ile Hatay’ın, yanındayken dönemin Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın açıklamaları ve davranışları bütün Hataylıların vicdanını yaralamıştır.

Depremin ilk gününden itibaren Lütfü Savaş çok sert bir şekilde eleştirildi. Hatay’da can pazarı yaşanırken Savaş’ın kendisinin ve akrabalarının malını mülkünü kurtarmanın derdine düştüğü iddia edildi. Savaş, deprem döneminde adeta donmuş, süreci kadrosuyla ve aklıyla yürütememiş, ekipleri sahaya sürmemiş, sahayı gezmeyi ve halkla acıyı paylaşmayı düşünememiştir. İBB ekipleri, kendisinden önce sahaya inmiştir. Ayrıca yardıma gelen diğer belediyelerin ekiplerine yol gösterilmediğinden, herkes kendi çaresizliğinde yalnız bırakılmıştır. Hataylılar, Savaş’ı çok iyi tanımakta ve neler olduğunu çok iyi bilmektedir. Nitekim Hatay halkı, temsil etme görevini kendileri cezalandırılsın diye vermemiştir. Yaşananları Hataylılar asla unutmayacaktır.

ERDAL CELAL AKSOY

TUTUKLU İBB GENEL SEKRETER YARDIMCISI 

Yazarın Son Yazıları

Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir.

Devamını Oku
07.02.2026
Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard’ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: “Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız.”

Devamını Oku
06.02.2026
Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz.

Devamını Oku
05.02.2026
Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden “sorunları çözememe hastalığı” artık kronikleşti.

Devamını Oku
05.02.2026
Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026
Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye’de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi.

Devamını Oku
03.02.2026
Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

Devamını Oku
02.02.2026
Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kuvvetler tek elde toplanırsa... - Mahmut Aslan

Muammer Aksoy’un evinin önünde katledilişinin üzerinden 36 yıl geçti.

Devamını Oku
31.01.2026
Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026
Suriye’de neler oluyor? - Nejat Eslen

ABD’de strateji geliştirme yöntemi öğretisinde üç ana unsurun esas alınması gerektiği ifade edilir...

Devamını Oku
28.01.2026
Üniversitelerde bitmeyen sorunlar - Kaya Özgen

Üniversitelerimizde büyük sorunlar yaşandığı biliniyor.

Devamını Oku
28.01.2026
Atatürk, üç kadın ve Hatay - Ülgen Zeki Ok

Kişisel gelişime hevesli gençler, bu amaca yönelik rehber kitaplar yerine, Atatürk’e yakın insanların yazdığı anı kitaplarını okumalılar.

Devamını Oku
28.01.2026
Çöküşü yönetenler - Doğan Sevimbike

Davos’ta bu yıl dile getirilenler, artık “gelecek vizyonu” ya da “reform çağrısı” olarak okunamaz.

Devamını Oku
27.01.2026
Trump siyasi havayı geriyor - Taner Baytok

Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti.

Devamını Oku
27.01.2026
Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu?

Devamını Oku
26.01.2026
Hukuksuzluk diz boyu… - Av. Erol Ertuğrul

Ünlü İtalyan fizikçi Galileo, “Dünya dönüyor” dediği için engizisyon mahkemesi tarafından 1632 tarihinde yargılanmış ve yaşam boyu hapis cezası ile cezalandırılmıştı.

Devamını Oku
26.01.2026
Kurtulma olasılığını da düşündüler - Mustafa Yıldırım

Tevhid, Ekim 1991’de “İslami Direniş ve Parti” başlıklı bildiriyle kendilerini, “Türkiye’deki tağuti Kemalist rejime karşı olan Müslümanlar” olarak tanıttı; “mevcut rejime karşı mücadele verecek bir hareketin” yapılanma ilkelerini, madde madde açıkladı.

Devamını Oku
25.01.2026
Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026
UMUT o duvar yıkılıncaya kadar devam edecek

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri, 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun Ankara’da evinin önünde hunharca ve kalleşçe öldürülmesiydi.

Devamını Oku
24.01.2026
Kara bir tarih: 24 Ocak - Hilmi Taşkın

24 Ocak 1993 günü Ankara’da aracına yerleştirilen bomba ile katledildi Uğur Mumcu.

Devamını Oku
24.01.2026
Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

Devamını Oku
22.01.2026
Psikolojik sermaye - Banu Özkan Tozluyurt

Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz?

Devamını Oku
22.01.2026
Stratejik akıl ve politik alan - Başar Yaltı

Generallerin sanatı olarak bilinen strateji, askeri bir terim olmakla birlikte artık yaşamın hemen her alanında, özellikle de politik alanda kullanılan bir kavram haline geldi.

Devamını Oku
21.01.2026
Gazze’ye kim çöktü? - Ufuk Saka

Her şey küresel sermaye ittifakı adına İngiliz hükümetinin, ta 1848 yılında bir genelgeyle Filistin’deki konsoloslarını Yahudilerin himayesine vermesiyle başlamıştı.

Devamını Oku
21.01.2026
İktidarın meşruiyet sorunu - Kadir Serkan Selçuk

2002 genel seçimlerinde AKP yüzde 34 oy aldı.

Devamını Oku
21.01.2026
‘Çıkmazdan kurtuluş Dil Devrimi’ - Hürriyet Yaşar

Türkçenin özleşmesinin yolunu açan Dil Devrimi’ne karşı olanlardan Atatürk’e karşı çıkmayı göze alamayanlar, onun öz Türkçeden vazgeçtiğini, üstelik özleştirmeye girişmekle yanlış yaptıklarını söylediğini öne sürerler.

Devamını Oku
20.01.2026
İşçi sendikalarına öneriler - Engin Ünsal

1968 yılında uluslararası bir sendika toplantısı için New York’taydım.

Devamını Oku
20.01.2026
Kayıtsızlığın vasatlığı - Av. Selin Bakan

Modern dünyanın siyasal dili uzun süredir aynı telkini fısıldıyor: Mesafeli ol. Tarafsız kal. Dünyayla arana güvenli bir çizgi çek.

Devamını Oku
19.01.2026
En kolay sömürülen işçi - Prof. Dr. Çağatay Güler

Belki genelden başlamak daha uygun olacak: Uluslararası kaynaklara göre 1 milyardan fazla insan çatışma, şiddet ve kırılganlıktan etkilenen ülkelerde yaşıyor. Her yıl milyonlarca insan da afetlerden etkileniyor.

Devamını Oku
19.01.2026
İnsanı insan yapan değer - Dr. Hüseyin Özkahraman

İnsan, yalnızca biyolojik bir varlık değildir; anlamını ve kimliğini toplumsal ilişkiler içinde inşa eden sosyal bir öznedir.

Devamını Oku
19.01.2026
Mektup (Kafka’ya) - Buğra Gökce

10 aydır mektup yazmak, yanıtlamak ve hatta mektup beklemek en önemli direnç ve yaşama bağlanma biçimi oldu adeta benim için.

Devamını Oku
17.01.2026
Karne kimin aynası? - HAMZA KİYE

2025-2026 eğitim öğretim yılında birinci dönem bitti, karneler dağıtılıyor.

Devamını Oku
16.01.2026