Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

02.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır. Onu ayakta tutan şey, geçmişte verilen mücadele kadar bugünün emeğidir. Haydar Ergülen’in söylediği gibi: “Cumhuriyet ona emek vermemizi bekliyor.” Bu söz, Cumhuriyetin edilgin bir miras değil, etkin bir sorumluluk olduğunu hatırlatır.

29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçiminin değişmesi değildi. Toplumun ve bireyin kaderine müdahale etme hakkının yurttaşa geçmesiydi. Yani Cumhuriyet, yalnızca devleti değil, insanın yaşama bakışını da değiştirdi.

Cumhuriyet, emekle yeşeren bir ağacın gölgesi gibidir. Kökleri geçmişin zorlu mücadelelerinde, dalları bugünün çabalarında uzanır. Onu yalnızca kanun maddelerinde aramak eksik bir bakıştır; çünkü Cumhuriyet, aynı zamanda sınıfta sobayı yakan öğretmende, doğru haberi yazmak için baskıya direnen gazetecide, hakkını arayan yurttaşın sesinde yaşar.

Image

CUMHURİYET BİLİNCİ

Emek yalnızca üretmek değildir. Cumhuriyete emek vermek; onun değerlerini sorgulamak, korumak ve geliştirmektir. Eğitimde fırsat eşitliği için mücadele etmek, düşünce özgürlüğünü savunmak, adaletsizliğe ve yolsuzluğa karşı durmak... Bunların her biri Cumhuriyete verilen emeğin somut halidir.

Cumhuriyet yalnızca bir sistem değil, bir bilinçtir. Onu yaşatan şey de bu bilincin gündelik yaşama sızmasıdır. Kutlama günlerinde anımsanan bir sembol değil; her gün yeniden üretilen bir ortak yaşam iradesidir.

Bugün karşılaştığımız sorunlar -eğitimde eşitsizlik, hukuksuzluk, toplumsal hak ihlalleri- Cumhuriyetin emekle beslenmediğinde nasıl zayıfladığını gösteriyor. Oysa küçük bireysel çabalar bile büyük bir sistemi ayakta tutar: Okumak, yazmak, itiraz etmek, sorgulamak ve hakkı savunmak... Cumhuriyet tam da bu sessiz ama inatçı eylemlerle var olur.

YURTTAŞIN GÖREVİ

Cumhuriyet özgürlük verir ama aynı zamanda sorumluluk yükler. Bir öğretmenin öğrencisine gösterdiği özen, bir işçinin emeğine sahip çıkması, bir yurttaşın haksızlığa boyun eğmemesi… Bunlar, Cumhuriyetin kendini her gün yeniden kurduğu görünmez alanlardır.

Evet, Cumhuriyet bekler. Ama bu bekleyiş bir durgunluk değil, bir çağrıdır. Geçmişin mücadelesini bugünün iradesine dönüştüremezsek, Cumhuriyet yalnızca bir anıya dönüşür.

Cumhuriyet, emekle yeşeren bir ağacın gölgesidir. Ona her gün emek vermedikçe gölgesi daralır, meyvesi kurur.

Emekçi bir cumhuriyet ancak emekçilerle yeşerir.

OKAY TAŞLI

EMEKLİ

İlgili Konular: #emek

Yazarın Son Yazıları

Petrodolar sistemi bitiyor mu? - Fikret Bayır

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını duyurdu.

Devamını Oku
05.05.2026
Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur.

Devamını Oku
05.05.2026
Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026
Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa’da bir okulda silah patladı.

Devamını Oku
04.05.2026
Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026