Öğrencilerimizden, bizi gönendirecek haberler duymak istiyorsak, okullarda eğitsel kollara önem vermeliyiz. Eğitsel kollar, öğrencinin yetenek ve isteğine göre alan açmak onun kişliliğine etkili katkı yapar, yaratıcılığını açığa çıkarır. Eğitim, öğretim ancak yaparak, yaşayarak kalıcılık kazanır. Havuza, denize girmeden yüzme öğrenemezsiniz.
Hopa Kemalpaşa Ortaokulu’nda, 1971’de öğrencim Cevri Özkan, her ulusal bayramda beni arar, sonra o yıl sahneye koyduğumuz oyuna sözü getirir, “Öğretmenim, o yıl Köse ile Muhtar oyununda bana muhtar rolünü vermiştiniz” der.
Bir diğer örnek 1983’ten, Rize Fındıklı Ortaokulu’ndan öğrencim Nurhan Atagün, şiir yazma yarışmasında birincilik almış ve alkışlarla kutlamışız. Aradan 40 yıldan çok geçmiş. Nurhan, “Serçe” adlı o şiiri saklamış, aldığı alkışları ise hiç unutmamış. Geçen gün sosyal medyadan beni buldu. O günkü sevincini yansıttı, şiirini de iletti. Öğrencilerin eğitsel kolda görev alması böylesine etkilidir.
Köy Enstitülerinin kökleşmiş geleneklerinden önde geleni eğitsel kollardı. 1960’lı yılların başındaki Cılavuz Öğretmen Okulu’nda başta, yılda bir kez öğrencilerin özgür seçimiyle gelen öğrenci derneği vardı. Bu derneğin içinde farklı kollar bulunurdu. Bu kolların her sınıfta temsilcileri olur, her öğrenci bir kolda görev alırdı. Eğitsel kollar, gözetici öğretmenle birlikte yıllık izlence düzenlerdi. Cumartesi günleri bayrak töreninden sonra öğrenci kol temsilcilerince, olgunluk içinde okuldaki her türlü çalışmanın eleştirisi yapılırdı. Okul müdürü yahut ilgili müdür yardımcısı çıkar açıklama yapardı. Şimdi bir öğrenci çıksın da,okul yönetimini eleştirsin!
Okulu denetlemeye gelenlerin, öncelikle görmek istedikleri eğitsel kollar çalışması olurdu. Kitaplık, duvar gazeteleri gözden geçirilirdi. Okulların yıl sonu eğlenceleri büyük emeklerle hazırlanırdı. Sınıf gecelerinde her öğrenci görev alırdı. Kültür– edebiyat kolunca hazırlanan gazeteler unutulmaz. Her sınıfta öğrencilere yetecek, sözlüğüyle, atlasıyla, yüzün üstünde kitabıyla sınıf kitaplığı...
Okullardaki eğitsel kollar temel dersler kadar önem taşır. Ya okullardaki resim, müzik gibi sanat derslerinin seçmeli adı altında, gözden uzak tutulmasına, değer verilmeyişine ne dersiniz? En büyük yanlışlardan biri de bu olmalı. Cılavuz’da her türlü müzik aletinin bulunduğu müzik salonu vardı. Resim yapmak için sınıf ayrılmıştı. O gün eğitime verilen değeri arıyoruz.
NUSRET ERTÜRK
YAZAR