Alo adalet var mı bakan bey?
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

19.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır. Türkiye’nin eski hukunun artık yeni bir adalet bakanı var. Bakıyorum, “büyük proje”yi anlatıyor: Alo Adalet!

Önümdeki dosyaya bakıp soruyorum: “Alo” demekle sorun çözülür mü?

Anlatayım...

Meliha Keskin 1985 doğumluydu. Kayseri’de yaşıyordu. 2008 yılında Ferhat Karakaya ile evlendi. 3 çocuğu oldu. Ferhat, Meliha’ya ve çocuklara sürekli şiddet uyguluyordu. Meliha, “çocuklarım” diyerek düzelmesi için çok uğraştı. Olmadı. 2019 yılında boşanma davası açtı. 3 yıl sürdü. 2022’de resmen ayrıldı.

Yeni bir hayat kurmaya çalışıyordu Meliha. Yıllardır hayaliydi. Üniversite sınavına girdi. Erciyes Üniversitesi Türk Halk Bilimi Bölümü’nü kazandı. Başarılı bir öğrenci oldu. 4. sınıfa kadar geldi.

Bir daha eski eşini görmek istemiyordu. Ama nafile. Ferhat, önce ikna sonra ölüm tehditleriyle Meliha’yı baskı altına almaya çalıştı. Meliha direndi.

CAN ÇEKİŞİRKEN ÇEKTİ

Elbette korkuyordu. Öyle ki... Ferhat, ayda bir kez çocuklarını görüyordu. Son görüşmelerinde, çocuklara, “Annenizi öldüreceğim” diye açık açık söylemişti. Büyük oğlu, bu konuşmaları delil olarak kayda almıştı. Meliha markete giderken bile hep tetikte oluyor, üniversiteye korkusundan sürekli taksiyle gidiyordu.

4 ay önce 23 Ekim’de, Meliha evden çıkıp taksiye bindi. Evi gözetleyen Ferhat, kiraladığı araçla uzaktan onu takip ediyordu. Taksi üniversitenin içine girdi. Peşinden de Ferhat. Meliha, taksiden inip hızla dersine girdi.

Saat 11.30’da. Meliha dersten çıktı. Sınıf arkadaşı Fatma’yla fakültenin önünde sohbet ediyordu. Yemekhaneye gitmek için İrem’i bekliyorlardı.

Ferhat, arabadan indi. Bagajı açtı. Av tüfeğini çıkardı. Meliha’ya doğru yaklaştı. Meliha çığlık atıp kaçmaya çalıştı. Yere düştü. Ferhat, 11.34’te yerdeki Meliha’ya iki el ateş etti.

Hemen kaçıp gitmesi beklenirdi. Hayır, öyle yapmadı. Uzaklaşırken bir anda geri döndü. Cebinden telefonunu çıkardı. Can çekişen eski eşini kameraya aldı. Kız arkadaşı Fatma Ekinci’ye mesajla yolladı.

FERHAT DEĞİL TÜFEK VURMUŞ! 

Bunca detayı neden verdin diyeceksiniz...

Önümde Ferhat’ın olay sonrası ifadesi duruyor. Anlattığına göre, Meliha onu aldattığı için ayrılmış! Meğer olay günü tesadüfen evin önünden geçiyormuş! Meğer “Çocuklar evde yalnız mı kaldı” diye sormak için takip etmeye başlamış! Meğer tüfek, tesadüfen kiraladığı arabanın bagajındaymış! Meğer Meliha’yı okul çıkışı 3-4 erkekle el ele yüzyüze görmüş! Meğer yanına doğru giderken tüfek kendiliğinden ateş almış! Meğer “dahası”nı anlatıyor: “Çalan cep telefonumu elime aldım, video kaydı almaya başlamış ve arkadaşım olan köylüm Fatma’ya göndermiş. Videoyu bilerek ve isteyerek çekmedim, bilerek ve isteyerek göndermedim.”

İşte bu komik ifadeyle kurtulmaya çalıştı. Ama evin önünden üniversitenin içine kadar ortaya çıkan kamera kayıtları, kız arkadaşı Fatma Ekinci’ye saatler önce yolladığı “Evin önünde bekliyorum, öldüreceğim” mesajları, Meliha’nın üniversite arkadaşlarının tanık olarak verdiği ifadeler, Ferhat’ın söylediklerinin başından sonuna yalan olduğunu gösteriyordu. Kayseri Emniyeti, dakika dakika arşivi ortaya çıkarmasa, belki de Ferhat Karakaya birilerini inandıracak, cezasını indirtecek, belki de bir infaz düzenlemesiyle hapisten çıkıp gidecekti.

Gelelim “Alo Adalet”e...

44 SORUŞTURMA 29 UZAKLAŞTIRMA

Dosyayı okuyup bitirdikten sonra Meliha’nın avukatı Deniz Onaç’ı aradım. “İhmal var mı” diye sordum.

Önce Ferhat’ın adli sicil kaydını anlattı. Tam 18 tane suç kaydı vardı. Tamamı son 6 yılda, Meliha’ya ve ailesine karşı işlenmiş hakaret, ısrarlı takip, huzur ve sükûnu bozma, uzaklaştırma ihlali... Aldığı cezalar ya ertelenmiş ya paraya çevrilmiş ya da yatarı olmaz haldeydi.

Bu kadar değil...

Avukat Onaç dosyaları saymaya başladı. Meliha, yaptığı şikâyetlerle, Ferhat hakkında tam 44 tane soruşturma açtırmıştı. Yargı, 26 tanesi hakkında takipsizlik kararı vermişti.

Şimdi sayıya dikkat edin...

Meliha, evinin camından, defalarca, kapıda bekleyen Ferhat Karakaya’yı fotoğraflamış. Ölümün üzerine üzerine geldiğini görmüş. Yargıya başvurup tam 29 kez uzaklaştırma kararı aldırmış.

Kararları takmayan Ferhat, dörder günlük kısa hapislikler yemiş. İki defa ayağına elektronik kelepçe takılmış. Ama nafile.

Meliha’nın Ferhat ile icradan asliye cezaya kadar süren 26 dosyası var. En sonuncusu ölümüne yakın açılmış.

MELİHA ‘ALO’ DEDİ AMA...

Avukat Onaç sayıları verdikten sonra devam etti: “Ölüm göz göre göre gelmiş. Meliha yargı kendisini korusun diye her şeyi yapmış. Ama yaptığı eylemlerin sonucunda hiçbir yaptırıma uğramayan Ferhat her seferinde daha da cesaretlenmiş. Üstüne düşeni yapmayan yargı mensupları halen görevde. Ölen öldükten sonra cinayet davası açmak hiçbir şey ifade etmiyor. Canavarca öldürme suçu üzerine üniversitede tez yazdım. Eski eşini vurup can çekişmesini keyifle videoya çeken Ferhat hakkında neden bu suçtan dava açılmaz? Sistem neden öldürme eylemini sıradanlaştırır? Ferhat mahkemede ‘Vergi dairesinin kantinini işletiyorum’ dedi. O bile kendi üzerine değil, başkasının adına, kaçak.”

Davaya müdahil olan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nden Çisel Demirkan ekledi: “Bütün bunlara rağmen, mezardaki Meliha’ya boşandıktan yıllar sonra ‘iffetsiz’ diyen Ferhat Karakaya’nın yalanlarını biz tek tek ispatlamak zorunda kalıyoruz. Çünkü bunlarla ceza indirimi almaya çalışıyor! Sadece katil değil, göz yuman-görevini yapmayanlar da suçun failidir.”

Meliha’nın katledilmesinin ilk duruşması pazartesi günüydü. Ne garip... Tüfekli bir katilin güvenlik kapısından okula girip öğrenci öldürdüğü üniversite, gelip davaya müdahil olmadı, kendi öğrencisine sahip çıkmadı!

Meliha’nın başına gelenler böyle...

Babası emekli memur, abisi polis, öbür abisi güvenlik görevlisi olan Meliha ve ailesi; “korur” diye en çok devlete güveniyordu. Filmin sonunu görüp, defalarca yargıya “alo” dedi. “Devletin gücü Ferhat’a yetmedi” desem ayıp olur. Doğrusu: Ne yargısı yargı ne cezası ceza olan adalet sistemi Meliha’yı korumadı. Haliyle yeni bakanın söylediği gibi değil, yargının sorunu “alo”dan daha derinde.

Yaşananların özüyle hesaplaşabildiğimiz gün adalete ulaşmak “alo” demekten bile daha kolay olacak.

Yazarın Son Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025