Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

30.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı. O zamanlar yaklaşık 1–10 adet süt ineği ile aile işletmeciliği vardı. Bugün de Türkiye’de üretilen sütün yaklaşık yüzde 70’i, 1–20 süt ineği bulunan aile işletmelerinden sağlanmaktadır. O yıllarda üretilen sütün yarısı güğümlerle ilçe ya da kent pazarlarında satılarak aile ekonomisine katkı sağlanır, geri kalan yarısından ise peynir, tereyağı ve yoğurt yapılarak hem ailenin gereksinimi karşılanır hem de satılarak gelir elde edilirdi. 

Süt, içeriğinde bulunan yüksek kaliteli protein, kalsiyum, fosfor, B vitaminleri ve birçok biyoaktif maddeyle doğanın en değerli besinlerinden biridir. Ancak süt yalnızca bir gıda değildir; hayvansal üretimin sürdürülebilirliği, halk sağlığı ve çocukların sağlıklı beslenme hakkının simgesidir. 

Süt ineklerinden buzağı elde edilmektedir; buzağılar dişi ve erkek olarak ayrılır. Dişi buzağılar geleceğin süt üreticisi olarak yetiştirilirken erkek buzağılar genellikle besi hayvanı olarak değerlendirilir ve beslenerek et tüketimine sunulur. Böylece süt ve et üretimi birbirini tamamlayan bir bütün olarak toplumun besin gereksinimine katkı sağlar. 

GIDA GÜVENLİĞİ ZAYIF MI? 

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Atatürk önderliğinde tarım ve hayvancılıkta büyük bir kalkınma seferberliği başlatılmış, veteriner hekimlik mesleği bu kalkınmanın bilimsel dayanaklarından biri olmuştur. Ancak bugün, bu temelin üzerine inşa edilmesi gereken sistem, ne yazık ki zayıflamış durumdadır. Veteriner otoritesinin kurumsal anlamda eksikliği, gıda güvenliği zincirinin en hassas halkasında ciddi bir boşluk yaratmaktadır. 

Süt, doğrudan hayvandan elde edilmesi nedeniyle uygun hijyenik koşullarda toplanmadığında ve veteriner hekim kontrolünden geçmeden piyasaya sunulduğunda, brusella, tüberküloz, salmonella, listeria gibi birçok zoonotik hastalığın kaynağı haline gelebilmektedir. Bu hastalıkların birçoğu sütten insana geçebilmekte; özellikle pastörize edilmemiş, sokakta satılan “kontrolsüz sütler” ciddi bir halk sağlığı tehlikesi oluşturmaktadır. Ne yazık ki ülkemizde hâlâ denetimsiz sütlerin “doğal” veya “köy sütü” adıyla pazarlanması, sağlıklı beslenme arayışındaki vatandaşları farkında olmadan riske atmaktadır. 

Brusella hastalığı, bu tablo içinde en dikkat çeken zoonozlardan biridir. Türkiye’de brusellozun en sık görüldüğü meslek grubu veteriner hekimlerdir. Hayvanlarla doğrudan temas eden veteriner hekimler, laboratuvar çalışanları ve süt üreticileri bu hastalığın mesleki risk grubunu oluşturur. Dolayısıyla veteriner hekimliğin yalnızca hayvan sağlığını değil, toplum sağlığını da koruyan stratejik bir meslek olduğu unutulmamalıdır. 

VERİMLİLİK VE KALİTE 

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2024 yılında toplam süt üretimi yaklaşık 22 milyon 487 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam Avrupa’da üst sıralarda yer alsa da verimlilik ve kalite açısından sorunlar sürmektedir. Ortalama süt verimi gelişmiş ülkelerin gerisinde kalmakta; küçük ölçekli işletmelerin hâkimiyeti, modernizasyonu ve standartlaşmayı güçleştirmektedir. 

Veteriner Hekimler Derneği olarak sahadan aldığımız verilere göre, 2025 yılı boyunca hem özel işletmelerde hem aile işletmelerinde süt üreticisinin ciddi biçimde sürdürülemez bir tabloyla karşı karşıya olduğu görülmektedir; 140 başlık modern işletmenin litre başına yalnızca 0.9 kuruş kâr etmesi, 15 başlık aile işletmesinin ise 1 litre süt satarak ancak 1.13 kg yem alabilmesi ve litre başına kârının 0.4 TL’de kalması, üreticinin maliyet baskısı altında ezildiğini net biçimde ortaya koymaktadır. 22 Ocak 2026 itibarıyla tavsiye edilen 22.22 TL’lik çiğ süt fiyatı da mevcut maliyet yapısı ve yem-süt paritesi düşünüldüğünde üreticiyi rahatlatmamakta, aksine birçok işletme için üretime devam etme motivasyonunu zayıflatmaktadır; özetle süt üreticisi para kazanamamakta ve sektör alarm vermektedir. 

Hem üretici memnun değildir hem de tüketici yüksek fiyatlardan şikâyetçidir. Sorunun temelinde üretim maliyetleri ile satış fiyatı arasındaki uçurum yatmaktadır. Bu dengesizliğin en somut göstergesi “süt-yem paritesi”dir. Bir litre süt ile 1.5 kg yem alınması gerekirken bugün bu oranı ne yazık ki tutturmak mümkün değildir. Yem fiyatlarının döviz kuruna bağlı olarak sürekli artması üreticiyi kırılgan hale getirmekte; ithalata bağımlılık sürdükçe bu tablo değişmemektedir. Buna karşın çiğ süt fiyatları çoğu zaman maliyetin altında belirlenmekte, üretici zararına üretim yapmaktadır. 

KOOPERATİFLER GÜÇLENDİRİLMELİ 

Kooperatifleşme eksikliği, üreticinin pazarlama gücünü zayıflatmakta; soğuk zincir altyapısının yetersizliği ise süt kalitesini ve hijyenini olumsuz etkilemektedir. Özellikle soğuk zincir ve veteriner hekim denetimi olmadan toplanan sütler, hastalık etkenlerinin çoğalması için uygun zemin hazırlamakta, bu da süt ürünlerinde halk sağlığını tehdit eden sonuçlara yol açmaktadır. 

Oysa çözüm mümkündür. Öncelikle, hayvan sağlığı ve gıda güvenliği arasında kesintisiz bir veteriner otorite zinciri kurulmalıdır. Süt, sanayiye girmeden önce mutlaka veteriner hekim kontrolünden geçmeli; üretim, depolama ve taşıma süreçleri tek elden izlenebilir hale getirilmelidir. Bu, hem üreticinin emeğini koruyacak hem de halkın güvenli süte erişimini sağlayacaktır. 

Yerli yem üretiminin artırılması, Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde belirtilen GSMH’nin yüzde 1’inin gerçekten tarımsal ve hayvansal desteklere ayrılması, kooperatiflerin güçlendirilmesi ve üreticinin fiyat belirlemede söz sahibi olması temel adımlardır. Eğitim, danışmanlık ve sürekli veteriner hekim denetimiyle hem verimlilik hem de gıda güvenliği artırılabilir. 

Unutulmamalıdır ki süt üretimi yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; ulusal gıda güvenliğinin, kırsal kalkınmanın ve toplum sağlığının teminatıdır. Bilimsel denetimden uzak her adım, hem üreticiyi hem tüketiciyi kaybettirir. 

Türkiye, veteriner hekimliğin bilgi ve tecrübesini yeniden sistemin merkezine alarak, sağlıklı süt üretimini geleceğe taşıyabilir. Çünkü süt sağlığımızdır, geleceğimizdir.

Veteriner Hekimler Derneği Genel Sekreteri Mücteba Binici 

İlgili Konular: #süt

Yazarın Son Yazıları

Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026
Suriye’de neler oluyor? - Nejat Eslen

ABD’de strateji geliştirme yöntemi öğretisinde üç ana unsurun esas alınması gerektiği ifade edilir...

Devamını Oku
28.01.2026
Üniversitelerde bitmeyen sorunlar - Kaya Özgen

Üniversitelerimizde büyük sorunlar yaşandığı biliniyor.

Devamını Oku
28.01.2026
Atatürk, üç kadın ve Hatay - Ülgen Zeki Ok

Kişisel gelişime hevesli gençler, bu amaca yönelik rehber kitaplar yerine, Atatürk’e yakın insanların yazdığı anı kitaplarını okumalılar.

Devamını Oku
28.01.2026
Çöküşü yönetenler - Doğan Sevimbike

Davos’ta bu yıl dile getirilenler, artık “gelecek vizyonu” ya da “reform çağrısı” olarak okunamaz.

Devamını Oku
27.01.2026
Trump siyasi havayı geriyor - Taner Baytok

Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti.

Devamını Oku
27.01.2026
Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu?

Devamını Oku
26.01.2026
Hukuksuzluk diz boyu… - Av. Erol Ertuğrul

Ünlü İtalyan fizikçi Galileo, “Dünya dönüyor” dediği için engizisyon mahkemesi tarafından 1632 tarihinde yargılanmış ve yaşam boyu hapis cezası ile cezalandırılmıştı.

Devamını Oku
26.01.2026
Kurtulma olasılığını da düşündüler - Mustafa Yıldırım

Tevhid, Ekim 1991’de “İslami Direniş ve Parti” başlıklı bildiriyle kendilerini, “Türkiye’deki tağuti Kemalist rejime karşı olan Müslümanlar” olarak tanıttı; “mevcut rejime karşı mücadele verecek bir hareketin” yapılanma ilkelerini, madde madde açıkladı.

Devamını Oku
25.01.2026
Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026
UMUT o duvar yıkılıncaya kadar devam edecek

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri, 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun Ankara’da evinin önünde hunharca ve kalleşçe öldürülmesiydi.

Devamını Oku
24.01.2026
Kara bir tarih: 24 Ocak - Hilmi Taşkın

24 Ocak 1993 günü Ankara’da aracına yerleştirilen bomba ile katledildi Uğur Mumcu.

Devamını Oku
24.01.2026
Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

Devamını Oku
22.01.2026
Psikolojik sermaye - Banu Özkan Tozluyurt

Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz?

Devamını Oku
22.01.2026
Stratejik akıl ve politik alan - Başar Yaltı

Generallerin sanatı olarak bilinen strateji, askeri bir terim olmakla birlikte artık yaşamın hemen her alanında, özellikle de politik alanda kullanılan bir kavram haline geldi.

Devamını Oku
21.01.2026
Gazze’ye kim çöktü? - Ufuk Saka

Her şey küresel sermaye ittifakı adına İngiliz hükümetinin, ta 1848 yılında bir genelgeyle Filistin’deki konsoloslarını Yahudilerin himayesine vermesiyle başlamıştı.

Devamını Oku
21.01.2026
İktidarın meşruiyet sorunu - Kadir Serkan Selçuk

2002 genel seçimlerinde AKP yüzde 34 oy aldı.

Devamını Oku
21.01.2026
‘Çıkmazdan kurtuluş Dil Devrimi’ - Hürriyet Yaşar

Türkçenin özleşmesinin yolunu açan Dil Devrimi’ne karşı olanlardan Atatürk’e karşı çıkmayı göze alamayanlar, onun öz Türkçeden vazgeçtiğini, üstelik özleştirmeye girişmekle yanlış yaptıklarını söylediğini öne sürerler.

Devamını Oku
20.01.2026
İşçi sendikalarına öneriler - Engin Ünsal

1968 yılında uluslararası bir sendika toplantısı için New York’taydım.

Devamını Oku
20.01.2026
Kayıtsızlığın vasatlığı - Av. Selin Bakan

Modern dünyanın siyasal dili uzun süredir aynı telkini fısıldıyor: Mesafeli ol. Tarafsız kal. Dünyayla arana güvenli bir çizgi çek.

Devamını Oku
19.01.2026
En kolay sömürülen işçi - Prof. Dr. Çağatay Güler

Belki genelden başlamak daha uygun olacak: Uluslararası kaynaklara göre 1 milyardan fazla insan çatışma, şiddet ve kırılganlıktan etkilenen ülkelerde yaşıyor. Her yıl milyonlarca insan da afetlerden etkileniyor.

Devamını Oku
19.01.2026
İnsanı insan yapan değer - Dr. Hüseyin Özkahraman

İnsan, yalnızca biyolojik bir varlık değildir; anlamını ve kimliğini toplumsal ilişkiler içinde inşa eden sosyal bir öznedir.

Devamını Oku
19.01.2026
Mektup (Kafka’ya) - Buğra Gökce

10 aydır mektup yazmak, yanıtlamak ve hatta mektup beklemek en önemli direnç ve yaşama bağlanma biçimi oldu adeta benim için.

Devamını Oku
17.01.2026
Karne kimin aynası? - HAMZA KİYE

2025-2026 eğitim öğretim yılında birinci dönem bitti, karneler dağıtılıyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir çınar daha sonsuzluğa göçtü - MUSTAFA GAZALCI

Doğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa bile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor aramızdan.

Devamını Oku
16.01.2026
Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026