Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

29.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum. Yaşadığımız dünyada afete maruz kalma riski bulunduğu da yaşamın bir diğer gerçeği. Bu gerçekten hareketle 2012 yılında çıkarılan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’la vatandaşın “yaşam hakkının” güvence altına alınması amaçlanmıştır.

Anılan yasanın 3. maddesinin 1. fıkrasıyla getirilen düzenlemeyle kat maliklerine yaşamsal bir nitelik taşıyan riskli yapı tespiti hakkı tanınmıştır. Kanunun tanıdığı bu hakkı “kâr ve rant” amacına yönelik kullanmak isteyen inşaat firmaları rantı yüksek semtlerdeki binalardan birer daire satın almış ve akabinde riskli yapı tespitinde bulunarak kanunu amacı dışında, kazanca yönelik olarak kullanmaya başlamışlardır. Malik inşaat firmalarının arsa payı karşılığı yapım ve gayrimenkul satış vaadi sözleşme tekliflerinin diğer kat maliklerince reddi üzerine tehdide dönüşen durum medyada dile getirilmiş ancak şikâyetler dikkate alınmamıştır.

Malik sıfatıyla riskli yapı tespitinde bulunmak için binadan karot numunesi aldırmak isteyen inşaat firmaları diğer kat maliklerinin tepkisi ile karşılaşınca numune almaya bir süre ara vermiş, kanunun yaşam hakkının korunması amacıyla malike verdiği kolluk kuvvetlerinden yararlanma hakkını da kâra ve ranta yönelik bir şekilde kullanarak ikinci kez polis eşliğinde gelerek karot aldırmıştır.

TARAFSIZLIK İLKESİ ZEDELENİYOR MU? 

Malik sıfatıyla kolluk kuvvetleri eşliğinde riskli yapı tespitine gelinmesi yaşam hakkının kullanılmasında devletin vatandaşın yanında bulunması amacını taşıdığından bu konuda müteahhit firmaya destek veren devletin tarafsızlığının ve güvenilirliğinin zedelendiği açıktır.

Vatandaşı temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce çıkartılan bir kanun vatandaşın aleyhine kullanılabiliyor ve devletin tarafsızlık ilkesini zedeliyorsa buna cevaz veren düzenlemenin değiştirilmesi gerekmektedir. 6306 sayılı kanunun kat maliki sıfatıyla hareket eden inşaat firmalarının riskli yapı tespiti talebine olanak sağlayan 3. maddesinin 1. fıkrasının acilen değiştirilmesi zorunludur.

Barınma hakkı, güvenli, asgari bir yaşamın olmazsa olmaz koşuludur. Konutu doğal afet tehlikesiyle yıkılan vatandaşın en kısa sürede konutuna kavuşturulması esastır.

Doğal afetin ne zaman ve ne güçte geleceğinin bilinmemesi, kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılan binaların zaman kaybetmeksizin yapımını gerekli kılmaktadır. İnşası uzun zaman alan, konut alanları, ticari ve turistik tesisler içeren mimari projelerin gerçekleştirilmesine imkân tanıyan imar planı değişikliklerinin idarece yapılmaması elzemdir.

KENTSEL DÖNÜŞÜM KONUSU 

Kural getirmek hukukun en girift, en zor tarafıdır. Kuralın hukuka uygun olup olmadığı, somut bir uygulamayla ortaya çıkar. Yukarıda yaptığımız değerlendirme, Taşyapı AŞ’nin Etiler uygulamasına ilişkin olup, 6306 sayılı kanunun doğurduğu hukuki sonuçları göstermek açısından önemlidir.

Üzerinde önemle durulması gereken bir başka konu da kentsel dönüşüm için alınan karara muhalif kalan arsa payı sahiplerinin hisselerinin satışının eleştiriye açık olmasıdır. Kıt mali olanaklarıyla konut satın alan ve kentsel dönüşümün gerektirdiği kaynaklara sahip olmayan maliklerin arsa paylarının satışı sonrasında arazi üzerinde ticari amaçla ve rant sağlayıcı bir biçimde rezidans, alışveriş merkezi, turistik tesis yapılmasının vicdani bir tarafı yoktur.

Bugünkü düzende kentsel dönüşüm bağlamında uygulanan felaket ekonomisinin sonuçları ortadadır. Konu, eleştiri konusu yapılmasına karşın, sorunlar çözümlenmemiştir. Devlet, tavrını, tarzını merhametli bir zeminde oluşturmakla yükümlüdür. Rantı yüksek semtlerde inşaat firmaları tarafından gerçekleştirilen kentsel dönüşümün neden olduğu çok sayıda sorun mevcuttur.

Batı dünyasına eleştirel bakan siyasetçilerimizden Batı’da üretilen ve ülkemizde uygulanan acımasız bir nitelik taşıyan felaket kapitalizminin sonuçlarını izlemesini, vatandaşın sorunlarına ilgi göstermesini bekliyoruz.

 

ESEN EROL

EMEKLİ DANIŞTAY ÜYESİ 

 

Yazarın Son Yazıları

Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026
Suriye’de neler oluyor? - Nejat Eslen

ABD’de strateji geliştirme yöntemi öğretisinde üç ana unsurun esas alınması gerektiği ifade edilir...

Devamını Oku
28.01.2026
Üniversitelerde bitmeyen sorunlar - Kaya Özgen

Üniversitelerimizde büyük sorunlar yaşandığı biliniyor.

Devamını Oku
28.01.2026
Atatürk, üç kadın ve Hatay - Ülgen Zeki Ok

Kişisel gelişime hevesli gençler, bu amaca yönelik rehber kitaplar yerine, Atatürk’e yakın insanların yazdığı anı kitaplarını okumalılar.

Devamını Oku
28.01.2026
Çöküşü yönetenler - Doğan Sevimbike

Davos’ta bu yıl dile getirilenler, artık “gelecek vizyonu” ya da “reform çağrısı” olarak okunamaz.

Devamını Oku
27.01.2026
Trump siyasi havayı geriyor - Taner Baytok

Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti.

Devamını Oku
27.01.2026
Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu?

Devamını Oku
26.01.2026
Hukuksuzluk diz boyu… - Av. Erol Ertuğrul

Ünlü İtalyan fizikçi Galileo, “Dünya dönüyor” dediği için engizisyon mahkemesi tarafından 1632 tarihinde yargılanmış ve yaşam boyu hapis cezası ile cezalandırılmıştı.

Devamını Oku
26.01.2026
Kurtulma olasılığını da düşündüler - Mustafa Yıldırım

Tevhid, Ekim 1991’de “İslami Direniş ve Parti” başlıklı bildiriyle kendilerini, “Türkiye’deki tağuti Kemalist rejime karşı olan Müslümanlar” olarak tanıttı; “mevcut rejime karşı mücadele verecek bir hareketin” yapılanma ilkelerini, madde madde açıkladı.

Devamını Oku
25.01.2026
Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026
UMUT o duvar yıkılıncaya kadar devam edecek

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri, 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun Ankara’da evinin önünde hunharca ve kalleşçe öldürülmesiydi.

Devamını Oku
24.01.2026
Kara bir tarih: 24 Ocak - Hilmi Taşkın

24 Ocak 1993 günü Ankara’da aracına yerleştirilen bomba ile katledildi Uğur Mumcu.

Devamını Oku
24.01.2026
Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

Devamını Oku
22.01.2026
Psikolojik sermaye - Banu Özkan Tozluyurt

Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz?

Devamını Oku
22.01.2026
İktidarın meşruiyet sorunu - Kadir Serkan Selçuk

2002 genel seçimlerinde AKP yüzde 34 oy aldı.

Devamını Oku
21.01.2026
Stratejik akıl ve politik alan - Başar Yaltı

Generallerin sanatı olarak bilinen strateji, askeri bir terim olmakla birlikte artık yaşamın hemen her alanında, özellikle de politik alanda kullanılan bir kavram haline geldi.

Devamını Oku
21.01.2026
Gazze’ye kim çöktü? - Ufuk Saka

Her şey küresel sermaye ittifakı adına İngiliz hükümetinin, ta 1848 yılında bir genelgeyle Filistin’deki konsoloslarını Yahudilerin himayesine vermesiyle başlamıştı.

Devamını Oku
21.01.2026
‘Çıkmazdan kurtuluş Dil Devrimi’ - Hürriyet Yaşar

Türkçenin özleşmesinin yolunu açan Dil Devrimi’ne karşı olanlardan Atatürk’e karşı çıkmayı göze alamayanlar, onun öz Türkçeden vazgeçtiğini, üstelik özleştirmeye girişmekle yanlış yaptıklarını söylediğini öne sürerler.

Devamını Oku
20.01.2026
İşçi sendikalarına öneriler - Engin Ünsal

1968 yılında uluslararası bir sendika toplantısı için New York’taydım.

Devamını Oku
20.01.2026
İnsanı insan yapan değer - Dr. Hüseyin Özkahraman

İnsan, yalnızca biyolojik bir varlık değildir; anlamını ve kimliğini toplumsal ilişkiler içinde inşa eden sosyal bir öznedir.

Devamını Oku
19.01.2026
Kayıtsızlığın vasatlığı - Av. Selin Bakan

Modern dünyanın siyasal dili uzun süredir aynı telkini fısıldıyor: Mesafeli ol. Tarafsız kal. Dünyayla arana güvenli bir çizgi çek.

Devamını Oku
19.01.2026
En kolay sömürülen işçi - Prof. Dr. Çağatay Güler

Belki genelden başlamak daha uygun olacak: Uluslararası kaynaklara göre 1 milyardan fazla insan çatışma, şiddet ve kırılganlıktan etkilenen ülkelerde yaşıyor. Her yıl milyonlarca insan da afetlerden etkileniyor.

Devamını Oku
19.01.2026
Mektup (Kafka’ya) - Buğra Gökce

10 aydır mektup yazmak, yanıtlamak ve hatta mektup beklemek en önemli direnç ve yaşama bağlanma biçimi oldu adeta benim için.

Devamını Oku
17.01.2026
Karne kimin aynası? - HAMZA KİYE

2025-2026 eğitim öğretim yılında birinci dönem bitti, karneler dağıtılıyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir çınar daha sonsuzluğa göçtü - MUSTAFA GAZALCI

Doğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa bile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor aramızdan.

Devamını Oku
16.01.2026
Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026